Neyin ünlüleri kimin ünlüleri!!
Neyin ünlüleri kimin ünlüleri!!
HÜSEYİN ÖZTÜRK
Ünlülere uyuşturucu operasyonu, kumarcılara operasyon, fuhuş çetesine operasyon, yolsuzluk ve rüşvetçi belediyelere operasyon, bahisçilere operasyon v.s. v.s.
Bu kirli ve gayri insani işlere bulaşanların hepsi de ünlü kişilerden oluşmaktaymış. Bir insan bu tür ahlaksızla ünlü olarak anılıyorsa, bu unvan milletimize hakaret değil midir?
Millet ve devlet olarak ünlülerimiz bunlar mıdır? Biz nasıl bir devlet ve milletiz ki, ünlülerimiz, devletin ve milletin köküne ahlaksızlık yüklü mayınlar döşüyor.
Böyle söyleyerek haksızlık etmemeliyim. Görüyor ve biliyoruz ki, devletimiz ahlaksızlarla mücadele ediyor. Teşekkür etmeliyiz.
Bir hukuk devleti olarak ülkemizin ve milletimizin istiklal ve istikbali adına, emniyet güçlerimizin ve hukukun işlemesi lazım ki, devletimiz de milletimiz de her türlü karanlık kişilerden ve işlerden temizlenebilsin.
O zaman şu “ünlüler” unvanına bir çekidüzen vermek gerekir. Tekrar soralım:
“Bu ünlüler, milletimiz ve devletimiz adına hangi başarılarından dolayı ünlüdürler”? Ve bu ünlülere bir başka açıdan da bakalım:
Ne iş yaparlar ve hangi maharetleriyle ünlüdürler? Farkındayım soru gereksiz, maharetleri ortada. Böyle maharetleri olanlar, hiçbir mahareti olmayanlar demektir.
Af edersiniz lüzumsuz bir soru daha:
“Yukarıda operasyonlara muhatap olanlar, ülkemizin ve milletimizin hangi yarasına bugüne kadar merhem olmuşlardır, olmaktadırlar ve olabilirler”? Geçelim.
•
Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan’dan Allah razı olsun.
Önceki gün aile üzerine yine bir konuşması vardı. Dinleyince umudumuz artıyor. Yalnız sözleri neden ve nasıl oluyorsa, esas muhatapların kulaklarının birinden giriyor diğerinden çıkıyor.
Cumhurbaşkanımız alkış beklemiyor, düşünmeyi ve icrayı bekliyor. Geçelim…
•
Bu ünlülerin kimi aile düşmanı dizilerde berbat ilişkileri oynuyor, kimileri sinema filmlerinde normal hiçbir ailenin kabul etmeyeceği rolleri üstleniyor, kimileri de müzik adı altında cinsellik sergileyerek, müziği katlediyor.
Bir de bu ünlülerin katıldığı veya program yaptığı sabah ve ikindi kuşağı programları var. Onlar da hep kendi çizgilerinde yaşanılan hayatları gündeme getirerek:
“İşte Türkiye” dercesine iki kişinin arasında konuşamayacağı şeyleri televizyonlardan ilan ediyorlar.
Şimdi peki, bir hukuk devleti ve inanç merkezli bir millet olarak; televizyonlar ve sosyal medyada; sonu cinnete, cinayete, aile parçalanmalarına, uyuşturucuya, kumara varan programlara, devletimizin yapabileceği hiçbir hukuki icraat yok mu?
•
Ezcümle:
Bu kadar karamsarlıktan sonra esasa geçelim.
Allah’a şükür ki, tüm marazlıklara, ihanetlere, içten ve dıştan fonlu, sponsorlu reklam, dizi, film ve sosyal medya vasıtasıyla, yönetilen ve yönlendirilen karaktersiz kişi yahut kişilerin, tahakküm ve saldırılarına rağmen, sağduyu sahibi bir milletiz.
Mesela ünlü lakaplı çevrelere, sol kesim kaşısa da kendileri gibilerin dışında, milli-manevi değerlere inanan halkımızdan hiçbir destek yok.
Ülkemizin bu özelliğinin korunması için millet-devlet birliğimizi var gücümüzle inşa ve ihya etmeliyiz.