IMF’ye muhtaç etmeye çalışıyorlar

25 Mart 2019 Pazartesi

Türkiye 2013 yılına girdiğinde kişi başına düşen gelir 12480 dolardı. Aynı yıl Dünya Bankasının yüksek gelirli ülke kategorisi için belirlediği alt limit 12615 dolardı. Yani, kişi başına 135 dolarımız daha olsa yüksek gelirli bir ülke olup birinci lige çıkacaktık. 2018 itibariyle ise yüksek gelirli ülke için alt limit 12056 dolara, Türkiye’de kişi başına düşen gelirse 9633 dolara inmiş durumda. Zengin ülkeler yüzde 5 fakirleşirken Türkiye üçte bir fakirleşmiş. Aslında Türkiye için tersinin olması lazımdı. Kişi başına düşen gelir en az 15 bin dolar olmalıydı ama olmadı.

Hükümet kanadında değişen fazla bir şey yok. Güçlü bir ekonomi gayesi devam ediyor. Kadrolarda değişiklikler olsa da genel planlarda bir değişiklik bulunmuyor. Sebebini ezbere olarak içerideki ve dışarıdaki şer güçlere bağlamak istemiyorum ama ülkenin ve vatandaşın milli gelirinin keskin düşüşler gösterdiği dönemlerle darbe ve darbe benzeri siyasi olayların birbirinin üzerine gelmesine de tesadüf demek ya aşırı iyi niyettendir ya da gerçeklere karşı körlüktür. Gezi olayları oluyor, birkaç yüz dolar fakirleşiyoruz. Sonra 17-25 Aralık darbesi oluyor, yine fakirleşiyoruz. Daha sonra Rus uçağı düşürülüyor. Sonra 15 Temmuz’daki hain darbe oluyor. Hemen sonrasında DAEŞ’e, sonra da Afrin’de YPG’ye müdahale ediliyor. Tabii bu arada fakirleşmeye devam ediyoruz. Bizler fakirleştikçe de alım gücümüz düşüyor ve enflasyon artıyor. En hassas dönemde dolar krizi ile yeniden sarsılıyoruz ve ekonomi dolar ve faizler yüzünden kısmen kilitleniyor.

Elbette ki hükümetin de hataları olmuştur. Yeri geldiğinde piyasalara geç müdahale etti. Bazen oldu yaptığı siyasi manevraların bedeli ekonomiden çıktı. Fakat halka ve ülkeye bilinçli olarak zarar verecek herhangi bir politikalarına da şahit olmadık. Birileri çıkıp yolsuzluktan bahsedebilir. Ancak bahsini ispat etmediği sürece söylediğinin bir geçerliliği yoktur.

Cuma günü TL, dolar karşısında bir anda yüzde 6 değer kaybetti. Bu kayba neden olacak ne bir hükümet hamlesi gördük ne de bu kadar kötü bir ekonomiye sahibiz. Ama dolar yine de 5,80’i yokladı. İyi ve kötü niyetli ekonomistlerin söylediklerinden anladığım şu; Piyasaya seçimden sonra doların yükseleceğine dair bir dedikodu yayılıyor. Bu yüzden parası olanlar dolara yatırıyor. Diğer yandan asıl büyük alımlar piyasalar kapandıktan sonra yapılıyor. Çünkü o vakit alımı yabancılar yapıyor. Kısacası yerli para sahipleriyle yabancı manipülatörler doları yeniden yükseltiyorlar. 

Ancak görünen sebeplerin ardında öyle bir sebep var ki, mutlaka ıskalanmamalı. O da şu; Türkiye’yi bir şekilde IMF ile masaya oturmaya zorluyorlar. Birkaç gün önce IMF sözcüsü Türkiye ekonomisinin yavaşladığını ve hükümetin çare bulması gerektiğini söyledi. Siz bunu imalı olarak “gel bizimle anlaş” olarak okuyun. Bu ülkeye eğer borç lazımsa bir yerden borç bulması gayet normaldir. Ama borç veren IMF olmamalı. Çünkü IMF ülkenin ekonomisine, siyasetine, sosyal hayatına, kısaca her şeye dair şartlar koyarak borç verir. IMF’nin şartlarını kabul etmek demek direksiyonu onların eline vermek demektir. Verirseniz de bir daha alamazsınız. 

