Ördek Sendromu
Önce “Ördek Sendromuna” açıklık getirelim.
“Kendisini toplum içerisinde kabul ettirememiş, ailesi ve dostları arasında istediği seviyeyi yakalayamamış kimselerin, kendileri olamadıkları ama olmak istedikleri şekliyle sosyal medya araçlarındaki paylaşımların bütünü; “Ördek Sendromuna” bağlı kişilik kaybına sebep olan arızi bir haldir.
Psikologlar tarafından yapılan izahlarda da şöyle denilmektedir:
-“Sosyal medyada bireyler kendilerini nasıl göstermek, sunmak istiyorsa, o yönde paylaşımda bulunmaktadırlar”. Niye “Ördek Sendromu” denilmiştir peki?
Ördeklerin yüzüşlerini görenler bilir. Ördekler duran yahut yavaş akan sularda yüzerken, o kadar rahat ve huzurla yüzerler ki, izleyenler onların sakin hallerine imrenirler, oysa su üzerindeki o keyif için ayaklarının ne kadar çok çalıştığı göremezler.
Siyaset dünyasında, internet, televizyon, sinema, müzik ve benzeri eğlence sektöründe; olmadıkları ve olma imkânları da bulunmayan halleriyle fotoğraf veya kısa görüntüler paylaşanlar, kendilerine toplum içerisinde yer edinebilmek için çeşitli ve kiralık kılıklara girmekteler.
Bunlara inananlar, destekleyenler, beğenenler de onların hayatlarını gerçek zannedip, hakikatte hep böyle yaşadıklarını kabullenerek, garip bir psikolojiyle başkalarının hayatları içerisinde kaybolup gitmekteler. Özenti ağır bedel ödetir.
İnstagram ve benzeri araçlarda paylaşılan fotoğraf ve görüntülerdeki hayatlar, esasında “mış-miş” gibi yaşanan hayatlardır. Kişinin kendisi olamama halidir.
•
Yerel seçimlere üç ay kaldığı şu günlerde bazı siyasi namzetler, “Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez” sözünü işler duruma getirmek için çeşitli ziyaretler yapmakta ve rol fotoğraf çektirerek paylaşmaktalar.
Kimi zaman devlet kademesinden bir kimseyle, bazen işadamlarıyla, bazen meşhur birisiyle veya çevresi geniş olan şahıslarla aynı karede buluşarak:
-“Filan kişiyi ziyaret ettik, çok olumlu görüşmeler yaptık” diye duyurmaktalar.
O fotoğraflara bakınca; her şeyin yolunda olduğunu düşündürüyorlar, bir tek sizin hayatınızın yolunda olmadığı mesajını veriyor ve size kendinize şu soruyu sorduruyorlar:
-“Ben niye böyle olmuyorum, böyle değilim, demek ki benim bir eksiğim var, bu kimselerin ardına düşmeliyim, onların yanında olmalıyım” imajını yapıştırtarak, arkalarından sürüklemek istiyorlar. Sürü psikolojisi tehlikelidir.
•
Bir de resmi kurumlar arası yahut özel büyük şirketler arası ziyaretlerde böyle sergilemeler meydana gelmektedir.
Özellikle devlet kurumlarındaki paylaşımlarda vatandaşın ne düşündüğü hiç hesap edilmemektedir.
-“Filanı ziyaret ettik, görüş alışverişinde bulunduk, yararlı bir toplantı yaptık” türünden fotoğraf altı bilgiler verilmektedir. Peki, vatandaş ne demektedir?
-“Ohh.. Ne ala, sizler böyle şahane fotoğraflar paylaşın, vatandaşın halini görmeyin, biraz da sokağa inin, çarşıya pazara uğrayın da oralardan fotoğraflar paylaşın” demekteler.
Eğer Cumhurbaşkanımız Erdoğan, özellikle resmi kurumlar arası ziyaretlerdeki sosyal medya paylaşımlarını görse eminim yasaklar.
•
Ezcümle:
Ördek ayaklarıyla çalışarak bedel ödüyor. Bedel ödenen hayatlar sere serpe sunulmaz.