• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İdris Günaydın
İdris Günaydın
TÜM YAZILARI

İslam dünyası okuyucular köşesi gibi

29 Ağustos 2025
A


İdris Günaydın İletişim: [email protected]

İslam dünyası okuyucular köşesi gibi

İDRİS GÜNAYDIN

İslam Dünyasının hâli, bizim okuyucular köşesi gibi. Neyi nasıl yazsan yaranamıyorsun. Okuyucular dört gruba ayrılıyor.

1-Yazıyı okuyup giriş bölümü ile ana fikri arasındaki bağlamı koparanlar.

2-Yazıyı okuyup anlamayan fakat kendi inandığı gibi yorum yazanlar.

3-  Yazıyı okuyup iyi anlayanlar fakat kendi ideolojisine uygun eleştirip kendi görüşünü dayatanlar.

4- azıyı okuyup anlayan ve takdir edenler.


Buna bir örnek şöyledir. Bundan önceki makalemde ben kadınların “dini bilgi  cahili” olduğunu söylediğim, “kadınların hocaları yine kadınlardır” dediğim halde, sen kadınlara nasıl cahil dersin, bu hakaret değil mi misüllü sataşma ve eleştiriler döşenmiş. Konumuz dini bilgiler mevzuu olduğu için elbette kadınların cahilliği bu doğrultudadır. Yoksa kadın tahsil gördüğü alanın elbette çok başarılısıdır. Hatta öğretmen emeklisiyim; kızlar erkeklerden birim oran olarak daha başarılıdır. Ayrıca kadınlar mutfak işlerinde, ekip dikme konularında, ev içi işlerde erkeğe Allah’ın büyük bir lütfudur. Ben kadına evin kozmik odası diyorum.

Kadının dini bilgiler noktasında eksikliğini anlatan çok da güzel bir anım var. 2004 yılında Almanya’nın Tübingen iline bağlı Mössingen ilçesinde imam ve öğretmenlik yaptım. Ramazan Bayramının ikinci günüydü. Caminin telefonu çaldı. Arayan tanımadığım bir kadın. Hocayı sordu. Tabii ki beni arıyor. Sorduğu soru şu: “Bugün bayramın ikinci günü. Üç gün keffâret orucum vardı. Birini geçen yıl tuttum. İkinciyi de bu yıl tutmak istiyorum. Üçüncüyü de gelecek yıl tutacağım nasipse. Bana diyorlar ki; bayram günü oruç tutulmaz.”

Ben de bu konuda tecrübeli olduğum için genellikle kadınların sorularının sebeplerini öğrenmeye çalışırım. 

Çünkü kadınların haram sandıkları çoğu şey helaldir, aslında da kadınlar bilmiyor.


Bu sefer de sordum. Neden orucu keffarete bıraktın? 

O bana, “rahmetli kaynanam çok azgın bir kadındı. Ramazanda öbür gelinle bana üç gün oruç tutturmadı. Buğday biçmeye götürdü. Bu üç günün birincisi olan altmış günü geçen yıl tuttum. İkinciyi de bu yıl tutacağım. Üçüncüyü de gelecek yıl Allah nasip ederse!”

Kadına sordum: “Teyze sen geçen yıl bir altmış tuttun mu?”

Cevap: “Evet, geçen yıl birinciyi tuttum. Bu yıl da ikinciyi tutacağım.”

Diyorum: “teyze bir kez tutacaksın. Aslında kaynananın zoru ile tutmadığın için kaza gerekli  ama keffaretde ısrar edersen bir kez altmış yetiyor.”

Kadın benim dediğimi hiç duymuyor o kendince izahlar yapıyor yine. Nihayet anladı ve “ben daha altmış tutmayacak mıyım?” diye sordu. Hayır, tutmayacaksın deyince “ya buradaki kadınlar böyle diyorlar ya” dedi.


İşte ben de bunu anlatmaya çalışıyorum. Kadınların hocası genellikle diğer kadınlardır. Onunla amel ederler. Yanlış yaparlar. 

Erkekler genelde imama sorar, müftüye sorar, bilene sorar. Ama kadınlar bu konuda eksiktir.

Onun için derim ki; bu açmazın çözümü kadınların cumaya alıştırılmasıdır ve zaten üzerlerine farz olan bu eksikliğin giderilmesidir.

