• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

Umudun yeşerdiği topraklar

22 Ağustos 2022
A


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

 

Bu hafta tanıtacağımız eser, “Dava Adamı Yayınlarından”.

Tarih, tarih kitaplarından öğrenilse de esas tarihin anlaşılması ve idraki, romanlar vasıtasıyla daha iyi kavranır.

Yalnız burada hayati bir noktaya temas etmeli. Tarihin romanla anlatıldığı kadar kimin yazdığı da çok önemlidir.

Bu topraklara ve millete düşman bir tarihçinin yazdığı romandan elbet tarihin gerçeği öğrenilmez. Malum böyle ihanet sergileyen nice romanlar mevcuttur.

“Umudun Yeşerdiği Toprakların” yazarı Muzaffer Taşyürek’tir. Konu Erzurum’un tarihi olunca, aklıselim sahiplerinin ittifak ettiği bir isimdir Muzaffer Taşyürek.

Türk tarihinin en ümitsiz ve zayıf günlerinde; “Vatan bir bütündür, parçalanamaz”. “Manda ve himaye kabul edilemez” diye haykıran, umudun doğduğu şehrin hikâyesini anlatan bu kitabı aslında yabancı dillere tercüme ettirerek, ABD ve Avrupa’daki tüm parlamenterlere göndermeli.

Ve tabii aslında midelerini ve cüzdanlarını ülkemizde doyuran ve dolduran ama zihniyet itibariyle devletimizi ve milletimizi Batı’ya manda yapmak isteyen siyasi çevreler başta olmak üzere yine dost-düşman içimizdekilerin de okuması gerek.

Esere bir takdim yazısı kaleme alan Naci Elmalı özetle şunları kaydediyor:

“Ermeni zulmünün ezip geçtiği; koca bir mezarlık haline getirdiği şehirde sonradan oluşturulan birliklerin günlerce kazdıkları çukurlara kefensiz defnedilen binlerce şehidin toprağa verildiği Erzurum. Nüfusun seksenbin’den sekizbin’e düştüğü biçare Erzurum!

Gözpınarları kurumuş; gençliğini, umudunu yitirmiş; üzerlerine ölü toprağı serpilmiş, korkudan dilleri lal olmuş; yanık et kokularının, ahların, iniltilerin hüküm sürdüğü soluk benizli insanlara kalan Erzurum!

Milli Mücadelenin gür sesi Albayrak gazetesinin ateşli kalemi Dursun Beyzade (Müştak) Sıtkı Bey (Dursunoğlu) de durumu şöyle özetlemişti:

-Bir gün ‘şehir alındı’ dediler. Koşup içeri girenlerden haber geldi; ‘Keşke alınmasaydı’ diye… Çünkü alınan, o kadar alınamayacak hale getirilmişti!

Düşman Erzurum’dan çekilmişti ama sayısız Erzurumlunun ya süngüden geçirilmiş cesetleri veya ateşte yanmış iskeletleri görülmüştü! Bu katliam, Ortaçağ’da bile eşine az rastlanan bir katliamdı”.

Evet, romanda “Ehli Salip” tarafından bilerek ve bilinçli bir şekilde birbirlerine düşürülerek, birbirlerinden koparılarak tarih sayfalarından silinmek, ortadan kaldırılmak istenen bir milletin, koca bir imparatorluğun küllerinden yepyeni bir devletin doğuşuna, kıyasıya mücadelelerle doğru atılmış adımlara tanık olacaksınız.

Ezcümle:

Sadece Erzurum değil elbet. İstiklal Mücadelemizin her safhası köy köy, ilçe ilçe, vilayet vilayet yazılmalı.

Bugün de aynı Ehl-i Salip, yani Haçlılar, ezeli olan hınç, kin ve öfkelerini almak adına, siyasi ve ekonomik olarak devletimizi ve milletimizi dize getirmek için içimizde hangi siyasi ve ekonomik çevreleri kullandığı, nefes alıp veren ahlak ve irade sahibi her insanımızın malumudur. Bu malumlar unutulmamalı.

Eser hakkında: Dava Adamı Yayınları; 0537-991 10 44 [email protected]

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

@@@

Yüksek enflasyonda umut yeşerirmi?

İzmirli

Sizin gibi yazar ve samimi tarihçilere çok ihtiyaç var üstad..makaleniz farklı konulara temas etmiş..selamlar
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23