• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İbrahim Karataş
İbrahim Karataş
TÜM YAZILARI
30 Mart 2020

Din ve devlet kötü, kendileri iyi(!)

Virüse karşı kendi karantinanımızı yapmak mümkün ama etrafa sadece kötülük saçan güruhtan kurtulmak zor. Çünkü internet icat olalı beri iyilik de kötülük de cebimizdeki telefonlara kadar girebiliyor. İnternette an itibariyle virüse karşı tedbir ve metanetle bekleyen bir kesimle ‘devlet kötü ve ‘din kötü’ propagandalarını yapan bir kesim var. 

Devleti kötüleyenler öyle amansız bir saldırı içindeler ki bilmeyen de devlet virüsleri Çin’den getirip şehirlerin ortasına bıraktı. Kendileri de bilir ki virüsün nedeni fare, yarasa, sinek, böcek, yılan demeyip ne varsa yiyen Çinlilerdir. Ama yine de fırsattan istifade hiçbir suçu olmayan devlete acımasızca saldırıyorlar. Yok; ABD, Almanya vs. şu kadar para veriyor da devlet bize neden para vermiyormuş... Devlet aslında kısa çalışma ödeneğiyle halkı bir nebze rahatlatmaya çalışıyor ama dertleri bu değil. Dertleri devleti dövmek. Yoksa Fidel Castro’nun devriminden bu yana tarihin durduğu Küba’yı övmezlerdi. 

Söz konusu kesimin kara propagandasında bir vahşet var. Hükümeti karalamak için söyledikleri yalanlar bir yana, doğru eleştirilerinde bile merhametsizlik öne çıkıyor. Üniversite yıllarımdan bir milletvekilinin danışmanının bir hastayı hastaneye yatırmak için gösterdiği çabayı hatırlıyorum. Doktor, hastanın yatmayacak kadar sağlıklı olduğunu danışmana söyleyince, danışman bunu hasta yakınına bildirdi. Hasta yakını da danışmana ‘köpek gibi yatıracaksın’ demişti. Danışman birkaç ay sonra istifa etmişti.

Bu ülkenin muhalif zihniyeti de bu kadar acımasız. Devletsen bana bakacaksın diyor birisi. Öyle az bir para da değil. Amerika ne veriyorsa aynısından istiyor. Ama devlet ‘içeri gir’ dediğindeyse ‘beni içeri sokamazsın’ diye meydan okuyor. Kendisi her konuda haklı(!), devletse suçlu(!). Devlet hastaları mı kurtarsın, bunlarla mı uğraşsın şaşmış durumda. Yoksa devlet onlara vatandaşlık yaptırmayı da bilir ama vakti yok. 

Aynı zevat devlete küfür edip deşarj olduktan sonra imamlara ve mütedeyyin insanlara dönüp bir de onlara hakaret ediyor. Din çare olmadı diyorlar. Dua ile iyileşilmez diyorlar. İyi de hiçbir imam hastaları iyileştirdiğini iddia etmedi ki. Hastalar doktora giderken önlerini kesmediler. Tam tersi, Allah’ın şifayı tıp üzerinden vereceğini söylüyorlar. Ama dua da edin diyorlar.

Çünkü kâinat kendiliğinden var olmadı. Bir yaratan var diyorlar. Eğer ki her şeyi Allah yarattıysa (ki buna iman ettik), hastalık ve şifayı da yaratan odur. Bu yüzden fiili dualarla, yani tıbbi tedavi ile hastalığa çare aranırken, kavli duayla fiili duaların kabulü istenir. Çünkü dua acz ve fakrini bilerek Allah’a iltica etmektir. Dua ederek Allah’ın Rab oluşunu kabul ettiğin gibi yaratılanları tanrılaştırmanın önüne de geçmiş olursun. 

Tabi bu söylediğimiz mü’minler için geçerli. Dinsiz ve imanı zayıflar duaya inanmazlar. Çünkü onlar ölü, ortada görünmeyen ve hiç kimseye faydası olmayan liderlerinin bile heykelini yapıp tabiyetlerini beyan edip medet umarken, ezel ve ebed sahibi Allah’a inanmazlar. Dua ki Allah’a götürür ve O’na imanın işaretidir. Duasızlık ise kendi tanrıcıklarına (kişiler, hayat düzenleri vs.) imanın ifadesidir. Onlar için dua demek kendi inanç düzlemlerinde imansızlıktır. 

Ama beyhude çaba gösteriyorlar. İnancımız o dur ki virüs musibeti ve diğer tüm musibetler Allah’ın kendisini hatırlatması ve kuldan tabiyet istemesidir ki o da dua ile olur. Dolayısıyla, dua olmadan şifa da zordur. Tıp inşallah virüse de çare bulacaktır. İnananlar Allah’ın şifayı sebepler üzerinden gönderdiğine inanırken, ateistler zaferi bilime verecektir. Yani herkes başarıyı kendi dinine mal edecektir. Olsun, üç beş inkârcı inanmıyor diye imtihanın sırrı bozulacak değil. 

Son olarak, imamdan nefret edenler eğer dürüstlerse öldüklerinde cenazelerini imamın önüne getirtmemeliler. Yoksa dinlerinde dürüstlük diye bir kavram yok mu?

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Tata Tonga

Kahvehane muhabbetidir bu öldükten sonra cenazeler imamın önüne getiriliyor. Diyanete karşı olan, imamlara parsının gitmesini istemeyen (veya sınırlandırılmasını, bu kadar çok gitmemesini) insanlardan devlet istese de istemese de vergi almıyor mu? Madem yazar (?) böyle diyor yazara (?) da derler ki İmamlar, diyanet maaşlarını o kişilerin parasından almasınlar. Diyanet ve imamlar için bir fon oluşturulsun. O fona isteyen para versin istemeyen vermesin. Diyanetin ve imamların maaş ve paraları da o fondan karşılansın.
  • Yanıtla

Mehmet Şevket

Buradan kafirlere çağrıda bulunuyorum. Adamsanız müftülüklere gider, cenaze namazımızın kılınmasını istemiyor dersiniz. Kripto sabatayistlerle pakraduniler! siz de dahilsiniz. Hala kripto olduğunuzu mu sanıyorsunuz? Binlerce yıllık Devlet geleneği olan Yüce Türk Milleti'ni siz ne sandınız? Cumhuriyete çöreklenerek bizi biz yapan değerlerimizden koparabileceğinizi mi sandınız? Kendinizin ad ad deşifre edemeyeceğimizi mi sandınız?
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23