• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İbrahim Karataş
İbrahim Karataş
TÜM YAZILARI
23 Kasım 2020

Fransa Müslümanlara savaş açıyor

Fransa’nın başarısız lideri Macron son zamanlarda İslam aleyhine çok sayıda karar çıkardı ve çıkarmaya da devam ediyor. Bazen o, bazen de bakanları yeni kararları açıklıyorlar. Fransız İçişleri Bakanı en son Peygamberimize (asm) hakaret amacı güden karikatürlerin okulda gösterilmesine itiraz eden ebeveynleri ülkeden kovacaklarını söyledi.  İslam düşmanı bir öğretmen ders esnasında gelip karikatürleri gösterecek, Peygamberimize (asm) küfür edecek ve Müslüman öğrenciler de sessizce seyredecek. Çünkü bir dinin Peygamberine hakaret etmek fikir özgürlüğüymüş. 

Bu nasıl zalimane bir anlayış ki hakarete maruz kalan çocukların itiraz etmeye hakkı yok. Ben sana ve senin değerlerine istediğim gibi hakaret ederim ama sen benim hakaret özgürlüğüme karışamazsın diyor. Çünkü seninki özgürlük değil hakaret olur. Daha önceki gibi öğrencinin biri çıkıp da öğretmenini kesse tek suçlu öğrenci olacak. Onca tahrike rağmen öğretmen suçlu olmayacak. Fransızlar ayrıca tüm Müslüman dernekleri kapatmakla meşguller. Kapatılmayanlar ise Cumhuriyete biat edecek. Mesela Fransa’daki Milli Görüş bu teklifi kabul etti.

Fransızların din düşmanlığı Fransız ihtilaline kadar gider. O gün kiliseyi ve dindar Katolikleri kılıçtan geçirmenin yanısıra dini tamamen sosyal hayattan silmek için laikliği devreye soktular. Bizdeki laiklik Fransadakinin tıpa tıp aynıdır. Malum, bir Fransız icadı olan bu kavram Türkiye’de nerdeyse yeni bir din olarak lanse edilmiştir. Fransız laikliği o kadar baskıcı ki sadece kendi dinine ve dindarına değil başka dinlere de düşman. 

Ama zoru görünce laikliği unuttukları da oluyor. Mesela İslam’a hakareti fikir özgürlüğü olarak gören ateist Fransa aynı şeyi Yahudiliğe yapamaz. Bu ülkede ne Yahudiliği ne de İsrail’i eleştirebilirsiniz. Yahudi soykırımı yoktur dediğiniz zaman hapse atılırsınız. Hem Macron’un ağlama duvarının önünde ağlamışlığı var. Yahudiliğe hakaret etsinler demiyoruz. Ama muhatap güçlü olunca fikir özgürlüğünü çabucak unutmaları ve yasaklar getirmeleri özgürlükleri nasıl istismar ettiklerini ve korkak olduklarını ele veriyor. 

Fransızlarınki fikir özgürlüğü değildir. Zaten ortada bir fikir de yok. Açıkça İslam’a ve Müslümanlara saldırıyorlar. Yahudiler gibi bazı gruplara gelince eleştiri özgürlüğünü bile kullanmaktan vazgeçen ve kendi ağzına tıkayan bu ülkenin yöneticileri, konu İslam olunca özgürlük alanını ufuk çizgisine kadar uzatabiliyorlar. Müslüman göçmenlerin hiç mi suçu yok? Elbette vardır ama Avrupa’da olaylar çoğunlukla Fransa’da oluyorsa bunun sebebi dışlayıcı politikalarıdır. Hem göçmenleri kabul ediyorlar, hem de okulda, sokakta, kamu binalarında hakaret ediyorlar.  Aynı Fransa geçmişte göçmenlerin dedelerini katletmiş ve bazılarının kafataslarını Paris’e getirip müzede sergilemişti. Dolayısıyla İslam düşmanlığı geçmişe dayanıyor. 

Eğer Fransızlar göçmenlerin geldiği ülkeleri sömürmeseydi belki de bu insanlar ülkelerinde kalacaklardı. Ama daha önce de dediğim gibi; bu kadar insan bir sevk-i İlahi ile kendilerine ait olan çalıntı kaynakları almak için Fransa’ya yöneldiler. Fransız hükümeti halen eski sömürgelerin paralarını zorla kendi merkez bankasında tutuyor ve içişlerine müdahale ediyor. Oysa yanı başındaki diğer bir sömürgeci ülke olan İngiltere göçmenler konusunda gerek Fransa’nın gerekse de diğer ülkelerin çok ilerisinde. Öyle ki İngiltere’de şeriat mahkemeleri bile var. 

Meselenin özü, maalesef bir insan veya toplum zayıf olunca düşmanı çok oluyor ve saldırılar artıyor. Eğer Müslümanlar acı çekiyorsa sebebi sadece Fransa gibi düşmanlık  besleyenler olduğu gibi Müslümanların kendi içlerinde birlik olamamalarıdır. Hadi siyasi çekişmeler ayrılığa neden olur da İslam üst kimliğini korumak bu kadar zor olmamalı. İslam dünyası belki güçlü değil ama 1.5 milyardan fazla bir nüfus ve 50’den fazla ülkeyi de ezecek bir güç yoktur. Zalimin tarifi belli. Zalim zulmeder. Ancak kendi hatalarından dolayı zulüm görenler mazlum olmalarının yanısıra kendi kendilerinin zalimi gibidirler. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

üç zalımlar:

rusya, fransa, ingiltere; ardından gelenler yama..
  • Yanıtla

Bir gevşekliğin bedeli:

ermenilerin bayağı bir eski tarihi var(mış) ama devletleri yok. Bizans altında yaşamışlar son olarak modern zamanlardan önce. Revan ise bizim; Osmanlıyla iran arasında gidip gelip duruyor! Ondan önce de Selçukluya ait. Rusya ermenistan diye bir ülke çıkarmaya karar verince ortaya; önceleri %5 ermeni nüfus oranına sahib olan bu bölgede bu oran 1828' den itibaren sırayla önce %18' e, %48' e ve ardından %70' e kadar çıkarılıyor! Göçlerin çoğu iran' dan; iran oldum olası her türlü adiliğe tencere tava olmuş yani! 1915 Türkiyedeki ermeni ihaneti de göçe katkı sağlamış bu bölgeye ve al sana çar itoğluiti himayeli bir ermenistan! komünistlere de üzerine tüy dikmek kalmış bu işin! Kuruluş aynı israil gibi yani! Fransa ise bu yapıyı hariçten kuvvetli tutan bir başka itler ülkesi ki Allah daima belasını versin onların da!
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23