• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İbrahim Karataş
İbrahim Karataş
TÜM YAZILARI

Nükleer silah maceramız

07 Eylül 2020


İbrahim Karataş İletişim: [email protected]

Yedi düvelin Türkiye’ye karşı birleştiği bu zamanda akla gelen ilk sorulardan biri; Türkiye’nin bunlarla nasıl baş edeceğidir. Türk savunma sanayisi ilerliyor ama henüz kendine yeter durumda değil. Bilhassa motor gibi önemli parçalar üretilemiyor ve dahası yabancılar da satmıyorlar. Oysa ülkemize diş gösterenler arasında nükleer silaha sahip olanlar da var. Artık belli ki onları caydırmanın tek yolu nükleer silaha sahip olmaktır. 

Türkiye bu konuda açıktan nükleer silahla ilgilenmiyor gibi görünüyor. Gizlice silah üretip üretmediği de belli değil. Ancak 2015 yılında The National Interest’te Hans Rühle imzalı yazıda yazılanlar doğruysa Türkiye çoktan nükleer bir güç oldu/olacak demektir. Rühle bilgilerinin çoğunu Alman istihbarat teşkilatı BND’ye dayandırıyor. 

Rühle’ye göre Türkiye, Rus ve Japonlara kurduracağı nükleer santrallerde kendi uranyum çubuklarını kullanmayı ve kullanılan çubukların Rus ve Japonlara verilmemesini şart koşmuş. Bu bilgi doğru mudur bilmiyoruz ama müddei Rühle’ye göre Türkiye düşük seviyede de olsa uranyum zenginleştirmesini kendisi yapmak için bu şartı koşmuş. Fakat her alanda dışa bağımlı kalmak istemeyen Türkiye nükleer enerji konusunda da bağımsız kalmak istiyor olabilir. 

Ancak Rühle kullanılmış yakıt çubuklarının iade edilmemesini Türkiye’nin plutonyum bombası üretme isteğine bağlıyor. Rühle ayrıca nükleer silah üretmek için plutonyumun % 7 kadar kirli (saflaştırılmamış) olmasına gerek olmadığını, Amerika’nın 1962’te % 23’lük kirlilik oranına sahip bir plutonyum bombasını test ettiğini söylüyor. Ayrıca santralde birkaç yıl beklemesi gereken çubuklar 6 ile 12 ay arasında çıkarıldığı zaman plutonyum bombasında kullanılabileceğini belirtiyor. İran’daki Buşehr santralinde bu tür plutonyum çubuklarının olduğunu iddia eden yazar, bu çubuklardan yapılacak bir atom bombasının Nagazaki’ye atılan bombadan 25 kat daha güçlü olduğunu vurguluyor. 

Yine BND’ye referans veren Rühle, Türkiye’nin 2010’da Erdoğan’ın talimatıyla uranyum zenginleştirmeye başladığını iddia ediyor. Yazar ayrıca uranyumun önce gaza dönüştürülüp sonra da santrfüjlerde zenginleştirildiğini söylüyor. Diğer yandan Türkiye’nin mafya aracılığıyla eski bir Sovyet ülkesinden Kosova ve Bosna üzerinden zenginleştirilmiş uranyum getirdiğini öne sürüyor. 

Rühle’nin diğer bir iddiası ise Türkiye’nin Pakistan’ın nükleer silah üretmesine yardımcı olduğudur. İddiasına göre Pakistan’daki santrfüjlerin elektronik aksamı Türkiye’den gitti. Ayrıca Pakistan’ın dışarıdan alamadığı birçok ürün Türkiye üzerinden alındı. Pakistan’a atom bombasını ürettiren Abdulkadir Han’ın zamanında Türkiye’ye de gelip nükleer çalışmalar yapmak istediğini yazıyor (Bu bilgi birçok yerde geçtiği için doğrudur denilebilir. Türkiye Han’ın teklfini kabul etmedi. Eğer kabul etseydi Han o günlerde muhtemelen FETÖ tarafından öldürülürdü). Rühle ayrıca Pakistan’ın Türkiye’ye nükleer işbirliği teklif ettiğini vurguluyor ve işbirliğinin bugüne kadar Türkiye’ye nükleer anlamda çok şey kazandırmış olabileceğini iddia ediyor. 

Rühle’nin son iddiası ise Abdulkadir Han’ın 2003’te Malezya’dan Dubai üzerinden Libya’ya santrfüj parçaları gönderdiği, ancak bunların kaybolduğu, üç ülkenin nükleer kaçakcılığa karıştığı, dördüncü ülkeninse Türkiye olduğudur. Rühle Han’ın yakıtın yanısıra nasıl atom bombası üretileceğine dair bilgiler verdiğini de öne sürüyor. Rühle’ye göre bu iddia doğru olmasa bile Pakistan’la olan sıkı ilişkiler Türkiye’yi nükleer güç yapmış olabilir. Son olarak Rühle bazı kaynaklara dayanarak Netanyahu’nun 15 Mart 2010’da dönemin Yunan Başbakanı Yorgo Papandreu’ya Türkiye’nin istediği zaman nükleer silaha sahip olabileceğini söylediğini iddia ediyor. 

Bu yazıyı okuduktan sonra bende oluşan kanaat şu ki; Türkiye atom bombası edinmenin uzağında değil. Eğer kendini baskı altında hissederse atom bombasına sahip olmaya çalışacaktır. Ancak varoluşsal bir tehdit yoksa malzemesini ve bilgisini (know how) bir yerlerde hazır şekilde bekletecektir. Dilerim yanılmış olmam.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Qwerty

Nükleer için herşey hazır , dünyaya hedef olmamak ve pl rezervi için biraz daha zaman...
  • Yanıtla

Süleyman Sırrı Dinçer

İbrahim Bey Kardeşim Yazınızın her satırı tek kelime ile MÜTHİŞ.Açıkçası sevindim.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23