• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İdris Günaydın
İdris Günaydın
TÜM YAZILARI

Aslında bu meselenin çözümü var

22 Ağustos 2025
A


İdris Günaydın İletişim: [email protected]

Aslında bu meselenin çözümü var

İdris Günaydın

Birkaç mütedeyyin Müslüman bir araya gelse konuştukları bir konu var: Gençlerin hali pür melali ve genç kızlardaki ahlaki tefessüh… Hep sorulan soru şu: Nereye gidiyor gençlik?

Bunun için hafızların sayısını artırmaya umut bağlayanlar, İmam Hatip Okullarının başarılarına ve sayıca çokluğuna umut bağlayanlar, 4-6 yaş grubu çocukların din eğitimine umut bağlayanlar bilmiyorlar ki; Türkiye’de çocukların ve gençlerin sayısı yirmi milyon. Bu saydıklarımı bir araya toplasanız bir küçük göl nisbetinde. Hâlbuki karşımızda bir umman var.

Peki, ne olacak?


 

Bu açmaz nasıl aşılacak?

Diyanet sınırlı kalıyor. Cemaatler ve vakıflar artık hiçbir şey üretemiyor. Bir TÜGVA bir şeyler yapıyor gözüküyor. Başka yol yok. Ülke laik. Daha önce yazdığım gibi laikler ne kadar istiyorsa o kadar Müslümanız. Allah’ın çizdiği sınırlarda Müslüman değiliz. Türkiye’de Laiklik ilkesi değişmedikçe Müslümanlığı ne Allah’ın istediği noktaya getirebiliriz ne de yaşayabiliriz. Yasal olarak böyle.

Peki, mücadeleden vaz mı geçeceğiz? Asla. Bu bizim imanî sorumluluğumuzun gereği. “Söz verdik Allaha gâlu belâ’da. Kula kul olmamak ikrarımız var.”

Ne yapacağız?


 

Bir durum daha var: Allah erkeğin diz kapak ile göbek arası hariç her yerini açabilmesine izin verdiği, kadının yüz, el ve ayak topukları hariç her yerinin kapalı olmasını emrettiği halde, sorsan Müslüman olduğunu söyleyen kadınlar kocalarının koynunda bile o kadar açılamaz vaziyette anadan üryan geziyorlar. 

İddia ediyorum: Hiçbir kadın kocasının koynunda yatarken tüm kadınlık cazibelerini takınmaz veya takınamazken sokağa çıkan bazı kadın ve kızlar, beni birileri beğensin diye, üstelik de berbere para vererek, olduğundan başka şekillere girip arzı endam etmektedirler. Çünkü gece karanlıkta cazibesini takınca ne olur takınmasa ne olur? Erkeklere de. “Senin erkekliğin ölmüş” modunda kal demektedirler. Bu insanlığın düştüğü en aciz durumdur.


 

Yasaları genelde erkekler yaptığı halde birkaç kadın derneğinin iğvasına mahkûm olunduğunun resmidir.

Ne yapmalı?

Bu işin bir ayağı Diyanet’te bir ayağı da şuurlu Müslümanlarda bitiyor. Diyanet mutlaka kadınların da Cuma namazına gelmelerini teşvik etmelidir. “Ey iman eden erkek ve kadınlar! Cuma günü namaza çağırıldığınızda Allah’ı zikre koşun…” diyecek. Bunu defalarca diyecek. Diyanet’i yönetenler! Bu kadınların vebali üzerinizdedir. Artık bunu hutbelerde tiz perdeden dile getirin. Kadınlara da Cuma namazı farzdır. 

Kadınları cumadan alıkoyan ve gittikçe bir gelenek haline gelen uygulama kadının mazeretiyle ilgilidir. Çocuğu vardır, hamiledir, cami uzak ve yalnızdır, ev yalnızdır ve o esnada kapıda yapılmakta olan bir iş vardır vs. Ama bunlar kısmen köylerde geçerlidir. Bugün çoğunluk şehirlerde. Ve kadın Cuma günü evinden pazara çıkıyor; ya sokakta dolaşıyor, ya pazar alışverişinde veya caminin kapısında içerideki kocasını bekliyor. Çalışan memur bayanların da erkekleri camiye gelirken onlar lak lak ediyor. 


 

Soruyorum size; bu kadınların ne mazereti var? Soruyorum size; Allah’ın açık emrini kim ne maksatla kadınlardan uzak tutuyor?

Diyanet bu görevi mutlaka yerine getirmelidir. Getirmiyorsa gerekçesini açıklamalıdır.

Kadınlar olduğundan çok cahildir. Bakmayın siz yanımızda dolaştıklarına. 

O kadar cahiller ki; kadınların hocası yine cahil kadınlardır. Cuma günü camide, az da olsa vaaz dinleyen, hutbe dinleyen erkekler öğrendiklerini evlerinde genellikle anlatmazlar. Kadınlar çok ama çok cahildir. 

Kadınlar bu kadar cahil olunca çocuğunu da sere serpe yetiştirir. Kocası tasvip etmese de eli mahkûmdur. Bir süre sonra alışmak zorundadır. Hatta çoğu şeyden haberdar bile değildir.

Kadınlar kendi cehaletlerinin ve kıytırık inançlarının tezahürü kız yetiştirir. Komşumun kızı giyiniyor, benim kızım ondan aşağı mı mantığıyla hareket eder. Şuurlu kadın çok azdır. Kadınlar bu noktada hâkim olan havaya çabuk bürünebilirler. 


 

Onun  için diyorum; kadınlar cumaya teşvik edilmeli ve mutlaka, sınırlı süre de olsa bir hutbe dinlemeleri sağlanmalıdır.

Peki, şuurlu Müslümanlar ne yapmalı? 

Şuurlu Müslümanlar, önce kendi hanımları ve kızlarından başlayarak bir cami tesbit edip oraya gitmeli ve hanımlarını, kızlarını götürmelidir. Bir süre sonra orada kadınlar arasında bir tanışma, kaynaşma da sağlanacak, bir cami-cemaat disiplini sağlanacak ve bu yaygınlaşacaktır. O cami dolarsa başka camide devam edecektir.

Hülasa; bu açmazdan kurtulmamız için yasal değişikliğe gerek yoktur. Sadece Diyanet üzerine düşen görevi yapacak ve şuurlu Müslümanlar, gerçekten bu görüntüden mutazarrırlar ise, biraz hak adına gayret göstereceklerdir. 

Bunun dışındaki şikâyetler sadece laf-ü güzaftır. Varsa bildiğiniz başka bir yol, söyleyin. Bundan başka bir yol ve çare yoktur; iddia ediyorum vesselam.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Okur

Kadın erkeğin selamlaşmasi bile haramdır.5dakikalik hutbe için bir de camide mi heyecana gelelim Allah aşkına. Önce kızınızı üniversiteden alın.Her gün yüzlerce erkek görüyor.Hem de İstanbulda

Vicdan

Diyelimki kadınlar Cuma'ya geldi.Hutbede nafakanın haram olduğu anlatılabilecekmi?
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23