Yeni Zelanda’da Ayasofya için şehit olmak

18 Mart 2019 Pazartesi

Geçtiğimiz Cuma günü Yeni Zelanda’da 50 Müslüman, camide Hristiyan bir terörist tarafından katledildi. Saldırganın saldırı öncesi yayınladığı manifestodan anlaşıldığı kadarıyla Türk ve İslam tarihini gayet iyi biliyor. Öyle ki Müslümanlarla mücadele etmiş bazı Hristiyan kralların isimlerini silahının üzerine yazmıştı. Manifestoda Türklerin yanısıra Erdoğan ve Ayasofya’nın da adı geçiyordu. Avustralyalı teröristin mantalitesine göre Müslümanlar Hristiyan diyarlara göç ederek oradaki Hristiyan nüfusu azınlığa düşürecekler. Mesela Avustralya’nın. Hani şu katledip de mülklerine el koydukları ve köleleştirdikleri aborijinlerin asıl sahibi olduğu ülke. 

Diğer yandan Türklerin İslam’ın kılıçdarlığını yaptığına da inanıyor terörist. Erdoğan ise Türklerin lideri olduğu için ona da hususi bir kin besliyor. Ama en çok da Ayasofya’nın yeniden cami yapılma ihtimali için tehditler savuruyor. Şu kesin ki hem terörist hem de Hristiyan dünyası Ayasofya’yı sembol olarak görüyor. Hatta buna bazı Yahudileri de ekleyebiliriz. Çünkü Netanyahu’nun oğlu Yair Netanyahu saldırının iki gün öncesinde İstanbul’un asıl adının Konstantinapol ve Ortodoksların başkenti olduğunu yazmıştı. Saldırgan da manifestosunda Konstaninapol’un yeniden Hristiyan olacağını yazıyordu. Ayrıca Avrupa Parlamentosu Türkiye raportörü Kati Piri de geçtiğimiz günlerde Türkiye’yi eğer Ayasofya’yı yeniden ibadete açarsa AB’ye almamakla tehdit etmişti.

Mezkûr zatların aynı günlerdeki Ayasofya vurgusu komplo mudur bilmiyoruz. Velev ki birbirlerinden habersiz söylemiş olsalar bile kalplerinin birbirlerinden haberdar çarptığı aşikâr. Artık belli ki Ayasofya’nın müze olarak kalması Hristiyanların içindeki umutların canlı kalmasını sağlıyor. Camiden müzeye çevrilerek yeşeren umutlar, yeniden cami olma ihtimaline binaen sönmekle karşı karşıya. Bu yüzden korkuyorlar ve tehdit ediyorlar. 

Onları anlıyoruz. Ama kendi yöneticilerimizi anlayamıyoruz. Ayasofya, Murat Bardakçı’nın da bahsettiği gibi kılıç hakkıdır. İstanbul’un bir Türk ve İslam şehri olduğunun şiarıdır. Ayasofya’nın açılması için önce diğer camilerin doldurulması gerektiği, eğer bu mabed sembol olmasaydı doğru olabilirdi. Hem bu anlayışla hareket edersek yeni hiçbir caminin açılmaması gerekir. Mesela Çamlıca Camii’ne de gerek olmayacaktı. Çünkü onun da dolacağı meçhul. Oysa İstanbul’un en yüksek tepesine Çamlıca gibi bir caminin yapılması banisi Erdoğan için bir gurur kaynağı, İstanbul için de şaşaalı bir semboldür. 

Dahası, Ayasofya’nın anahtarı bizim elimizde. Hükümetin çıkaracağı tek bir kararla açılır. Uluslararası dengelerin gözetilmesi ya da uygun bir zaman için beklenilmesi gibi sebepler anlaşılabilir. Ama o uygun zaman bir gün gelir mi belli değil. Bugün bir saldırganla hesap soranlar yarın daha fazla saldırganla gelecekler. Birileri Ayasofya uğruna dünyanın öbür ucunda 50 Müslümanı katledebiliyorsa bu büyük mabedi bir cami olarak görmeye tahammül edemeyeceklerini söylemeye gerek yok.

