• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İbrahim Karataş
İbrahim Karataş
TÜM YAZILARI
22 Nisan 2019

Halka doğru adaylarla gidilmeli

Seçim sandığına giren her oy ya hizmet olarak ya da hezimet olarak oy verene geri döner. Seçimin kazananları belli olduğuna göre gözler artık belediye başkanlarının icraatlarında olacak. HDP’nin ve İyi Parti’nin desteğiyle önemli illeri alan CHP’nin son bir haftadaki performansı milli ve manevi değerlerle bir işinin olmadığını ve hatta düşman olduğunu gösteriyor. Bilecik’te CHP’li başkanın ilk işi belediye binasındaki Osmanlı motiflerini kazımak oldu. Kılıçdaroğlu Ankara’da bolca heykel dikilmesini talep etti. 

Dahası CHP artık ‘PKK’ demeyecekmiş. Veyahut adını hiç  anmayacak. Nitekim geçtiğimiz gün Hakkari’de 4 asker şehit olduğunda CHP’lilerin taziyelerinde PKK’nın adı geçmiyordu. Aslında şaşılacak bir durum değil. CHP’nin İstanbul İl Başkanı değil miydi 2016’daki bir twitinde, “Kim şehit olmak istiyorsa gitsin olsun. Aptalca politikalar yüzünden ölen masum insanlara şehit diyerek ölümü kutsamaktan vazgeçin artık” diyen? Terörle mücadele bir devlet politikasıdır ve şehitler olmasa bu ülke bölünür. 

Ama belli ki terör ve terörün neticesi olacak bölünme, hanımefendinin umurunda değil. Ayrıca artık HDP’ye göbekten bağlı oldukları için onu memnun etmek durumundalar. Bu yüzden PKK’ya laf atmak yerine şehitleri aptal yerine koymayı yeğliyorlar. Belediyedeki kadrolaşmalarda da şehit yakınları yerine PKK’lıların yakınlarını istihdam edecekler. PKK ise millet ittifakında bulunan partisinin kilit konumundan aldığı cesaretle daha da saldırganlaşacaktır. Siyaset terörü, terör de siyaseti besleyecek ve bu kısır döngü devam edip gidecek. 

Türkiye’de dini, laikliği ve mezhepçiliği siyasete alet etmek neyse de terörü de siyasete alet etmek kabul edilir bir durum değildir. Şiddet içeren siyaset terördür. Sırf bir makama gelmek için teröre ve uzantılarına müsaade edilemez. Gün gelir terör bu tür ittifakların da sonunu getirir ve fakat halka verilen zarar daha çok olacaktır. Bir çözüm önerisi olarak; terörü arkasına alan partilerin tabanına ulaşılabilir.

Bu ülkede radikal laiklerle, teröre destek veren bir kesim var. Bunları ikna etmek zordur. Ancak sayıları da çok değil. Gerek radikal Türk solunun nüfuz ettiği Kürtçü HDP’ye gerekse de küçük bir zümrenin kontrolündeki CHP’ye oy veren büyük bir kitlenin partileriyle oy dışında bir bağlantıları bulunmuyor. Daha kuşatıcı ve samimi bir dil, ortak noktaların vurgulandığı bir söylem ve en önemlisi doğru insanlarla yola çıkmak söz konusu kitlenin kazanılmasına vesile olabilir. 

Bilhassa insan faktörü önemlidir. Örneğin Ağrı’daki başarı Savcı Sayan olmasaydı belki de mümkün olmayacaktı. Savcı bey hem samimi hem de bölgeden bir insan. Beyaz Kürt değil, halktan bir insan. Savcı Sayan doğru seçimdi. Diğer yandan milli değerlere saygılı, dinle sorunu olmayan samimi solcular var. Örneğin Ufuk Uras. Ufuk bey CHP’lilerin Suriyelilere yaptığı muameleye en çok karşı çıkan siyasetçilerden biri.

 Diğer yandan Cumhur İttifakı içinde halka “trene bakan öküz gibi” diyen siyasetçiler var. Halk  bu tür saygısızlara mecbur edilince tepkisini koyup, ‘istemeyerek’ rakip partilere oy verdi. Ak Parti ve dahi Cumhur İttifakı için ‘istemeyerek’ ve ‘doğru aday’ kelimeleri anahtar kelimeler olmalıdır. Doğru adayla oy isterseniz halk isteyerek size oy verir. Ancak bu demek değildir ki Ak Parti muhafazakar tabanından uzaklaşacak. Tam tersi, Ak Parti’yi var eden özellik; dini kimliğidir. Eğer parti ideolojisine sahip çıkarsa ve kendine oy vermeyenleri aklıselim insanlarla kazanmaya çalışırsa herkesin partisi olur. Başka bir deyişle partinin taşıdığı değil, partiyi taşıyan insanlara ihtiyaç var. Eğer bulmakta zorlanıyorlarsa halka sorsunlar. Onlar kimi istediklerini iyi bilir. 

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23