• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
  • VAV TV CANLI YAYIN
İbrahim Karataş
İbrahim Karataş
TÜM YAZILARI
17 Ağustos 2020

Türkiye karşıtlığı Türkiye’nin suçu mudur?

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) birkaç gün önce daha önce arka sokaklarda kuyruk salladığı İsrail ile ilişkisini resmi düzeye taşımak için bir adım attı. Yaptığı şey malumun ilanıydı. Türkiye ve Filistin’i destekleyen birçok Müslüman ülke karara tepki gösterdiler. Tabii BAE ve onu destekleyenler de Türkiye’nin İsrail’i kurulduğundan beri tanımasını ön plana çıkararak, ‘önce kendine bak’ dediler. 

Türkiye kendisiyle çelişiyor mu peki? Eğer BAE’nin diplomatik ilişki kurmasına karşıysa çelişmiş olur. Ayrıca BAE’ye ne yapması gerektiğini söyleyemez. Ancak durum böyle değil. Her Arap ülkesi İsrail’i tanır veya tanımaz kendi bilir ama tanımıyor gibi yapıp kapalı kapılar ardında tanımanın da ötesine geçen bir ilişki içinde olmak ikiyüzlülüktür. Katar 1997’de İsrail’in Doha’da ticari ofis açmasına izin verdiğinde BAE ve Suudiler Emir Hamad’ı ihanetle suçlamışlardı. Kaldı ki Katar bugün de İsrail ile diplomatik ilişkilerini sürdürüyor ve fakat İsrail’e karşı Filistin’i destekliyor. Tıpkı Türkiye’nin yaptığı gibi. 

Türkiye Filistin davası uğruna büyükelçisini bile geri çekti. Kudüs’ün İsrail’in başkenti yapılmasına şiddetle karşı çıktı. Oysa BAE aynı dönemde Kudüs’te gizlice emlak alıp İsraillillere veriyordu. Şimdi de İsrail’in Batı Yaka’yı ilhak edeceği bir dönemde, yani en olmaması gereken anda, İsrail’e ilan-ı aşk yapıyor. Batı Yaka’nın ikili ilişkilerin resmileşmesinin hatırına işgal edilmeyeceği büyük bir yalandır ki İsrail bu bölgeyi topraklarına katacağını açıkça söyledi. 

BAE’nin adımlarını mutlaka diğer Arap ülkeleri de takip edecektir. Böylelikle fiilen sahipsiz bırakılan Filistin davasından resmi olarak da vazgeçilmiş olacak. Aslında mezkur Arap ülkelerinin ikiyüzlü davranıp İsrail’e düşmanmış gibi davranmaları yerine İsrail’i tanımaları bir yönüyle iyi oldu. Yanlış savunulsa da dürüst olmak, münafıkane hareketlerden evladır. Ama bu onların günahını azaltmaz. 

Mezkur Arap ülkeleri bugüne kadar İsrail’e karşı birlik olamadıkları gibi şimdilerde tek tek yanaşmak peşinde olduğuna göre iş gene Türkiye’ye düşüyor. Hem zaten Filistin İngiliz mandası olmadan önce ne BAE, ne Suud ne de Mısır toprağıydı. Filistin Osmanlı toprağıydı. O zaman Osmanlı torunlarının bu davayı en azından diplomatik olarak üstlenmeleri kadar doğal bir şey olamaz ve şu anda yapılan şey tam da budur.

Tabii aslının Osmanlı olmadığını söyleyenler neden Filistin yüzünden İsrail’le aramız bozuluyor diyeceklerdir –ki diyorlar da. Mesela dış politikada kendini yetkin sayan birisi, “Arapları birleştiren şey artık İsrail değil, Türkiye karşıtlığıdır” dedi. Ona ve diğerlerine de bu sözü söyletenin Erdoğan karşıtlığı olduğunu biliyoruz. Erdoğan’a olan kinleri bir yana, doğrusu hangi Arapların Türkiye’ye karşı olduğunu merak ediyoruz. Arap halkı Türkiye’ye karşı değil. Birkaç diktatör dışında Arap ülkelerinin çoğu Türkiye’yi destekler. 

Hem Türkiye hangi birine ne yaptı da Türkiye’ye karşılar? Türkiye onları memnun etmek için Sisi, Hafter ya da Esed’i neden desteklesin? Hem bu sızlayan yetkin kişiler demokrat değiller mi? O zaman neden diktatörleri destekliyorlar? Erdoğan hükümeti darbe yapmış bir generali desteklediğinde darbeyi meşrulaştırmış olmaz mı? Bu durumda kendisine karşı yapılan 15 Temmuz darbesini savuşturduğu için suç işlemiş olmaz mı? 

Ancak biz biliyoruz ki bu insanlar demokrasi kendilerini iktidar yaptıkça demokrat, yapmayınca darbecilere şakşakçılık ederler. Yine biliyoruz ki bizdekilerin BAE’nin yozlaşmış yöneticilerinden farkı yoktur. İktidara gelseler aynısını yaparlar. İsrail Filistin’i işgal etmişse bu Filistin’in sorunudur der geçerler. Suriyeliler öldürülüyorsa bu onların meselesidir derler. Neticede ölen kendileri değil. Bu kadarı yine de anlaşılabilir. Ancak bu zevat Elazığ’da deprem olduğunda kendi vatandaşına bile 10 TL’yi çok gördü. Çünkü bunlar benciller, nemelazımcılar ve eziktirler. 

Doğruyu savunmanın bedeli şerefi muhafaza etmektir. Şeref ki insan olmaktır.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Bunlarida yaz yazar

.. sayin yazar geçenlerde bir Filistinli bayan dr rastladim. Dilim döndüğü ölçüde filistinli mazlum insanların çektiklerini anlattım.. ne dese beğenirsin biliyormusun..Beni enterese etmezse.bu cümle..
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23