Eğer halk seçimlerde bir tokat da ben vurayım derse ekonominin durumu daha da kötüleşecek. Halk istediğini yapmakta özgürdür ve saygı duyulmalı. Fakat an itibariyle birileri yine ülkeyi ensesinden yakalamış ve diz çöktürmeye çalışıyor. Öfkeyle verilecek her karar yine gelip bizleri vuracak. Son dönemde ekonomide bedeller ödense de başka yönden çok kazanımlar oldu. Mesela terörün beli kırıldı. Ekonomiyi bu hale getiren bir neden de terörle mücadele değil miydi? Darbenin arkasında FETÖ yok muydu? PKK yüzünden harcanan paralar bu ülkenin bir yıllık milli geliri kadar. Şimdi artık sorunun kaynaklarından biri olan terör yok edilmiş oldu. Hükümetin ekonomiye odaklanması için halk desteğinin devam etmesi gerekiyor. Bu yüzden aklı selim hareket etmeli ve devleti IMF’ye muhtaç etmemeliyiz. 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • ErcanErcan1 ay önce
    İmf'ye olan 5 milyar doları ödemekle övünen Erdoğan tank palet fabrikasına 50 milyon dolar yatırım gerektiği için işletme hakkını devrettiğini söylüyor.Durum sandığından daha vahim galiba.
  • Süleyman Sırrı DinçerSüleyman Sırrı Dinçer1 ay önce
    Basiretli..güzel..bir..yazı..Son..yıllarda..kaç..çelme..yedik..ona..rağmen..yarışa..devam..ediyoruz..
  • Mertürk Mertürk 1 ay önce
    2013 yılında kişi başı gelir 12300 dolar diyorsunuz? Nasıl,?2013 yılında 1 dolar 3 TL olması gerekirken, 1 dolar 2 TL civarındaydı. Kur u düşük tutarak , kağıt üstünde ,milli gelirimizi yüksek gösterdik. Ayrıca 2007 de milli gelir hesaplama yöntemi değiştirilerek milli gelirimiz yükseltilmiştir. Yeni milli gelir hesabını eskiye de uygularsak, 2000 yılında 4000 dolar civarı görünen kişi başı milli gelir ,6000 dolar civarı çıkar. Normalde kur enflasyona yakın artması gerek. 2013 yılına kadar kur enflasyonun çok altında artarak, TL reel aşırı değerlenmiştir. Buda milli geliri olduğundan çok fazla göstermiş, ekonomide yapılan bazı hayati yanlışların görülmemesine neden olmuştur. Sn Cumhurbaşkanı etrafındaki bazı danışmanlar bilerek bunu yaparak ,sn Cumhurbaşkanını yanıltmışlar ve bu günkü ekonomik dışa bağımlıhale gelmemize neden olmuşlardır. Bu sayede dış borcun, GSMH ya oranı düşük gösterilerek , bakın dış borç oranlarımız dünyaya göre çok düşük denilerek ,sn Cumhurbaşkanı yanıltılmıştır. Maalesef sn Cumhurbaşkanı ,yanlış ,eksik çarpık ekonomik bilgiler ile ,danışmamları tarafından adeta zehirlenmektedir. Bu danışmanlar ,bu şekilde iyi niyetli uyarıları yapanlarıda ,Recep Tayyip erdoğan düşmanı gibi göstererek ,ihanetlerini örtmeye çalışmaktadırlar. Yanlış analiz ,yanlış tespite götürür, yanlış tespit ise ,ekonomide yapılan yanlışların devam etmesine neden olarak ülkeyi ekonomik felakete götürür.