İslam Dünyası kitap okuma özürlü olduğundan okuduğunu anlama, dinlediğini anlama veya öğrendikleri üzerinde müzakere yapma konusunda buyurgandır.

Batıda bulundum. Tanıdığım kadarıyla onlar öyle değildir. Dinler, fikrini söyler, düşünceye geçer. 


 

İslam Dünyasının ve Türkiye’nin böyle olmasının önemli bir sebebi vardır. İslam Dünyası hep Batılı egemenlerin idaresi altındadır. Bu Batılı egemenler kendi halklarına uygulananı Müslümanlardan ayrı tutmuşlar ve Müslümanları ufak tefek, özü itibariyle sığ eserlere yönlendirmişler.

Türkiye’nin ise adeta başından değirmen geçmiştir. Harfte ve dilde yapılan değişim ve ardından yapılan sadeleştirme rezaleti ile tarihin en köklü milleti köksüz bir nesne hâline getirilmiştir. Onun ardından yeni harflerle okuma kültürü aşılanmaya çalışılmışsa da basit romanlar ve hikâyeler… Ciddi fikir kitapları hep kütüphanelerin sessiz mahkûmları olmuştur.

Tabii bunu da yapanlar, İsmet İnönü’nün dediği gibi bizim milletimizi tarihinden ve benliğinden uzaklaştırmak için yapmışlar. Onun için, özel bir soytarı çıkıp doksan milyon millete, İngiliz ilaçları en tesirli ilaçtır diye bağırıyor. Geleneğinde eczacılık olsa gerek. İlaçtan iyi anlıyor!


 

ALLAH DUALARIMIZI KABUL ETMİYOR AMA BİRİLERİNİN DUASINI KABUL EDİYOR 

Eğer 7 ekim İsrail saldırılarının başladığı tarihten bu yana Müslümanlar yağmur duası yapsalardı defalarca yağmur yağacaktı. 

Çünkü Allah yağmuru yağdıran güçtür. Mermiyi atmaya gelince onu insan atacak. Eğer Allah bu dualar içinde, yarım cümle ile de olsa, “Allahım Hamas’a ve Kassam Tugayları’na zafer ver” denilmeseydi Hamas çoktan yenilmiş, teslim olmuştu.

Allahımız elbette duaları kabul ediyor ama boş olan duayı değil, isabetli olan duayı.  

Cahil Müslümanlar hep bir ağızdan dua ediyorlar: “Allahım Gazze’ye yardım et, İsrail’e fırsat verme” diye. Boş çuval. Gazze de gitti. Dua dahi etmeyi bilmeyen Müslümanlar yüzünden Gazze de gitti. 

Sanki İsrailliler Allah’ın kulu değil ve sanki onlar dua etmiyor. Onlar işin doğru olanını yapıyor ve kazanıyor.


 

Bakın biraz önce söylediğim Hamas’a yapılan dualar nasıl yerini buldu. İkinci Dünya Savaşı’nda Fransa bile on altı günde teslim alınmışken, iki yılı aşkın İsraillilerde zerre kadar bir İslam Dünyası korkusu yokken bir Hamas korkusu var. 

Hatta basına yansıdığı kadarıyla delirtecek derecede var. 

Siz önce fiili dua der de sonra Allah’a sığınırsanız iki milyar içi boş göstermelik Müslümanlar yerine, Allah iki bin Hamas’a son asrın en büyük mücahidi, Bedir’dekinin benzeri, Tiryaki Hasan Paşa’nın askerleri gibi nam saldırır.

Evet, Gazze’de yenilen 57 İslam ülkesi ve iki milyar Müslüman, kazanan iki bin mücahit Kassam Tugayları’dır.

Onları alkışlıyorum ve tüm benliğimle zaferleri için dua ediyorum vesselam.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Omar efendimiz hılafatında

Bir gün şehri çevreden kolaçan etmeye çıkar,bir tepecikte bir arap oturmuş hem ağlıyor hemi mırışdanıyor biraz dinleyip bir şey anlayamaz kırbacıyla sırtına dokunur, ne yapıyorsun der? Bedevi, develerimi uyuz tuttu da ona dua ediyorum dedikte, çabuk git duana katran kat! Yoksa seni kırbaçtan geçiririm...!

??????????????.

Yazında musti harf devrimi yaptı diyorsun ? Harf devrimi yapılmasaydı ne olurdu? Osmanlı harflerle kuran okunuyormuydu ? Bir dahaki Yazında cevap .
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23