Saadet Partisine ve Mahmut Arıkan’a büyük soru?
Saadet Partisine ve Mahmut Arıkan’a büyük soru?
İDRİS GÜNAYDIN
Sayın Başkan! Saadet Partisi’nin başına seçilmeniz dolayısıyla sizi tebrik ediyorum. İnşaallah hakka ve hakkaniyete uygun tavır takınır, işler yaparsınız.
Partiniz adına en son yapılan icraatlar şeytanın bile yüzünü kızartan icraatlardı. “Saadet Partisi bunu yapıyorsa bana ne gerek var” dedirten icraatlardı..
Bir gerçeği baştan belirtmemde fayda var: Ateşe düşseniz sizi kurtaracak olan Recep Tayyip Erdoğan’dır. Başkalarının gücü yetmez icabında. Eğer size bu kadar içten tavizsiz ve hasbi sevgi duyan birine geçmişte olduğu gibi kin beslerseniz yolunuza devam edin; size acımaya bile gerek yok.
Bilin ki; şu an içi haramlarla dolu bir partiyi yönetiyorsunuz. Çünkü Saadet Partisinin vekilleri o partiye haramdır. Çünkü hak etmedikleri bir oyla seçilmişler ve kendilerini seçen partiye sırt çevirmişlerdir.
Bugün Saadet’ten seçime girseler hepsinin alacağı oy bellidir. Bu sizin tasarrufunuz değildir tabi. Burada siz masumsunuz.
Burada bir de Allah’ın hikmeti var: Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendi tuzağına kendinin düşmesidir. “Ve mekeru ve mekerallah. Vallahü hayrul makirirn.” Bunun anlamını biliyorsunuzdur.
Asıl, yazımın konusu bu değil. Saadet Partili arkadaşlarımız (kardeşlerimiz diyemiyorum, çünkü o kadar haksızca saldırıyorlar ki) her fırsatta Erbakan Hoca rahmetlinin Tayyip Erdoğan’ı eleştirdiğini, Erbakan eleştirdiyse bunun çok doğru ve yerinde bir eleştiri olacağını söylüyorlar.
Ben de tam bunun üzerine soruyorum: 28 Şubatçılar Erbakan’ın partisini kapatmadılar mı? Erbakan rahmetliye on yıl siyaset yasağı getirmediler mi? Arkadaşlarına siyaset yasağı getirmediler mi?
Türkiye’de inanan bir avuç insan bu zulüm ve mağduriyetten çıkacak başka bir yol bulabiliyorlar mıydı? Bu zulüm ve haksızlıklar Erbakan ve Saadet Partililerin umurunda değil miydi?
BÜYÜK SORU
Bu hengâmede Erbakan, Ak Parti’yi ve Tayyip Erdoğan’ı eleştirdi hatta kıyasıya eleştirdi. Düşmanı bile hayrette bırakan bir eleştiri idi bu. Ama Erbakan şunu dedi mi? “Ey Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Mesut Yılmaz! Tayyip memleketi satıyor. Bu devlet yönetmeyi bilmez, çocuktur, maceracıdır o. Elinden idareyi alın.”
“Ey 28 Şubatçılar. Ey Çevik Bir! Tayyib’e bu ülkeyi yönettirmeyin. Onu ben tanırım. Memleket elden gider.”
Seçimlerde bu iktidara gelmesi muhtemel partilere destek vererek, Saadet Partisi’ni seçime sokmayarak bir tavır aldı mı?
Seni Allah’a havale ediyorum. Doğruyu şu millete söyle. Sen mutlaka rahmetlinin bizden çok yakınında bulundun. Mikrofonun karşısına geçince kıyasıya eleştirdiği bir kimseyi, kapı arkasında da eleştirmesi lazım. Bunlar oldu mu? Yoksa Erbakan’ın büyüklüğü burada mı gizli.
Seçimde tüm Saadet Partililer, Ak Parti’ye oy verse bile bu sonuçlara fazla etki etmez, ama bir dönem fikri kökümüzün dayandığı ocağımıza en azından saygımız devam eder.
O gün bugün Erbakan rahmetlinin RefahYol hükümeti zamanındaki yaptığı icraatları vaad olarak söylemekten farklı bir şeyiniz yok. YRP de siz de öyle.
“Hadi gel yıkalım şu Süleymaniye’yi desek, iki kazma kürek, iki de ırgat gerek; hadi gel dönelim Refah Yol hükümetine desek, bir Necmettin Erbakan gerek…”
Her adamdan Necmettin Erbakan olmuyor da her Saadet Partili de onu anlayamıyor.
BAYKAR KOLEJİ
Bu kolej beni çok heyecanlandırdı. Üçüncü kez yazıyorum. Nereye gitsek, nerede toplansak “ne olacak gençliğimizin hali?” diye soruyorduk. İlk defa bir projeden heyecanlandım.
Vaktiyle Sultan Vahidettin cennetmekân, Mustafa Kemal’i, bir öneri üzerine sarayına çağırmış. Boğaza bakan pencerenin yanına götürmüş. Kenarda bir sehpa ve üzerinde bir tarih kitabı. Sehpanın iki yanına, karşılıklı oturmuşlar. Vahidettin; “Paşa, bu ana kadar yaptıkların şu tarih kitabına girdi. Şimdi vatanı kurtarabilirsin. Anadolu’ya geçip örgütlenebilirsin…” demiş. Geride neler yaşandığını anlatsam şey olur.
Aynı sözü ben de Selçuk Bayraktar Beye söylüyorum: “Sayın Selçuk Bayraktar! Bu ülkenin gençliğini kurtarabilirsin. Bundan önce yaptıkların tarihe de coğrafyaya da girdi. Tüm vilayetlerde kolejin şubesini açarak ve her vilayetteki LGS’ye giren öğrencilerin en yüksek puan alanlarını kabul ederek bu ülke gençliğini kurtarabilirsin.”
Sizi reddedecek ne bir genç ne bir aile tasavvur edemiyorum. Başka iyi niyetli açılmış kolejler de oldu ama onlar hep bir kesimin koleji olarak görüldü. Siz farklısınız. Bu hizmetinizle ebedi milletin gönlünden silinmez, yeniden büyük yürüyüşümüzü başlatan kimse olursunuz vesselam.