  • Mertürk Mertürk 1 ay önce
    Ülkenin bekası sorunu ,ülke ve millet çıkarlarının ,müteahitlerin çıkarlarının üstünde tutulması ile olur. Buda,inşaat ekonomisinden,beton ekonomisinden çıkıp , sanayi ve üretim ekonomisine geçmek demektir.Üretim ekonomisine nasıl geçilir? Türkiye ,ithalatıtını yaptığı malların envanterini çıkarıp bu malları yurt içinde üreten firmaları ,üretimlerini ve kalitelerini artırmak için her türlü kredi ve teşviği vererek, üretimlerini arttırmaları sağlanmalıdır. Ülkemizde üretilmeyip ,üretimi yapılabilecek, aramal ve hammadde üretimi için ,gerekirse varlık fonu 49,9% ortaklık ile ,bu malların yurt içinde üretimi proaktif bir şekilde desteklenmelidir. Aynı şekilde ihracat firmalarıda teşvik edilmelidir.Eldeki kıt kaynaklar üretime aktarılmalıdır müteahitlere değil.Akıl ,mantık bunu gerektirir.Bu durum, ak partinin etrafını sarmış olan müteahhitleri üzecek?. Ama buna mecbur ve mahkumuzda. Ancak bu şekilde finansal açıdan dışa bağımlılıktan kurtulabiliriz. Lakin müteahhit çıkarları, ülke ve millet çıkarları üzerine ağır basarsa halimiz nice olur. Bu durumda IMF bile bizi kurtaramaz
  • selmanselman1 ay önce
    Ak parti'nin ilk dönemindeki refahın altında İMF'nin, yani Kemal Derviş'in programı var. Gavuru öldür, hakkını ver. İmf'den korkmayın, fazla da kötülemeyin, seçimden sonra "iyi ki anlaşıldı imf ile" diye çark etmek zorunda kalabilirsiniz, dikkat :)
  • GalaxyGalaxy1 ay önce
    Ek yorum yapmak zorunda kaldim uykusuda biraktiniz beni.Kendimden soz edecek olursam 36 yildir ayni meslek uzereyim ek işler yapsamda.Olmeden de emeklilik yok gibime gelir.Bazan bıkkinlikla bazan aşkla.... Sol görüslu bir komşum vardi,amerikanin sattigi uçaklarin yazilimini degistiren muhendislerin akibeti meçhul demisti ,konuyu açarak.Bir arada amerikanin bize sattigi iki gemiden şöz etmişti.Hurdaymış parcalarini ancak onlardan temin edebilyormüsuz.Kendimiz üretsek kat kat daha düşuk masrafa tekabul edermiş.Aklima Osmanlı nin 2 ameriakan gemisini yakalayip adriyatikte olsa gerek,esir ettigi aklima geldi.Adamlar intikam aliyor usul usul.Icimizdeki amerikalilari zaten saymiyiruz, hepten amerikan...Bu ulkenin mesulleri yokmu akli basinda sirumlu yokmu Allah mi bu millete vekillik ediyor diye düşünmeden edemiyor insan. Mahallemizde bir ihtiyar kadin vardi.Igullarindan yakinarak"En akillimiz degirmene yogurt öğutmeye gidiyor" derdi.Bir sözu daha vardi biraz mustehcen ama bizi cicuk gözuyle bakarak dikkate almayarak"Elin doğurduğu akilli oluyor,bizimkiler anani ..........m diyene bubam ol diyorlar kizim" derdi.Bizim işler böyle......
