• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İdris Günaydın
İdris Günaydın
TÜM YAZILARI

Telaviv Tel Tel Dökülürken

23 Mart 2026
A


İdris Günaydın İletişim: [email protected]

Telaviv Tel Tel Dökülürken
İDRİS GÜNAYDIN

İran hakkındaki istifhamımız devam ederken, İran’ın ABD ve İsrail karşısındaki bu dayanıklı ve atak tavrı bizi gururlandırıyor. Demek, iri İslam ülkeleri birlik olsalar, asla hiç bir kâfire eyvallah etmeyecekler. 

Belki de ekonomi yönünden daha iyi durumda olacaklar. Hatta “ABD üssü var” diye bazı Müslüman ülkelerine de müdahale olmayacak. Çünkü bu ülkelerde ABD üssü olmayacak.

 Burada bir hakikat ortaya çıkıyor: İran’ın dayanmasının temelinde yatan mühendis aklı. Her ülke öyle. Doktorlar gelip füze üretmediler. Öyle ise hususi ile Müslüman ülkelerin toparlanması doktor veya hukukçu eliyle değil mühendisler sayesinde olacaktır. 


Hangi mühendis? Makina, kimya, yazılım, bilgisayar, yapay zekâ, enerji, uçak...

 Bu alana ciddi yatırımlar yapılmalı, öğrenciler istihdam edilmelidir. Hem katma değer hem de yeni keşifler ve icatlar noktasında umut onlardadır. 

İnsanlığı bilimde bugünkü noktaya getirenler de onlardır. Bu tabip, hukukçu olmayacağı anlamına gelmez. Onlar toplumun ihtiyacı nisbetinde devreye girerler.


İran’ı tebrik ediyor, biraz daha Ehli Sünnet bloka yakın durmasını diliyorum. Hz. Ebubekir, Ömer,  Osman, Hz. Aişe v.s.’ye ağız dolusu küfür eden bir İran kendi yolunu çizmiştir. Başka yolu kalmamıştır.

CHP’NİN CHP İLE İMTİHANI


CHP’nin maskara olması için başka düşmana gerek yoktur. Kendi kendine yeter. Kılıçdaroğlu’nun gaflarından sonra Özgür Özel de keflere başladı. İrapdan mahalli olmayan nutuklar... 

Lüksenburg’a liman açılışına gitmiş miydi şeyhimiz, üstadımız? Bugün yarın başlar Türkiye’nin illerine ayrı bölgeler tayin etmeye...


Ah bu alkol, şişede durduğu gibi dursa?


CHP’nin coğrafya bilgisi ne kadar uçuksa tarih bilgisi de o kadar kaçık...

ATATÜRK BUGÜN SEÇİME GİRSEYDİ?

Eğer M. Kemal  bugün seçime girseydi % 15 ancak oy alırdı. Çünkü seçim atmosferinde her siyasi görüş rakibinin açıklarını sayıp dökecek, ortaya farklı bir tablo çıkacaktı.


Bizim talihsizliğimiz, bir ticani ajanın provokasyonuna uğramamız.

Zannedildiği gibi değil. Toplumda çok sayıda antikemalist var. Hele, şu “Tik Tok” hesabından sonra iyice arttı. Bunun farkında tam olarak varlar mı bilmem ama, sosyal medyadan öğrendikten sonra “ne denli aldatılmışız” diyene çok rastladım.


Zaten CHP’nin yıllardır iktidara gelememesinde bir sebep de bu değil midir?

Yarının CHP’si için tavsiyem, savunduklarını önce test etmeleri. Kimse yalana mecbur değil. Vesselam. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

vatandaş

"Mezhepcilik bahane, ABD -Siyonist uşaklığı şahane."

Emperyaller ..

KAN KOKUSU ALMIŞ KÖPEK BALIĞINDAN DAHA TEHLİKELİSİ, PETROL KOKUSU ALMIŞ EMPERYALİSTLERDİR Kan kokusu almış bir köpek balığı, içgüdüleriyle hareket eder. Açtır, saldırır ve avlanır. Ama petrol kokusu almış emperyalistler öyle değildir. Onlar plan yapar, senaryo yazar, hükümetler devirir, halkları birbirine düşürür ve sonra da buna “özgürlük” adını verirler. Bugünün dünyasında modern sömürgeciler için tek bir değer vardır: İnsan değil, ahlak değil, hukuk değil… Elmas, altın ve petroldür. Bu yüzden Venezuela karıştırılır. Bu yüzden Irak işgal edilir. Bu yüzden Suriye parçalanır. Bu yüzden Filistin yok edilir. Bu yüzden Afrika fakir kalır. Bu yüzden İran hedefe konur. Çünkü onların gözünde halkların iradesi değil, yer altındaki kaynaklar kutsaldır. Bugün emperyalizm artık tankla gelmiyor sadece. Sosyal medya algoritmalarıyla, STK görünümlü operasyonlarla, ekonomik yaptırımlarla, kültürel yozlaştırmayla geliyor. Ve her seferinde aynı masalı anlatıyor: “Biz özgürlük getiriyoruz.” Ama Gazze’de özgürlük yok. Batı Şeria’da özgürlük yok. Irak’ta yok. Libya’da yok. Afganistan’da yok. Peki neden İran’da birden bire “özgürlük” diye bağırmaya başladılar? Çünkü mesele İran halkı değil. Mesele rejim değil. Mesele kadın hakları değil. Mesele demokrasi hiç değil. Mesele harita. Mesele enerji yolları. Mesele ticaret koridorları. Mesele İsrail’in güvenliği. Mesele Çin’in çevrelenmesi. Mesele Rusya’nın kuşatılması. Mesele Türkiye’nin etkisizleştirilmesi. Bu yüzden aynı aktörleri her yerde görüyoruz. Aynı cümleleri duyuyoruz. Aynı “destek” açıklamalarını izliyoruz. Aynı medya manşetlerini okuyoruz. Ve her defasında birileri “özgürlük” diyor, ama birileri daha ölüyor. Biz halkların hak arayışına karşı değiliz. Biz adalete karşı değiliz. Biz onurlu direnişe karşı değiliz. Ama biz, halkların acısının jeopolitik projelere yakıt yapılmasına karşıyız. Bir ülkede gerçek bir halk hareketi varsa, o hareketin Washington’dan, Tel Aviv’den, Londra’dan alkış alması gerekmez. Çünkü gerçek özgürlük, emperyalistlerin hoşuna gitmez. Onların hoşuna giden tek şey vardır: Kontrol. Bugün dünya yeni bir sömürgecilik dönemindedir. Ama bu kez gemilerle değil, algoritmalarla geliyorlar. Toplarla değil, manipülasyonlarla geliyorlar. Askerle değil, kışkırtmayla geliyorlar. Ve en tehlikelisi şudur: Artık kan kokusunu değil, petrol kokusunu takip ediyor. “MİRAT HABER"
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23