• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İbrahim Karataş
İbrahim Karataş
TÜM YAZILARI
01 Nisan 2019

Seçim bitti, sıra ekonomide

Bir seçim daha geride geldi. Şahsen istikrarın ve iktidarın devamından yana oy kullandım. Kullanmayanlara (ahmaklık üzerinden kibir taslayan fikir varoşları hariç) da saygı duyuyorum. Yazıyı seçimin sonucunu bilmeden yazdığım için bundan sonraki süreç hakkında bir yorum yapamam. Ancak biliyorum ki Cumhur İttifakı bazı belediyeleri kaybetse hükümetin gücü azalmaz. Fakat muhalefete genel seçimlere kadar cesaret verir ki bugüne kadar sesi çıkmayan çapulcular ve terör yandaşları daha iktidar olmadan adeta iktidar olmuş gibi meydan okuyacaklardır. Kimbilir kaç tane daha “göbeğini kaşıyan adam” küfrüne benzer küfürler geliştireceklerdir. İlk seçimlerde ağızlarının payını alacaklardır ama o güne kadar kulaklarımıza azap edeceklerdir. 

Ancak genel tabloda genel bir değişiklik olmazsa hükümet bunu güvenoyu olarak değil, memleketin sorunlarını ve kendi hatalarını düzeltmek için yeni bir fırsat olarak görmelidir. Bilhassa ekonominin rayına oturması için acil önlem alınması lazım. Dışarıdaki manipülasyonları biliyoruz. Merkez Bankası olağanüstü bir iş çıkararak düzenbazları adeta tokatladı. Bundan sonra da aynısını yapmalı. Tokadı kendisi yemiş gibi ağlayan sözde ekonomistleri takmamalı. “Yabancılar bundan sonra gelmez” gibi zırvaları dinlemesinler. O yabancı dedikleri yatırımcı değil, paradan para kazanan tefeciler. Varlıklarıyla zarar verenler niye gelsinler ki? Gelecek olanlar yatırım yapmaya gelsin. Yoksa gelmesin.

Fakat manipülatörleri gemlemek ekonominin düzelmesi için yeterli olmaz. Harcamaya ve kredilere dayalı büyüme sürdürülebilir değil. Mutlaka üretime ağırlık vermeli. Her esnaf belli ki aldığı krediyi işini büyütmek için kullanmıyor. Faturası olmayan bir ticaret finanse edilmemeli. Sadece iş yapana destek verilmeli. Üretim ve ticaretin mutlaka devlet ya da bankalar tarafından müşahade edilmesi gerekir. Aslında bu tür bir modeli katılım bankaları halihazırda uyguluyor. Maliye Bakanı Berat Albayrak da bu modeli istiyor ve katılım bankalarının sektördeki payının artmasını istiyor. Bir konferansta bizzat kendisinden dinlemiştim. Berat bey bu konuda mutlaka harekete geçmeli. 

Diğer yandan yıllardır üretim yapan büyük holdinglere daha fazla mı teşvik verilmeli, bunu biraz tartışmalı. Kore modeli üzerinde durulabilir mesela. Neticede başarılı olmuş bir model ve Türkiye’ye tam uyuyor. Ayrıca kobilerle holdinglerin işbirliğine girmesi için bir çalışma başlatılabilir. Nice kobi sermayesizlikten ya da tecrübesizlikten dolayı batıyor. Holdinglerin sermayesi ve tecrübesi ile küçük işletmelerin üretim gücünden bir sinerji oluşturulmalı.

Daha bunun gibi birçok öneri yazılabilir. Ancak en iyisini işin ehli işadamları bilir. Kobiler ve büyük işletme sahipleri dinlenerek sorunları belirlenmeli. Ayrıca onları da katma değeri yüksek ürünlere yönlendirmeli. Türkiye üretim potansiyeli yüksek olan bir ülke. Tek eksiği verimliliği artıracak stratejiler. Eğer strateji geliştirmede zorlanıyorsak başkalarının ne yaptığına bakmalıyız. İnovasyon gibi iddialı laflar söylemeye gerek de yok, ihtiyaç da yok. Sanayide sıralamada ortalardayız. Önceliği esinlenmeye vermeliyiz. Kim neyi nasıl yapıyorsa onu öğrenip uygulamalıyız. Bu sayede önümüzde gidenleri yakalamış oluruz. Daha sonra onları geçme fırsatı bile elde edilir. Örneğin Çinliler telefon üretimini Amerikalılardan öğrendiler ama şimdi daha iyisini üretiyorlar. 

İyi bir ekonomi herkesin önceliği. Çünkü soğuk hava misali herkesi etkiliyor. Hükümetler darbelerle gitmeyebilir ama kötü ekonomi yüzünden kesin olarak giderler. Önümüzdeki dört yıl bu ülkenin şaha kalkması için yeter de artar bile. Hükümet bu fırsatı iyi değerlendirmeli. Nasıl ki geçen dönemde terörü bitirdi, önümüzdeki dönemde de ekonominin tüm yapısal sorunlarını çözebilir. Gerekirse bir OHAL de ekonomi için ilan edilir. OHAL’den kastımız bazı kanunların geçici olarak devre dışı bırakılması değil, ekonomiyi kalkındıracak çalışmalardır. İyi bir ekonomik ortamda diğer sorunlar yaşam alanı bulamaz. Gelecek seçimde maddi konular yerine manevi konuları konuşmak dileğiyle.

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23