  • VeliVeli1 ay önce
    Sayın yazar yazdığın yazıya değer yorumlar almışsın, seni kutluyor başarılarının devamını diliyorum
  • GalaxyyGalaxyy1 ay önce
    Bir vakit muhalefet mensuplarndan biri "koylere telefon hizmeti sunulmuş"bu Özalin icraati degil zamanin getirisi gerekliligi diyordu.Özal debebiyle birkaç yil erken gelinmiştir. Ticari amacla siyasi amaçla ,istihbarat amaciyla zaten gelecekti denebilir.Iktidarda isci haklari vatandas haklari hasta haklari hususunda icraatta ilk olmustur.Ulasimda....vs.Ama bir ilçenin memuruyla esnafiyla koylusuyle kurum kurulusuylatum yillik gelirini tek seferde cebe koyanlarida duyduk.Gorunen bilinende var.Ulkenin gayri safi milli hasilati şu ralama erdi deriz.Elbet 15 yildir nufusta artti.Normali anormalgostermek dogru olabilir ama gerçek olamaz.Ayrica Ingiltere ye 450 ton altin emanet edildoginden soz ediliyor.Bu devirde kimseye guven yok.Ata ya kardeşe eşe.Hassas konularda gayrimuslime guven kitabada aykiri. Vermem dese ne yapabiliriz.Hic...Verme olasiligi %hic. Guven yok dindaslarda bile..Keşke Allah kalb açikligi versede şu kafir şi mumin şu munafik diye simasindan bilsekte,soylemesek...Hicbir diyasipartiyle resmi veya gönul bagimiz yoktur.
  • El-HaccEl-Hacc1 ay önce
    Sayın yazar ımf ye ihtiyaç varmı?bankaların büyük bölümü yabancıların elinde hazine nereden borçlanıyor sanıyorsun .yani işin aslı ülkemizdeki bankalar imf nin işini görüyorlar.yani vantuzluyorlar senin bildiğin imf ye ihtiyaç yok.nokta
  • şükrüşükrü1 ay önce
    tayip devletin tüm araçlarını kullanarak hatta ücret vererek yalan konuşacağı alanlara topluyor ama boşuna ilmi sanatı sevmeyen ve halkı bölmeye uğraşıyor kısaca PKK dan bile tehlikeli adamlar yıllarca başımızda Büyük Atatürk ne kadar güçlü ki bu ülkemiz yıkılmıyor hatta PİS araplara bile benzet-emiyorlar
  • Mertürk Mertürk 1 ay önce
    TÜRKİYE , SON ONBEŞ YILDA ,OSMANLININ SON YILLARINDAKİ DIŞ BORÇ TUZAĞINA DÜŞÜRÜLDÜ2003-2013 YILLARI ARASINDA KÜRESEL PARA ÇETELERİ ÜLKEYİ ADETA UCUZ DÖVİZE BOĞDULAR. 2003-2013 YILLARI ARASI BOL UCUZ DÖVİZ , TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİNBİR TUZAKTI. 2002-2012 YILLARI ARASI 212% BİLEŞİK,ENFLASYONA RAĞMEN,DÖVİZ SEPETİNİN 22% CÜZZİ MİKTARDA ARTMASINI SAĞLADILAR2002-2012 YILLARI ARASI ,TÜRK LİRASININ 80% REEL AŞIRI DEĞER KAZANMASINI SAĞLAYIP,YERLİ ÜRETİCİNİN REKABET GÜCÜNÜ İYİCE AZALTTILAR,YERLİ ÜRETİMİ VE SANAYİ İHRACATI ÇÖKERTTİLER.İTHALAT-İNŞAAT-HİZMET SEKTÖRÜ BÜYÜME İLE YÜKSEK CARİ AÇIK VERDİKSİZ ÜRETMEYİN DEDİLER BUNUN YERİNE ALIN SİZE BORÇ PARA, BİZDEN MAL ALIN DEDİLER. UCUZ BOL DÖVİZ ORTAMINDA AŞIRI BORÇLANARAK İTHALAT KAYNAKLI MALLARI AŞIRI DERECEDE TÜKETEREK , İTHALAT,İNŞAAT, HİZMET SEKTÖRÜ İLE BÜYÜDÜK. UCUZ BOL DÖVİZİN HİÇ BİTMEYECEĞİNİ DÖŞÜNDÜK. BORCU DAHA ÇOK BORÇLANARAK VE BU DURUMUN HİÇ BİTMEYECEĞİNİ HEP DEVAM EDECEĞİMİZİ DÜŞÜNDÜK. BUNUN