• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İbrahim Karataş
İbrahim Karataş
TÜM YAZILARI

Osmanlı’daki Kadınlar Halk Fırkasından Bugüne

29 Haziran 2020


İbrahim Karataş İletişim: [email protected]

Ak Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, mecliste kendi partilerinden önce kadının olmadığını söyleyince CHP kıyameti kopardı. Bu sözler, kadınları çarşaftan kurtarıp(!) özgürlüklerine kavuşturduğuna kendini inandırmış CHP’lilerin suratına tokat gibi indi. CHP kendisini Türkiye’de modernliğin öncüsü gibi görür ve bu konuda kendisine laf söyletmez. Meselenin doğrusunu söyleyene ise hiç modern olmayan davranış türleriyle cevap verir.

Hepimiz biliyoruz ki CHP’nin ki arkaik (modern gibi görünen gericilik) bir modernleşmedir. Kadınları sözde özgürleştirmeleri de böyledir. Bunu anlamak için zihniyetçe CHP’ye yakın bir kadın derneğinin websitesine girip Türkiye’deki kadın hareketlerinin tarinine baktık. İlgili raporları bile bazı kadınların bu ülkede sanki hiç yaşamadığı hissini veriyor. Sitede yazıldığına göre ilk kadın hareketleri, mecmualar ve dernekleşme 1910’dan itibaren başlıyor. Yani Osmanlı döneminde. 1914’te ise kadınlar ilk kez üniversiteye alınmaya başlıyorlar. O dönem üniversiteye giden kızların çoğunun çarşaflı olduğunu söylemeye gerek yok. Daha sonra muhafazakâr öğrencilere üniversitelerin kapıları kapanır ve aynı hakkı geri almak için 100 yıl beklemek zorunda kalırlar (oda ve baroların laik-sol zihniyetin kontrolünde olmasının bir sebebi de budur).

Osmanlının kadınları o günlerin çok partili döneminde daha da ileri gidip Haziran 1923’te Nezihe Muhiddin ve on üç kadın arkadaşının önderliğinde Kadınlar Halk Fırkasını kuruyorlar. Sadece kadınlara hitap eden partinin kurulduğu günlerde daha CHP kurulmamıştı. Aylar sonra CHP kuruluyor ve her şey değişiyor. Cumhuriyetin kurucuları CHP dışında hiçbir partinin varlığını istemedikleri için Kadınlar Halk Fırkasının resmi faaliyet göstermesine izin verilmiyor. Ayrıca Nezihe Muhiddin de yolsuzlukla suçlanıp bir şekilde siyasetin dışına itiliyor. 1930’lara gelindiğinde Osmanlıdan kalma çok partili system bitiriliyor ve CHP dışında ne kadın ne de erkek partisi kalıyor. 

Ancak yine de seçimler yapılıyor. Hatta mecliste kadınlar da bulunsun diye 1934’te kadınlara seçme ve seçilme hakkı veriliyor. Ne var ki seçimi halk değil CHP yönetimi yapıyor. Her ile belli bir vekil kontentanı veriliyor ve kimin meclise gireceğine CHP karar veriyordu. Bu vesile ile birkaç kadın da meclise girer. Fakat tesettürlü kadınlar için değil meclise girmek, önünden geçmek bile yasaktır (o dönemde sokaktaki çarşaflılar fişleniyordu). CHP’ye yakın kadın derneği ne hikmetse kadınlara yapılan bu ayrımcılıktan bahsetmiyor. 

28 Şubat Sürecinde başörtülü öğrencilerin okuldan atılmasını ve yerlerde sürülmesinden de bahsetmiyorlar. Aynı süreçte CHP’den milletvekili olan bir kadın profesörün öğrencileri ikna odalarına alıp başlarını açmaya çalıştıklarını çoğumuz hatırlıyordur. Ayrıca bahsetmeseler de Fazilet Partisinden seçilen Merve Kavakçı’ya mecliste nasıl haddinin bildirilip(!) milletvekilliğinin düşürüldüğünü de hatırlıyoruz (Özlem hanım bilmeden 21 yıl sonra adeta rövanşı almış gibi oldu). Sonra Ak Parti geldi ve başörtülülerin okula girmelerinin, devlet dairelerinde çalışmalarının ve meclise girmelerinin önünü açtı. Böylelikle laiklik kisvesi adı altında toplumun muhafazakâr kadınlarının eğitim, çalışma ve siyaset haklarının elinden alınması sona erdirildi. 

CHP’nin arkaik zihniyeti modernliği kıyafete kadar indirmekle kalmamış, onu adeta tabuya dönüştürmüştür. Bilerek ya da bilmeyerek akıldan da uzaklaşmış ve yerine kendi tabularını ikame etmiştir. Ak Parti en azından kimseye başörtüsünü kimseye dayatmadı ve başı açıkları dışlamadı ki doğrusu da budur. Ancak CHP kadınlar arasındaki eşitliğe inanmıyor. Cahil de olsa laik bir kadını muhafazakâr bir kadından (başı açık ya da kapalı fark etmez) üstün görüyor. Fırsatı bulduklarında Osmanlıdaki özgürlükleri bile çok görüp yasaklar dönemini yeniden başlatacaklardır. Dileriz ki milletin basireti pusuda bekleyen tehlikeyi görüyordur. Eğer görmezse sosyal hayatta bir kısım kadınların sadece adı değil, kendileri de olmayacaklar.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Salih

Ak partinin oylarının 2/3'nü kadınlar veriyor diye düşünüyorum
  • Yanıtla

Aİsmail

Kadın evden çıkmayacak,erkeksiz dışarıya çıkmayacak,gerektiğinde belirli şekilde dövülecek,kocasının her isteğini yerine getirecek,çocuklarına bakıp karınlarını doyuracak,hiçbir işte çalışmayacak.Sen bir erkek olarak böyle bir kadının yerinde olmak istermiydin?...Maşallah kadının adı varmış(!)
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23