Bu kadına destek olunmalı

11 Mart 2019 Pazartesi

Amerika’da bir değişim yaşanıyor. Trump’ın ırkçı tavırları göçmenleri ve azınlık gruplarını Demokrat Partinin çatısı altında topladı. Yüzde 1’lik nüfusa denk gelen Müslüman topluluk da aynı partiye yakınlaşmış durumda. Yapılan bazı yorumlara göre Müslüman gençlik daha dindar ve siyasete daha meyilli. Somali asıllı İlhan Omar ile Filistin asıllı Rashida Tlaib’in kongreye seçilmeleri Amerikalı Müslümanlar için büyük moral kaynağı oldu. Şu anda Amerikan kongresinde sonradan Müslüman olan Andre Carson’la birlikte 3 üye var.

Bilhassa İlhan Omar’ın Yahudi lobisine karşı meydan okuyan söylemleri dikkat çekiyor. Omar, Amerikalı politikacıların AIPAC gibi Yahudi lobilerinden para alarak İsrail’e hizmetkâr olmalarından, Yahudi vatandaşların çifte sadakate sahip olmasına ve hatta İsrail’i Amerika’ya tercih etmelerine kadar birçok konuda paylaşımlarda bulundu. Haliyle kurtlar sofrasında kurtları eleştiren bir kuzu gibi oldu. Aslında Omar’ın yaptığı şey “Kral çıplak” demekten ibaret. Daha önce de yazdık. Amerika’da devlet içinde bir devlet daha var. Siyonistlerin kontrol ettiği bu devletin komplo olmadığı artık aşikâr. İşte Omar herkesin bildiği bu sırrı dile getiriyordu. Ne var ki herkes kralın çıplaklığına dikkat kesileceğine, gerçeği ifşa ettiği için Omar’ın üzerine gidiyor. Omar ise mülteci kamplarında hayatta kaldığını, buna da dayanabileceğini söylüyor.

Omar çok güçlü bir kesimin işlerine çomak soktu. Yahudi lobisi katliamcı/işgalci İsrail devletini masum ve mazlum göstermek için her yıl milyonlarca dolar para harcayıp siyasetçi ticareti yapıyor. Buna Trump da dahil. Lobi daha sonra mesela Hollywood’a gidip “ İsrail ordusuna destek” adında bir etkinlik düzenleyip parayı film yıldızlarından alıyor. Böylelikle Amerikan parasıyla İsrail’in itibarı bulutların üzerinde tutuluyor. İlhan Omar, Alexandra Ocasio Cortez ve Rashida Tlaib gibi yeni kongre üyeleri itibar surlarında bir gedik açtılar. Gedik sadece İsrail duvarında değil, Suudi ve BAE surlarında da açıldı. Bu iki ülke ki kendisiyle aynı düşünmeyen her Müslümanı terörist ilan ediyor. Omar kendi vatandaşları olsaydı konsolosluklardan birinde bir güzellik de (!) ona yaparlardı.

İlginçtir ki Omar’ı çifte sadakate dair sözlerinden dolayı savunan en önemli siyasi isim bir Yahudi çıktı; eski (ve yeni) başkan adayı Bernie Sanders. Aslında FETÖ’cüler İsraille ve Yahudi lobisiyle arasının bozulmayacağını bilseler hemen sahip çıkarlardı ama bu pek mümkün görünmüyor. Ama yine de belli olmaz. Yahudilere onu ıslah etmeye gittiklerini söyleyerek, Omar’a da “din kardeşiyiz” diyerek bir oyun oynayabilirler. Demem o ki – ki daha önce de söyledim- bizim ülkemiz elçiliğimiz aracılığıyla Omar, Tlaib, Cortez, Carson ve diğer Demokrat Parti üyelerine ulaşabilir. Şunu kabul etmeliyiz ki Türkiye lobi konusunda çok geride. Bir dönem lobicilik FETÖ’cülere devredilmişti. FETÖ sayesinde şimdilerde Türkiye’nin Amerikalı siyasetçiler nezdinde pek bir itibarı yok. 

Oysa fırsat ayağa gelmiş durumda. İlhan Omar gibi bir siyasetçi bu saatten sonra kolay kolay silinmez. Ona sahip çıkmaya bedel Türkiye’yi destekleyen bir kongre üyesi edinilmiş olunur. İki taraf da birbirine muhtaç. TBMM’de varsa bir Türk-Amerikan Dostluk Grubu, bir an önce Omar ve diğer kongre üyeleriyle temasa geçmeli. Hem İlhan Omar’ın çabuk harcanmaması ve güçlü lobilere karşı yeni bir lobi yapılanmasının kökleşmesi için böyle bir işbirliği elzem görünüyor. Omar’ın çıkışları iyi ama her doğruyu her yerde söylemesi nefesini çabuk tüketir. Daha sofistike ve zamana yayılmış bir muhalefet onun siyasi ömrünü uzatır. Ayrıca onun yolundan gitmek isteyenlerin de işini kolaylaştırır. Türkiye, hatta Katar ve Kuveyt gibi ülkelerin bu konudaki girişimlerini izliyor olacağız.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Ankaralıpaşa Ankaralıpaşa 3 ay önce
    Ayasofya ; semboldur, memlekete namustur, ecdada sözdür, küffara güçtür, bağımsızlıktir, anlayana bekadir ötesi yoktur. En kısa zamanda açılmalıdır. Diğer camiler dolsun sonra açarız mantığı sorumluluktan kaçmaktır. Doluluk oranı böyle bir mabedi açmak için gerekçe olamaz.Fatih camiye çevirdiğinde namaz kılacak yer mi yoktu.Biz İstanbul u fethederek taşı toprağı değil her haliyle buraların sahibiyiz demekti Ayasofya da namaz kılmak. Başkanimiza yakisan Ayasofyayi açarak ecdadımızın tavrını tekrar sergilemektir. Biz burada kiracı değiliz ki tasarrufumuz sınırlı olsun.Burada mülk sahibiyiz . Birde açmanın siyasi olarak büyük sıkıntılar doguracagindan Abd , ab nin düşman olacağından bahsediliyor. Bunlarin Düşmanlığının zaten tavan yaptığını zirve yapyığını görmek için daha ne lazım bilmiyorum.Ne gezi kaldı , Ne 15 temmuz , AB den dışlanma, icimizdeki hainleri kullanarak beka sorunu. Daha nasıl bir düşmanlık bekliyorsunuz yapılmamışta ondan korkuyorsunuz. Bu kadar saflık fazla.Vesselam.

Günün Özeti