SONUCU;EKONOMİDE SANAYİNİN AĞIRLIĞI 30% LARDAN ,2016 DA 17% ALTINA KADAR DÜŞTÜ (TASSARUFLARI ARTIRAN,KENDİSİNEVE BÜTÜN SEKTÖRLERE FİNANS SAĞLAYAN TEMEL SEKTÖR SANAYİDİR) HİÇ BİR ÜLKE ,KENDİ PARASININ REEL AŞIRI DEĞERLENİP ,ÜRETİM VE İHRACATINI BALTALAMASINA İZİN VERMEZSINIRSIZ HÜRRİYET OLMADIĞI GİBİ ,SINIRSIZ SEBEST PİYASA HÜRRİYETİ SINIRSIZ DALGALI KUR İLE ,TÜRK LİRASININMANİPÜLASYONLA REEL AŞIRI DEĞERLENMESİ İLE ÜRETİM VE İHRACATININ SABOTE EDİLMESİNE İZİN VERMEK AKIL TUTULMASIDIR,İHANETTİRBUNUN İÇİN HİÇ BİR ÜLKE DÖVİZ KUR’UNUN REEL AŞIRI DEĞER KAYBETMESİNE İZİN VERMEZ
  • TacettinTacettin1 ay önce
    En mantiklisi asagidaki duayi okuyup ekonomiyi güçlendirmekEkonomik Sıkıntılardan Kurtulma Duası - Cübbeli Ahmet Hoca (Kelimetül Ferec Duası)Toplu halde okuyup ekonomimizi 2. yapalım
  • Sami KuzuSami Kuzu1 ay önce
    mahalleye muhtar ,beldeye beldeye,ilceye ve ile belediye baskani seciyoruz.Hukumet secmiyoruz.Ne alaka IMF ye muhtac etmeyin.
  • Mertürk Mertürk 1 ay önce
    Ülkemizin beka sorunu ,ekonomik sabotajlara açık hale gelmemiz nedeniyledir . Son 16 yıl ,ak parti hükümeti döneminde kısmen ,ekonomik refah dönemi yaşandı. Fakat bu ekonomik refah ,bizim üreterek kazandığımız bir ekonomik refah değilidir. Tüketerek, devletin fabrikalarını ,varlıklarını satarak , kamu-özeldışardanborçlanarak ,dışardan gelen sıcak para ile yaşadığımız bir refahtı.VeArtık deniz bitti. Şimdi ise,dışardan aldığımız borçların ödenme vakti geldi ve içerideki sıcak paranın çıkmaya başlaması riski ile karşı karşıyayız. Sıcak paranın çıkmaması ve dışardan daha fazla sıcak para getirmekiçin yüksek faiz vermeye devam ediyoruz. Buda içerdeki sıcak paranın dahada artmasına ve ülkeden çıkarken verecekleri tahribatı artıracaktır. Bunun olmaması içinde küresel para fonları ile iyi geçinmen gerekir. Bu durumda nasıl bağımsız ve milli bir politika izleyebilirsin. Sıcak para ve yüksek dış borç ile bağımsız bir politika izleyemezsin. Son 16 yıl elimizdeki kaynakları emlak konut inşaat işleri ile betona gömmeyip, döviz geliri getirici sanayi üretim ve ihracat ile fabrika yatırımlarına yatırsaydık, finansal açıdan bu kadar dışa bağımlı hale gelmezdik. Çünkü sanayi ve fabrika;para üretir ,gelir getirir ,tasarruf üretir,refah üretir ,zenginlik üretir. Sanayi-üretim , dışarıya mal ihraç ederek döviz geliri getirir, aynı zamanda içeriye mal satarak , ithalatı azaltarak ,dövizin dışarı çıkmasını önler,ülkenin dövize ihtiyacını azaltır. Döviz ihtiyacın yüksek ise yüksek faiz vermek zorunda kalırsın ve ekonomin dış sabotajlara açık hale gelir. Yerli silah sanayinde kazandığımız başarıyı ,sanayinin diğer alanlarında gösteremedik. Altay tankı ve fırtına obüsleri için 1500 beygir gücünde yerli bir motor üretemiyoruz. Eğer sanayi ağırlıklı büyüme olsaydı,bu motorları rahatlıkla üretecek sanayi altyapımız olurdu. Son 16 yılda sanayinin