• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İbrahim Karataş
İbrahim Karataş
TÜM YAZILARI
18 Mart 2019

Yeni Zelanda’da Ayasofya için şehit olmak

Geçtiğimiz Cuma günü Yeni Zelanda’da 50 Müslüman, camide Hristiyan bir terörist tarafından katledildi. Saldırganın saldırı öncesi yayınladığı manifestodan anlaşıldığı kadarıyla Türk ve İslam tarihini gayet iyi biliyor. Öyle ki Müslümanlarla mücadele etmiş bazı Hristiyan kralların isimlerini silahının üzerine yazmıştı. Manifestoda Türklerin yanısıra Erdoğan ve Ayasofya’nın da adı geçiyordu. Avustralyalı teröristin mantalitesine göre Müslümanlar Hristiyan diyarlara göç ederek oradaki Hristiyan nüfusu azınlığa düşürecekler. Mesela Avustralya’nın. Hani şu katledip de mülklerine el koydukları ve köleleştirdikleri aborijinlerin asıl sahibi olduğu ülke. 

Diğer yandan Türklerin İslam’ın kılıçdarlığını yaptığına da inanıyor terörist. Erdoğan ise Türklerin lideri olduğu için ona da hususi bir kin besliyor. Ama en çok da Ayasofya’nın yeniden cami yapılma ihtimali için tehditler savuruyor. Şu kesin ki hem terörist hem de Hristiyan dünyası Ayasofya’yı sembol olarak görüyor. Hatta buna bazı Yahudileri de ekleyebiliriz. Çünkü Netanyahu’nun oğlu Yair Netanyahu saldırının iki gün öncesinde İstanbul’un asıl adının Konstantinapol ve Ortodoksların başkenti olduğunu yazmıştı. Saldırgan da manifestosunda Konstaninapol’un yeniden Hristiyan olacağını yazıyordu. Ayrıca Avrupa Parlamentosu Türkiye raportörü Kati Piri de geçtiğimiz günlerde Türkiye’yi eğer Ayasofya’yı yeniden ibadete açarsa AB’ye almamakla tehdit etmişti.

Mezkûr zatların aynı günlerdeki Ayasofya vurgusu komplo mudur bilmiyoruz. Velev ki birbirlerinden habersiz söylemiş olsalar bile kalplerinin birbirlerinden haberdar çarptığı aşikâr. Artık belli ki Ayasofya’nın müze olarak kalması Hristiyanların içindeki umutların canlı kalmasını sağlıyor. Camiden müzeye çevrilerek yeşeren umutlar, yeniden cami olma ihtimaline binaen sönmekle karşı karşıya. Bu yüzden korkuyorlar ve tehdit ediyorlar. 

Onları anlıyoruz. Ama kendi yöneticilerimizi anlayamıyoruz. Ayasofya, Murat Bardakçı’nın da bahsettiği gibi kılıç hakkıdır. İstanbul’un bir Türk ve İslam şehri olduğunun şiarıdır. Ayasofya’nın açılması için önce diğer camilerin doldurulması gerektiği, eğer bu mabed sembol olmasaydı doğru olabilirdi. Hem bu anlayışla hareket edersek yeni hiçbir caminin açılmaması gerekir. Mesela Çamlıca Camii’ne de gerek olmayacaktı. Çünkü onun da dolacağı meçhul. Oysa İstanbul’un en yüksek tepesine Çamlıca gibi bir caminin yapılması banisi Erdoğan için bir gurur kaynağı, İstanbul için de şaşaalı bir semboldür. 

Dahası, Ayasofya’nın anahtarı bizim elimizde. Hükümetin çıkaracağı tek bir kararla açılır. Uluslararası dengelerin gözetilmesi ya da uygun bir zaman için beklenilmesi gibi sebepler anlaşılabilir. Ama o uygun zaman bir gün gelir mi belli değil. Bugün bir saldırganla hesap soranlar yarın daha fazla saldırganla gelecekler. Birileri Ayasofya uğruna dünyanın öbür ucunda 50 Müslümanı katledebiliyorsa bu büyük mabedi bir cami olarak görmeye tahammül edemeyeceklerini söylemeye gerek yok.

İstanbul fethedilirken Ayasofya Bizanslılara bırakılıp kalan kısmı fethedilmiş değildi. Ayasofya İstanbul’un bir parçası olarak 566 yıldır bu ülkenin ve halkın malıdır. Hatta bütün Müslümanlarındır. Yeni Zelanda’da Müslümanlar Türk olmamalarına rağmen Ayasofya için şehit oldu. Eğer yöneticiler bu konuda karar vermekte zorlanıyorlarsa en azından şimdilik Ayasofya’nın müze statüsünde değişikliğe gidebilirler. Mesela adı Ayasofya İslami Miraslar Müzesi olabilir. Mabedde İslami bir doku yoksa bile kokusu olsun. Zeminde İslam’ın şiarı eserler bulunur. İnsanlar da içeride bir yerlerde kurulacak bir mescidde ibadetlerini yapar. Şimdilik böyle bir adım atılabilir.

Bu arada, katliamın diğer ve daha kök sebebi olan İslamofobi ile ilgili daha önce de yazdık. Ayrıca birçok değerli zata mektuplar göndererek aksiyon alınması için tavsiyelerde bulunduk. Ne var ki bu konu şahısları aşıyor. Bu yüzden bir kez daha büyük kurumları ve devleti İslamofobi ile ilgili çalışmalar yapmaya davet ediyoruz. Tüm dünyada İslamofobi ile en iyi mücadele eden kişinin CJ Werleman isimli agnostik biri olması hepimizin utancı olmalı. 

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı