• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İbrahim Karataş
İbrahim Karataş
TÜM YAZILARI
03 Haziran 2019

Yine algı haberleriyle ekonomiye saldırıyorlar

Emperyal bir ülkenin medyası da emperyal olur ve ülkesinin çıkarlarını sonuna kadar savunur. Amerikan, İngiliz, Alman ve diğer Batılı medya, ülkelerinin üzerine gittiği diğer bir ülkeyi karalamaktan çekinmezler. Belki emirle yapmazlar ama hükümetle aralarında bir fikir birliği vardır. Batılı herhangi bir medya kuruluşunun kendi ülkesine rağmen Türkiye gibi bir ülkeyi savunduğunu göremezseniz. Böyle bir durum olsa olsa olay bazlı olur. 

Ana akım medya bir yana, son birkaç yıldır Türkiye ekonomisini çökertmek için elinden geleni yapan Batılı bir ekonomi medyası var. Wall Street Journal, Financial Times, Bloomberg ve CNBC gibi medya organlarının yaptığı yayınlar yüzünden oluşan panik, doların artmasına, yatırımcıların kaçmasına ve sonuç olarak ekonomik krizlere neden oluyor.

Her şeyin iyi gittiği bir hengâmda bir gazete çıkıp da Türkiye ekonomisi krizde deyince yatırımcı dikkat kesilir ve Türkiye’deki yatırımlarını gözden geçirir. Önceleri bir şeyler yapmaz. Sonra Türk ekonomisi aleyhinde bir haber daha çıkar. Yatırımcı parasını çekmeyi düşünmeye başlar. Daha sonra farklı gazete ve TV’ler benzer karalamalara başlar ve sonunda yatırımcılar ülkeyi paralarıyla birlikte terk ederler. Böylelikle piyasada Dolar azalır ve Doların değeri hızla artar. Devlet tedbiren faizleri artırır. Bu sefer de enflasyon yükselir. Bazı uyanık yatırımcılar bu sefer de Dolarlarını faize yatırır. Böylelikle hem yükselen Dolardan hem de faizden kazanç sağlarlar. Bu arada halk da parasının değerini korumak ya da kâr etmek için parasını Dolar ya da faize yatırır. Paradan para kazanılmaya başlanınca üretici satış yapamaz. Çünkü alıcılar mal almak yerine parasını faize ya da dövize yatırmıştır. Sonunda ekonomi kilitlenir ve kriz olur.

Türkiye’nin başına son bir yılda gelenler tıpkı yukarıdaki gibi oldu. Sıcak bir örnek vereyim. Perşembe günü Dolarda hızlı bir düşüş yaşandı. Aynı anda borsada hızlı bir yükseliş oldu. Çünkü bir gün öncesinde Erdoğan ve Trump telefonda görüşmüştü ve G-20 zirvesinde yüz yüze görüşmek için anlaşmışlardı. Ayrıca S-400 füzelerinin tesliminin biraz erteleneceği duyurulmuştu. Piyasalar bu haberlerle birden coşuverdi. 

Ancak Bloomberg’in (Bloomberg HT değil) sitesi akşama doğru tüm bu iyi gelişmeleri tersine çevirecek bir haber yayınladı. Habere göre Türkiye S-400’leri güney sahiline konuşlandırıp Rum kesimiyle yaşanan gaz krizinde askeri avantaj elde edecekti. Ayrıca bu sayede Mersin’de Rusların inşa ettiği Akkuyu Nükleer Elektrik Santrali de korunacaktı. Bir habere tüm sorunlar sokuşturulmuş ve ortada iyimser bir havanın olmadığı ima edilmiş. Mesaj direkt yatırımcıya veriliyor; “Doları satma, borsada da hisse alma.” 

Kara propagandanın bir de Türk(iye) ayağı var. Bu haberi Türk asıllı muhabirler çıkarıyor. Maalesef yabancı medya için çalışıp da Türkiye lehine haber yazmayı bırakın, sosyal medya hesaplarında güzel bir cümle kuran bir tane muhabir yok. Ayrıca Dolar yükseldiğinde ekonominin kötü yönetildiğini iddia edip, Dolar düştüğünde sus pus olan sözde ekonomistlerimiz var. Bu zatlar iyi bir ekonomi istemiyorlar. En azından mevcut hükümet düşünceye kadar kötü bir ekonomi istiyorlar ve durmadan ateşe benzin döküyorlar. 

Vaziyet böyleyken yapılacak tek şey S-400’leri bir an önce getirmek. Bloomberg’in haberinde geçtiği gibi S-400’ler bölgede tüm dengeleri değiştirecek. Onların korkusu da bu zaten. Eğer ki S-400’lerden Amerikan tehditleri yüzünden cayılırsa, Türkiye’nin üzerine daha çok gelirler. Ayrıca F-35 ve Patriotları da vermeyecekler. Öte yandan S-400’den vazgeçmek bir daha Rusya’dan herhangi bir silah alamamak demektir. Bu iş çok uzamadan bir oldu-bittiye getirilerek bitirilmelidir. Uzadıkça çıkacak sorunlar daha büyük olacaktır.

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23