İstanbul fethedilirken Ayasofya Bizanslılara bırakılıp kalan kısmı fethedilmiş değildi. Ayasofya İstanbul’un bir parçası olarak 566 yıldır bu ülkenin ve halkın malıdır. Hatta bütün Müslümanlarındır. Yeni Zelanda’da Müslümanlar Türk olmamalarına rağmen Ayasofya için şehit oldu. Eğer yöneticiler bu konuda karar vermekte zorlanıyorlarsa en azından şimdilik Ayasofya’nın müze statüsünde değişikliğe gidebilirler. Mesela adı Ayasofya İslami Miraslar Müzesi olabilir. Mabedde İslami bir doku yoksa bile kokusu olsun. Zeminde İslam’ın şiarı eserler bulunur. İnsanlar da içeride bir yerlerde kurulacak bir mescidde ibadetlerini yapar. Şimdilik böyle bir adım atılabilir.

Bu arada, katliamın diğer ve daha kök sebebi olan İslamofobi ile ilgili daha önce de yazdık. Ayrıca birçok değerli zata mektuplar göndererek aksiyon alınması için tavsiyelerde bulunduk. Ne var ki bu konu şahısları aşıyor. Bu yüzden bir kez daha büyük kurumları ve devleti İslamofobi ile ilgili çalışmalar yapmaya davet ediyoruz. Tüm dünyada İslamofobi ile en iyi mücadele eden kişinin CJ Werleman isimli agnostik biri olması hepimizin utancı olmalı. 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Harun samiHarun sami3 ay önce
    İbrahim hocam eline sağlık ama dikkat. Bu ara giden gidene! Zira Seçim arefesinde bu kadarcık naif eleştiri bile tahammül edilebilir değil, büyüklerimiz nezdinde.
  • behzatbehzat3 ay önce
    önce sizi tebrik ederim.bir devlet adamının öyle bile olsa düşmana karşı falancayı şöyle şöyle yapabiliriz ama bunu bedeli ağır olur sonra onlarda oralarda bizimkileri döverler gibi sözler söylemeye hakkının olmadığı kanaaatindeyim.böyle bir konuşma hangi amaçla olursa olsun doğru olmamıştır.
  • Hasan kHasan k3 ay önce
    Hollanda'da yaşıyorum. Gerçekten müslümanlarla iyi ilişkiler içerisinde olanlar veya hala insanlıktan nasibi olanlar hariç Yeni Zelanda terörü burada kimsenin pekte umrunda değil. Sehitlerimiz artık birer sayıdan ibaret. Ayasofya hakkındaki tespitiniz güzel, kilic hakkidir mutlaka acilmalidir. şimdiye kadar kudüs 'ün başına gelenler ve verilen cılız tepkiler ortada. Ayasofya açıldığında şimdi çıkarları için bizim yanımızda görünen bazı batı ülkeleri bu konuda karşımıza geçip safları siklastiracaklardir. Biz onlar gibi safları sık tutamadigimiz sürece daha müze olarak kalmaya mahkum.
  • Ahmet ÖzAhmet Öz3 ay önce
    Ayasofya'yı ibadete açacak kudret ve irade varken niçin Ayasofya ibadete açılmaz?Demek ki biz sade vatandaşın bilmeyip de yönetim erkinin bildiği çok şey var.Buna rağmen iktidara gelmeden önce,Ayasofya,Kudüs çokça siyasete konu edilir,iktidara gelince de,İsrail'in başkenti olarak Kudüs'ün ilanına engel olmaya güç yetirilemez.Ekonomik özgürlüğünüz çok güçlü ise,emperyal ülkelere söz söyleyebilme ve sözünü dinletebilme hakkına da sahip olabilirsiniz.İbrahim Bey;Fetih siyaseti,artık revaçta değil.