Dost olmadan müttefik olunur mu?

22 Temmuz 2019 Pazartesi

Türkiye, İkinci Dünya Savaşından bu yana dostu değil, çıkarı olduğunu söyleyen bir grup batılı ülkeyle komünist tehlikenin hatırına ittifak yapıyor. Sovyetler Birliği yıkıldı, komünizm tehdidi kalktı ve Rusya’ya demokrasi ve kapitalizm bile geldi ama bizler hâlâ liberal dünyanın bekçiliğini bize bir faydası olmamasına rağmen yapıyoruz. Gerçi düşman zayıflayınca bekçiliğin bir zararı olmuyor ama ittifakın caydırıcı etkisinin de bir faydası olmuyor. Dolayısıyla 21. yüzyılda 20. yüzyılın tehditleri varmış gibi davranarak kendi kendimizi aldatıyoruz. Ayrıca yeni yüzyılın tehditi komünizm değil İslam’dır. Yeni düzende laiklik sıfatı bile Müslümanları hedef olmaktan kurtaramıyor. 

Soğuk Savaş, dünya tarihine olağanüstü halin 45 yıl boyunca uygulandığı bir dönem olarak geçecek. O yıllarda çıkara bağlı dostluklar had safhada olduğu için bir müttefikin diğerini aldatmasının bedeli yüksek olacağından, kimse ihanete yeltenmiyordu. Ancak tek kutuplu dünyaya geçişle birlikte düşmanın değişmesi ve yeni düşmanın (İslam’ın) göreceli olarak daha zayıf olması nedeniyle o dönemdeki zorunlu ahlaki ilişkiler kaybolup yerini ahlaksızlığa bıraktı. Paylaşımcı ortaklık açgözlülüğe evrildi. 

Türkiye son dönemde bu değişimle mücadele ediyor. Müttefik bildikleri ülkeler terör örgütleri arasında ayrımcılık yapıp laik olana destek verirken, köktendinci olana karşı çıkıyor. Hatta sadece köktenci olana değil yurdunu savunan ve fakat İslami bir kimliği olan örgütlere de karşı çıkıyor. Suriye’de bunu gördük. Amerikalılar, yıllarca ideolojik mücadele verdiği sosyalist ideolojiyi beğenen YPG/PKK ile işbirliği yapıp onu IŞİD’e karşı kullandı. IŞİD’in yok edilmesinden kimse rahatsız değil. Ancak bunu YPG’ye yaptırması ve karşılığında YPG’yi güçlendirmesi Türkiye’yi zorda bıraktı. Oysa hiçbir terör örgütü kullanılmadan, mesela NATO devreye sokularak da IŞİD’den kurtulabilirlerdi. 

Ama yapmadılar. Türkiye’yi zorda bırakmanın rağmına teröre destek verdiler. Türkiye terörle boğuşurken Amerikalılar Türkiye’nin güvenliği için bir kez olsun endişe duymadılar. Diğer yandan “İsrail’in güvenliği için Suriye’deyiz” sözünü defalarca duyduk. Böylelikle NATO üyesi Türkiye terörle mücadele edip kayıplar verirken, Amerika NATO üyesi olmayan İsrail’i korumakla meşguldü. 

ABD sosyalist teröre destek veriyor. FETÖ liderini koruyor. Türkiye’ye silah satmıyor. Müttefiki için değil başka bir ülke için endişeleniyor. Türkiye de tek başına kalınca çareyi Rus silahı almakta buluyor. Tam o esnada Türkiye’nin müttefik olduğu hatırlanıyor ve ihanet ettiği söyleniyor. Eğer zamandan geriye gidilse, mesela Türkiye S-400 almasaydı Amerika YPG’den vazgeçer miydi? Fetullah Gülen’i iade eder miydi? İsrail kadar Türkiye için de endişelenir miydi? Amerikan medyasında birkez olsun lehte bir haber çıkar mıydı? 

Tüm bu soruların cevabı “Hayır”dır. Bu durumda Amerika bizimle dosttur diyebilir miyiz? Aslında Washinton’daki fitnecilerin bu noktaya gelinmesinde büyük rolü var ama koca Amerika da onlara kanmamalıydı. Üç-beş lobinin hatırına asıl dostlarını satmanın bir bedeli olacaktı ve oldu da. S-400 alımı işte böyle bir bedeldi ve bekleyen diğer bedellerin ilkidir. 

Amerika’nın Türkiye’ye olan tavrı; düşmansız bir ortamda kendi yakınlarını parçalamaya çalışan canavarların parçalarken dişinin kırılması gibidir. Bu durum aynı zamanda dost kalmanın çıkarcı davranmaktan daha faydalı olduğunun ve müttefik olmak için önce dost olmak gerektiğinin de delilidir. Hakikat böuyle ama bazıları kötü niyetle veya ahmakça Türkiye’nin maddi zararını gösterip veryansın ediyor. Kimse korkmasın; Türkiye kendisini sarsacak bir zarara uğramayacak. Ama müttefiklik ahlakını unutup dostlarına ihanet eden Batı bloku surdaki bu gedikten sonra hiçbir zaman eskisi gibi olmayacak. Onların zararı daha büyük olacak. Yaşarsak 5 yıl sonra görürüz.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Orhanize zulümOrhanize zulüm1 ay önce
    Bu dünyadan bir baba esed geçti ve oğul esed ise kazık çaktıysa varlıklarını ve tüm yaptıklarını Birleşmiş Milletler teşkilatına borçludurlar. BM onların yegane güvencesiydi ve dir; biz de oraya üyeyiz, ne mutlu bize!
  • 5' ten küçük olan dünya:5' ten küçük olan dünya:1 ay önce
    BM; Kosova' da, Bosna Hersek' de, Suriye' de, Myanmar' da,Çin Uygur bölgesinde ve aklına gelen müslümanın yaşadığı ne kadar diyar varsa: işte oralarda kıtır kıtır insan kesilirken onları seyretme ve oranın katilinin eline bıçak tutuşturma örgütüdür. Şaka gibi, değil mi?
  • İhtilaf olmak kesin daha emniyetliİhtilaf olmak kesin daha emniyetli1 ay önce
    Pkk' yı kurdurt ve kudurt, 74 sonrası bütün silahlara am bargo uygula, ne kadar düşmanın varsa destekle, piç feto' yu yedir içir altını bezle; ondan sonra nato ittifuck' u içersinde sen onun bir alt eleman müttefiki ol ve ona güven ama bak haa! Ay, ne kadar güvenilir bir ittifak buu,

Günün Özeti