• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İdris Günaydın
İdris Günaydın
TÜM YAZILARI

Ne mutlu Türküm diyene

18 Mayıs 2026
A


İdris Günaydın İletişim: [email protected]

Ne mutlu Türküm diyene

İDRİS GÜNAYDIN

Kulağa ne kadar hoş geliyor değil mi? Sanki senden başka gururlanacak, gubaracak  millet daha yok.

Peki ne yaptı bu millet? Selçuklu’da ne yaptı? Büyük bir medeniyet kurdu. Peki bu medeniyeti kuranlar ırklarıyla övünmediler de bize ne oluyor?

Osmanlı ne yaptı? Büyük bir medeniyet kurdu? Osmanlı ırkıyla gururlanmadı da bize ne oluyor? 

Dünyada kendi milletini üstün görmeyen var mı? Gidelim Afrika kabilelerine, orada da av hikayeleri ile savaş hikayeleri ile gerilen ve kendi kabilesini eşsiz görenler vardır.

Avrupa’da dazlaklar var. Ülkelerinin kurtarılmış mahalleleri var. Alman çocukları İngiltere’ye gidemez. Türk çocukları Almanya’nın her mahallesine giremez. Dünyada bu denli ırkçılığın prim yaptığı tek ülke İsrail…


Eğer övünecekse bir İsrailli çocuk övünebilir. “Ne mutlu İsrailli’yim diyenlere” diyebilir. Hakkıdır. İki milyar Müslümanı dize getiren, dünyayı ardına takan, hâlâ savaşmaktan çekinmeyen İsrail, çocuğuna gururlanmayı öğütleyebilir.

Bize ne? Kürd’e ne?

Esasında bu ırkla övünme Hz. Adem’den beri var olan bir hastalıktır. İlk ırkı ile övünen şeytan olmuştur. Kendilerini ateşin çocukları olarak lanse etmişlerdir. Lakin Allah, her peygamber devrinde var olan kabilecilik, kavmiyetçilik hastalığını yasaklamıştır. Fakat şeytanın çocukları olduğunu iddia eden Yahudiler, münasip ortamı bulunca bunu körüklemişlerdir. Çünkü bununla milletler iyi bölünüyor, güçleri iyi zayıflıyor; iyi birbirlerine düşman kesiliyorlar.


Böylelikle Alllah’ın yasakladığı bu illet, insanlığa imtihanı kayıp ettirmiştir. 


Hz. Peygamber yaşadığı yıllarda bunu önlemiş fakat O’nun vefatından sonra yine hortlamıştır. Hatta sonu Kerbela’ya kadar giden bir acı olaya sebep olmuştur. Kerbela esasında Ümeyye Oğulları ile Haşimoğullarının bir kabilecilik sevdasındandır.

Gururlanarak söylemek gerekirse Selçuklu ve Osmanlı Devleti kabilecilik, ırkçılık unsurunu def etmeyi bilmiş, ırka göre değil liyakata göre esasını yerleştirmiştir. Bu, işte Türk’ün övüneceği icraattır. 

Osmanlının son zamanlarında zayıf düşen bünyenin her şeyden etkilenmesi gibi Reşit Galiplerin, Sabatay Sevi’lerin iğvasaıyla “Jön Türkler” akımı milleti bölmüştür. Oyunu iyi oynayan Yahudiler, Araplara gönderdikleri Lavrens’lerle, Mişel Eflak’larla Arap alemini Osmanlıya karşı kışkırtmışlardır.

Hatta, Şevket Süreyya Aydemir’in yazdığına göre Rusya’da bu ırkçılık ve milliyetçilik akımını kuran ve şahlandıran bir Yahudidir. Bakınız:


Suyu arayan adam. 

Ne mutlu Türküm diyene… Bir Türk dünyaya bedeldir.” Ne kazandırdı bize Kürt kardeşlerimizle aramızı açmaktan başka? Türkiye seksen yıl “ne mutlu Türküm diyene” dedi mutlu olamadı. Ne zamanki Osmanlı politikasına döndü; savunma sanayiinde harikalar ortaya koyuyor. Demek Hz. Peyugamber’in buyurduğu gibi “İşinde geri kalanı ırkı ileri götürmez”.. 


Veda Hutbesinde  ayağının altına aldığı ırkçılık belası ile ne kadar haklı olduğunu bir kez daha anlamış oluyoruz Hz. Peygamberin.

İleri milletler soylarıyla değil, yaptıklarıyla övünür. “Bizim gibiler ise yırtık ayakkabıları ile.”

Bir makinanın cıvatasını değiştirmek için o makinayı aldığı ülkeden şefaat dilenenler ne yapsınlar ki? “Aslanlar kendi tarihçilerini yetiştirinceye kadar avcıların maskarası olur. Çünkü her zaman avcılar haklıdır.” Bizim tarihimizi de İngilizler yazdı. Bize ırkçılığı da İngiliz Yahudiler öğretti vesselam.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23