• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İbrahim Karataş
İbrahim Karataş
TÜM YAZILARI

F-35’lerde sipariş iptalleri ve yeni Batı düzeni

17 Mart 2025
A


İbrahim Karataş İletişim: [email protected]

F-35’lerde sipariş iptalleri ve yeni Batı düzeni

İBRAHİM KARATAŞ

Donald Trump’ın Ukrayna’yı Rusya’ya yem edeceği artık herkesin beklediği bir gelişme. Bu durumun Ukrayna için ne kadar ürkütücü olduğu tahmin edilebilir. Ancak Ukrayna kadar Avrupa ülkeleri de Amerika’nın Ukrayna’yı ve kendilerini yalnız bırakmasından ciddi biçimde rahatsızlar. Trump Avrupa’yı bir yük olarak görüyor ve bu yükü sert bir şekilde yere fırlatmak istiyor. Savaşın nasıl bir şey olduğunu unutmuş Avrupa ise başına geleceklerini Ukrayna’ya bakarak anlayıp çözümler bulmaya çalışıyor. 

Bir çözüm olarak Amerika’ya olan bağımlılıklarını bitirmek istiyorlar ki bu doğru bir adımdır. Bunun ilk adımı F-35 siparişlerini iptal etmek olacak gibi görünüyor. Mesela Portekiz 28 adet F-35 siparişini iptal edip yerine Avrupa malı jetler almayı düşünüyor. Portekizliler sebep olarak Trump yönetiminin ne yapacağının tahmin edilemez olmasını gösteriyorlar. Kanada da daha önce verdiği 88 adet F-35 siparişini iptal etmeyi düşünüyor. Kanadalılar 16 adedinin ücretini peşin ödemişlerdi. 

Kanada, Portekiz ve daha birçok sipariş veren ülkenin F-35 almak istemeyişlerinin daha önemli bir sebebi var. F-35’lerde Kill Switch (Uzaktan Kapatma) denilen bir özellikten bahsediliyor. Bu özellik uçağın uzaktan durdurulabilmesini sağlar. Mesela uçak havada uçarken Amerika’dan birileri uçağa komut vererek durdurabilir, füzelerini ateşleyebilir veya ateşlemeye engel olabilir. Uçağı her ne kadar pilot kullanıyor gibi görünse de aslında kullanan Amerika’daki kişidir. 

Amerikalılara sorsanız F-35’e uzaktan kumanda etmiyorlar. Ancak uçak içindeki software’in uzaktan güncellendiğini kabul ediyorlar. Şayet software’i uzaktan güncelleyebiliyorsanız motorunu da durdurabilirsiniz demektir. Dolayısıyla Kill Switch özelliğinin varlığını dolaylı olarak kabul etmiş oluyorlar. 

Düşünün ki dünyanın en gelişmiş uçaklarının her birini 100 milyon dolardan daha fazla bir paraya almışsınız. Uçakları yurda getirip ordunuzun ne kadar güçlendiğiyle övünüyorsunuz. Sonra bir savaş çıkıyor ve uçaklarınızı çalıştırıp düşmanı bombalamak istiyorsunuz. Ama o da ne? Güney Kore’de olduğu gibi Amerika’dan şifre gelmesini bekliyorsunuz. Hadi şifreyi de aldınız ve uçağı uçurdunuz. Sorunlar yine bitmedi. Uçağın Amerika’daki pilotu isterse müdahale edebiliyor. 

Mesela Türkiye ile Yunanistan veya İsrail savaşa girse Amerikalılar yüksek ihtimalle Türk F-35’lerini (elimizde F-35 olduğunu farz edersek) ya uçurmayacaklar ya da savaştırmayacaklardır. Verdiğimiz onca paranın boşa gitmesi bir yana uçakların satıcısı tarafından yenilgiye uğratılacağız. İşte F-35 sahibi olmak bu manaya geliyor. 

F-35’ler güzel uçaklar ama parasını ödediğiniz uçaklar size değil düşmana hizmet ediyorsa ne kadar iyilerse size verdikleri zarar da o kadar fazla olacak demektir. Dolayısıyla kontrol edilemeyen F-35’lerin verilmemesi görünürde şer gibi görünse de aslında hayır olmuş. Bu Amerika’nın yakın dostlarının tavırlarından anlıyoruz. 

Muhtemelen diğer Avrupalı ülkeler de F-35 alımlarını gözden geçireceklerdir. Ya Trump hizaya gelip Avrupalıları aşağılamaktan vazgeçecektir ya da milyarlarca dolardan olacaktır. Trump’ın meydan okumaları aslında Amerika’nın süper gücünü test etmek açısından faydalı olacaktır. Amerika artık eski gücünde değil. Eğer Avrupa dik durabilirse bunun böyle olduğunu anlama fırsatı bulacağız. Ama sanki onlar da Amerika ile kötü olmak istemiyorlar gibi. Sadece kuyruğu dik tutup biz kendi başımızın çaresine bakabiliriz oyunları oynuyor gibiler. 

Diğer yandan; Avrupalılar Amerika vesilesiyle Türkiye’ye yanaşmada samimi görünüyorlar. Türk dış politikası içeride ve dışarıda yıllarca hor görüldü ve “değerli yalnızlık” gibi saçma terimlerle dalga geçildi. Ama zaman gösterdi ki değerliyseniz yalnızlık geçicidir. Altın çamura düşerse değerinden kaybetmiyor. Zamanı gelince yine başköşeye konuluyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Süleyman Sırrı Dinçer

Kaleminize sağlık Kardeşim.Hayırlı ramazanlar.

Erkmen

“Değerli yalnızlık” Davutoğlu’nun Türk dış politikasına ‘kazandırdığı’ bir terim idi. Davutoğlu o kadar ABD yanlısı bir siyaset izledi ki YPG— PKK ile ortak harekat yapıp yüzyıllardır yerinde duran Süleymanşah Türbesinin dahi yeri değiştirildi. Bu yanlış da ona yetti daha da siyasette ağırlığı kalmadı. Yazınızın sonunda bu şahsı, belli etmemeye çalışarak , övmeniz sizin de el altından ABD yanlısı bir politikayı benimsediğinizi düşündürüyor
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23