ekonomideki ağırlığı ,28% lerden ,17% lere düştü. Eldekini avuçtakini satarak,dışardan sürekli borçlanarak ,ölü yatırım dediğimiz ,emlak konut inşaat işleri üzerinden dönen rant ekonomisi ile bir süre refah yaşarsınız AMA VE LAKİN geleceğinizi ipotek altına alırsınız. Gelecek on yıllarınızı kaybedersiniz. Allah ,kur an da bir çok ayette , hiç akletmez misinizdiyor. Müslümanlar için Aklettmek ,aklını kullanmak ,farzı ayındır. A planları FETÖ ihaneti ile başaramadıklarını ,B planı, ağır bir ekonomik kriz çıkararak ,insanları aç ve işsiz bırakarak ,iç karışıklık çıkararak yapmaya çalışacaklardır, ve yanlış ekonomi politikalarımız nedeni ile,tarihte hiç olmadıkları kadar bunu yapabilme kabiliyetlerine sahipler. İşsiz ve aç insanları hiçbir güç bir arada tutamaz. Ülkemizin beka sorunu ,ekonomik sabotajlara açık hale gelmemiz nedeniyledir.Allah yöneticilerimizin ferasetini artırsın
  • HalukHaluk1 ay önce
    Nasrettin hocanin esegi calinmis bunu duyan es dost gelip hocayi sorguya cekmisler kimisi demis esegi niye ahira koymadin. kimisi demis esegi niye baglamadin . Kimisi demis agirin kapisini niye kapatmadin . HOCA da demis yahuu Hirsizin hic mi sucu yok.
  • Mertürk Mertürk 1 ay önce
    Onyıllarca düşük kur ekerseniz, sonraları yüksek kur ve kur zıplamaları biçersirniz....bunu anlayabilecek matematiksel zekaya sahip ekonomi bürokrasisi var mı acaba!? Ekonominin temeli matematiktir. Maalesef en iyi matematik bilen insanlarımız doktor,mühendis oluyor. Batıda en iyi ekonomist yetiştiren okullarda ,aynı zamanda yüksek matematik öğretilir(Asaf Savaş Akat ekodiyalogda söylemişti) Bizde ise basit aritmetik işlemler ve batı tarafından oluşturulan ekonomik kuram ve kurallar ezberletilerek ,iyi bir ekonomistin bu kuramlara sıkı sıkıya bağlı kalması istenir. Ekonomistlerimiz Yüksek matematik bilmeyen ,matematiksel düşünme ve analiz yapma kabiliyeti olmayan, küresel para fonlarının yönlendirmelerine göre hareket edip ,iyi bir ekonomistin ,batıdan gelen bu yönlendirmelere göre hareket etmesi gerektiğine inan kişilere dönüyorlar. Ekonominin temeli üretimdir. NOKTA. Borsa faiz,bono,tahvil,işsizlik,büyüme, cariaçık vb. ekonomideki bütün temel göstergeler ,ÜRETİMİN YANSIMASIDIR. Üretim ise ancak ve ancak ürettiğini satabilirsen üretirsin, Ürettiğini satabilmen için ise rakip ithal mala karşı ,fiyat avantajın olursa ,ürettiğini hem içte hem dıştasatabilirsin. Onyılar boyunca döviz kurunu düşük tutarsanız ,rakip ithal malı ,her çeşit ürün için fiyat avantajı sağlamış olursunuz ve yerli üretimi çökertirsiniz. Artık üretim teknikleri neredeyse küreselleşmiştir.Marka logolarını kaldırdığımızda ,nerdeyse bütün ürünler birbirlerinin aynısıdır. Dolayısıyle fiyat avantajı ,bir malın satılması için hayatidir
  • AdnanAdnan1 ay önce
    Herşeyi mahvettiler, halen dahi oy verin diyorsunuz. Hayvan terli

Günün Özeti