• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İbrahim Karataş
İbrahim Karataş
TÜM YAZILARI
24 Haziran 2019

Mursi, Türkiye ve basiretsizlik

Ortadoğu’da bir diktatör anti-Amerikancı olduğunda onu demokrasiyle tehdit eden Amerikalılar, birisi demokratik seçimlerle iktidara geldiğinde anti-Amerikancı olup olmadığına bakarak ilgili ülkeye karşı politika belirlerler. Rahmetli Muhammed Mursi seçimlerle iktidara gelmiş bir liderdi. Onu şiddetten uzak, kimsenin hayatına karışmayan ve fakat inandığı gibi yaşayan İhvan örgütü ile bazı sert muhafazakârlar destekledi. Ancak bir süre sonra İhvan dışındaki diğer partiler, bizde CHP ile ittifak kuran dernek büyüklüğündeki İslami parti misali desteğini çekerek Mursi’nin meşruiyetini sorgulatarak Sisi gibi bir zalimin darbe yapmasına zemin hazırladılar.

Sisi, Mursi’yi idam etmeye cesaret edemediği için yavaş yavaş ölmesi için hayat şartlarını ağırlaştırdı. Mursi daha önce de kalp krizi geçirdiği için yeni bir kalp kriziyle ölmesi yüksek ihtimaldi. Bu bilindiği için Mursi mahkemede yere düştüğünde 20 dakika boyunca dokunmadılar. Çünkü dokunurlarsa kurtulma ihtimali vardı. Ve sonunda Mursi sanki eceliyle ölmüş gibi hayatını kaybetti. 

Sisi’nin uyduruk seçimlerini dans ederek gözlemleyen Amerikalılar Mursi’nin ölümü için Sisi’yi suçlamadılar. Oysa hapisteki darbeciler için bile Türkiye’den hesap soruyorlardı. Sisi’nin davetine katılıp boy boy fotoğraf çektiren Avrupalılar da oralı olmadı. Lider olarak doğru dürüst tek tepkiyi Cumhurbaşkanı Erdoğan verdi. Öte yandan; birçok ülkedeki Müslüman halk gıyabi cenaze namazları kılarak taraflarını belli ettiler. Ancak beklendiği gibi laik kesim Mursi’nin ölümü için sevinç çığlıkları attı. Kimsenin şüphesi olmasın ki, geleceğin diktatörleri laiklerin içinden çıkacak. 

Mursi’nin başına gelenlerden dersler çıkarılmalı. Buna göre ilk ders, ne Amerika’nın ne de Avrupa’nın hâlâ kendileri dışında kimseyi sevmediğini kabullenmektir. Onlar için doğu milleti hâlâ yobaz, cahil, şiddet kullanılarak adam edilecek bir toplumlar birliğidir. Demokrasi Doğu için lükstür. Çünkü seçimler ya Mursi’yi ya da Erdoğan’ı iktidara getiriyor. Yani onların tabiriyle İslamcıları. İslamcılar kötüdür, çünkü haşa İslam kötüdür. Onlar için en iyi Müslüman Batıya en yakın olanıdır. Bu yüzden laikleri pek severler. Gerçekten de İslam dünyasındaki Batı yanlıları birbirinin aynısıdır. Sisi’yi destekleyen bir Mısırlı ile CHP’yi destekleyen bir Türk arasında çok bir fark yoktur. Samuel Huntington’un tabiriyle bu Doğu ile Batı arasına sıkışmış sınıfsız sınıf ne doğulu kalabildi, ne de batılı olabildi. Ancak sayıları az olmakla birlikte gücü zorla ellerinde tutarak halkın üzerinde baskı kurabildiler.

İkinci ders, Mursi gibi Erdoğan da devrilmeye ve hatta öldürülmeye çalışıldı. Eğer başarılı olunsaydı Türkiye de Mısır’a dönecekti. Bugün hapislerde FETÖ’cülerin yerinde kendi halindeki masum insanlar olacaktı. Ne var ki bazılarının bunu anlaması için başlarına aynısının gelmesi gerekecek. Çünkü İstanbul seçimlerinde de görüldüğü üzere bazıları değişiklik istiyoruz deyip yalanı meslek haline getirmiş CHP’li adayın peşine düştü. 

Son ders, madem zulüm Batının desteğiyle vuku buluyor, öyleyse Batıya bağımlı olmanın lüzumu yok. Türkiye S-400’ü de almalı, Kıbrıs’ta petrol de aramalı ve AB ile imzaladığı geri kabul anlaşmasını iptal etmelidir. Sadece bir tarafın kazançlı çıktığı anlaşma anlaşma değildir. Madem Esad’ı, Sisi’yi ve diğer diktatörleri destekliyorlar, o zaman onlardan kaçan halka da onlar baksınlar. Avrupa’yı memnun etmenin kimseye faydası yok. Yıllardır üyelik için hiçbir fasıl açılmış değil ve yıllarca da açılmayacak. Madem fasıllar açılmıyor, Türkiye de müzakereleri tek taraflı olarak askıya aldığını ilan etsin. Avrupalılar askıya alacağına Türkiye alsın. Böylelikle istemeyen onlar değil Türkiye olur ki onlara minnet etmediğini de göstermiş olur. 

Çıkarılması gereken daha çok ders var. Ancak halkın bir kesiminin ders çıkarmak yerine bir inat üzere bugünlerde tökezlese de alternatiflere nazaran daha iyi olan siyasi gidişatı değiştirmeye çalışması insanı endişelendiriyor. Bir basiretsizlik baş göstermiş durumda. İnşaallah yanılan ve basireti kapanan biz oluruz. Ama yanılmadıysak bu ülkeyi kendi elimizle ateşe atmış olacağız. 

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23