Çünkü fetih yapabilecek iklim yok.Güçlü olsanızda yürürlükte sizi bağlayan evrensel,dünyaca kabul edilmiş yasalar,antlaşmalar var.Bu antlaşmaların çoğunda bizim imzamız var.Bu antlaşmalar ve yerleşik kuralları BM'ye egemen olan 5 büyük ülke takıyor mu?Hayır.O 5 büyük ülkeden biri olmalısınız ki kural tanımama özgürlüğünüz olsun.Küçük siklette,ağır siklette olanlarla güreşiyoruz.Yeri geliyor,horozlanıyoruz.Dediğiniz gibi İslami Miraslar Müzesi olsa Ayasofya,ne değişecek?Gücümüz belli.İçinde bulunduğumuz ve sahip olduğumuz coğrafyayı bile rantabl kullanamıyoruz.Suyu,toprağı,havayı kirletmiş,yeşil alan bırakmamışız.Bütün derdimiz Ayasofya ve Kudüs.Bir de,Şer'i yönetim ve hilafet özlemi.Kabe'nin içinde olduğu Mekke,sahabilerin ve Peygamberimiz'in kabrinin bulunduğu Medine,Suudi Arabistan'da.Suudi Arabistan devleti ise, İslam düşmanlarıyla birlik olmuş,müslüman kanı döküyor.Sizler,çareyi şehit olmakta arıyorsanız,gariban ailelerin,bedelli parası ödeyemeyen ailelerin çocukları,şehit olabilme adına can atıyor.Şehitler diyarı yaptık ülkemizi,hiç bir sorunumuzu çözemedik.Demek ki şehit edebiyatı,Ayasofya ve Kudüs hamaseti,milliyetçilik söylemleri,dünya gerçekliğinde para etmiyor.Para etmiyor diye,elbette kutsallarımız değersizleşmez.Ancak kutsalınızı kirli siyasetin maşası,aracı olarak kullanırsanız,inandırıcılığınızı kaybeder,alay konusu olursunuz.İslamofobi'yi hortlatan biraz da bizim yanlış dış politikalarımız değil mi?Siyasetimizin içine bile soktuk.Seçmenleri,iktidara oy verenleri Mahşer günü sorgusundan muaf tuttuk,oy vermeyenleri ise hain ilan ettik.Dönüp dolaşıp ahlak erozyonuna geliyor mesele.Siyasi ahlak temiz değil.Her şeyden önce kamil insan olamadık.Kavgasız günümüz geçmiyor.Avrupa ve gelişmiş ülkelerde de seçimler olur biter,hayat seyrine devam eder.Avrupalı dostlarımızın yönetim tarzlarındaki işlerlik lazım bize.Yanlışlıkla canı çektiği için,kamunun parasıyla küçücük çikolata alan bir yönetici,yaptığının etik olmaması sebebiyle cezalandırılabiliyorsa,ülkemizde böylesi uygulamaların olmasını hayal bile edemeyiz.Onların Kabe'si,Mekke Medine'si,Kudüs'ü yok ama çalışma hayatında alın terine sadakati ve saygıyı hedef alan,İslam dini'nin emrettiği işleri yapan bir sistemi var.İslami Miraslar Müzesi,fena bikir değil.Bizim siyaset tarzımıza da tam oturuyor.Saygılarımla.
  • Mesut SarpMesut Sarp3 ay önce
    Uzun uzun yazmaya ne gerek. Reiz söyledi, gidip namazlarımızı Sultanahmette kılalım. Ayasofya müze olarak devam etsin. Ecdatlarımızın kemik sızlamasınaysa diyecek bi şeyim yok. Demek ki hep bi şeyler secilene kadarmış.
  • AustAust3 ay önce
    İslamofobiyi besleyen brenton benzeri teröristler ve white supremistlik iddiasındaki İslam düşmanları bir yandan müslümanları hedef alırken diğer yandan masum hristiyanların da başlarına bela olmakta. Arzu etmedikleri bir mecra içine çekilmeye çalışılmakta. Abdurrahman Dilipak'ın da belirttiği gibi, kendilerince tasdik olmamış başka hiç bir dine hayat hakkı tanımayan neochristianıty inanışıyla yada konseptiyle donanıklar.

Günün Özeti