Anneler Baharı

09 Eylül 2019 Pazartesi

Son 10 gündür HDP Diyarbakır il binasının önünde oturan ondan fazla anne ya da baba HDP ve PKK’dan dağa çıkardıkları çocuklarını geri istiyor. Hepsinin yüreği yaralı ve çoğu acılara dayanamayıp hasta olmuş. Öyle ki, içlerinde kanser olanlar bile var. Çocukları dağda, kendileri evlerinde ölüyorlar. HDP’nin önünde toplananlar ayrılıkçı isyancılara karşı yeni bir isyan, sahte Kürt baharına karşı gerçek bir Kürt baharı ile karşılık veriyorlar. Geri istedikleri çocuklar; ki, henüz kendi iradelerini kullanabilme yaşına gelmemiş, iradeleri ipotek edilmiş, beyinleri dağlarda insanları dost-düşman şeklinde görmeye programlanmış gencecik insanlar. Kendilerinin değil, başkalarının savaşına alet ve yem ediliyorlar. 

Direnen anneler konuşurken terörün insan kaynağının nasıl oluşturulduğu da ortaya çıkıyor. Artık birinci elden gelen bilgiler de tam teyit ediyor ki, çocukları dağa HDP çıkarıyor. Gençler ya parti faaliyetlerine dahil edilerek  ya da derneklere üye yapılarak kazanılıyor. Bu dernek bir kadın derneği de olabiliyor, bir futbol takımının taraftar grubu da.  Kurdukları sivil toplum örgütleri vakumlu makine misali örgüte militan kazandırmak için kullanılıyor. 

Öte yandan; annesiyle telefonda konuşan bir PKK’lının Tel Abyad’da olduğunu söylemesi PKK ve YPG’nin nasıl iç içe olduğunu gösteriyor. Demek ki Kandil’e gidebilen Kandil’e, Suriye’ye gidebilen Suriye’ye gidiyor. Durum böyleyken YPG’nin, ‘Türkiye ile bir sorunumuz yok. Bizi niye tehdit ediyor?’ sözü havada kalıyor. Eğer YPG’nin içinde HDP/PKK’nın kazandırdığı militanlar varsa YPG kendini ayrı bir örgüt olarak göremez. Ayrıca bugün saldırmaması, yarın saldırmayacağı anlamına gelmiyor. Hem Suriye toprakları düz arazi değil de dağlık olsaydı şu ana kadar kim bilir kaç defa saldıracaklardı. 

Çocukları kaçırılan anneler sözde insan hakları savunucularının maskelerini de düşürüyorlar. Örgüt üyeliğinden hapse atılan gazeteci, asker ve öğretmen gibi suçlular için devleti suçlayan birtakım legal, legal görünümlü örgüt yandaşları –ki aralarında milletvekilleri de var- konu örgüt üyelerinin anneleri olunca sessizliğe büründüler. Ama biliyoruz ki, bir gün o annelerin yanına gidecekler. O istenen çocuklardan biri ne zaman ki öldürülüp cenazesi eve getirildiğinde cenazeye katılıp baş sağlığı dileyeceklerdir. Çünkü onlar için çocukların kıymete binmesi için mutlaka ölmeleri gerekir.  

Bu ülkede bazılarının siyasi ve ideolojik hırsları ölümü meşru görüyor. Bu yüzden HDP’nin zarar görmesini ve oy kaybı yaşamasını istemiyorlar. O oylar sayesinde belediyeleri aldıkları için  iktidarı da alacaklarına inanıyorlar. Dağa birileri daha çıkmış, dağdan cenazeler gelmiş, umurlarında değil. Asker şehit olunca zaten hükümeti suçluyorlar. Diğer yandan PKK’lı ölünce müttefikleri HDP canlı kalıyor. Bu düzen bozulmasın istiyorlar. Çünkü düzen için yem olanlar onların önünü açıyor. 

Düzenin mağduru olan annelerin isyanı bu yüzden önemli ve desteği hak ediyor. Canı yanan binlerce anne daha var. Hepsi en kıymetlilerini kaybettikleri için kaybedecek bir şeyleri yok artık. Eğer sahip çıkılırsa belki çocukları döner, ya da dönmez. Fakat yenilerinin dağa çıkmasının önüne geçilir. Artık herkes biliyor ki okullarda, parklarda çocuk avına çıkan terör simsarları var. Bunlar dün olduğu gibi bugün de, yarın da örgüte yeni elemanlar kazandırmak için uğraşacaklar. Eğer annelerin oturma eylemi bir farkındalık oluşturur da çocuklar markaja alınabilirse terörün insan kaynağı kurutulabilir. Hem devletin sıkı mücadelesi HDP’nin ve PKK’nın şehirdeki gücünü iyice kırdı. Devlet eğer güvenlikteki başarısını sosyal alanda da sürdürebilirse başarı ihtimali yüksektir. Bunun için çok bir şey yapmak gerekmiyor. En basitinden mesela; annelerle işbirliği yapılır, çocuklara burs verilir ve çocuklar dağı değil medeni hayatı özendiren aktitivelere yönlendirilir. 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • OkurOkur6 gün önce
    Halen kayıp olan askerlerimiz var. Onların anaları da akp bina önüne gelip oturmaya baslamasinlar. Yada HDP önünden AKP binası önüne gelirlerse ne olacak.

Günün Özeti