• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

Çanakkale Zaferi tarihi devamlılıktan koparılmamalı

01 Mart 2024
A


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

 

Çanakkale deniz ve kara savaşları, ısrarla tarihi devamlılıktan koparılmak istenmektedir. Oysa her yönüyle milletimize mal edilmesi gerekirken, maalesef bile isteye tartışma konusu yapılmaktadır.

Bu husus asla iyi niyetle bağdaşmaz. Bütün bir Devleti Ali’nin, en üst subayından Mehmetçiğe kadar cephede topyekûn bir ve beraber olmuş, kardeşten öte birlik ve beraberlik içerisinde, topraklarımızın asırlık düşmanı Haçlılara karşı zafer elde etmiştir.

Günümüzde belli kesimler, Çanakkale Zaferini tarihi devamlılıktan koparma adına ideolojik ve siyasi oyunlar sergileseler de devletimiz ve milletimiz, İstiklalini baki kılmak için hamdolsun ısrarla sahiplenmektedir.

Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı, tarihi devamlılık anlamında muhteşem işler yapmış. Bölgedeki kaleler, tabyalar, diğer eserler, Kilit Bahir köyünün tepe noktasında bulunan ve bölgenin manevi bekçisi kabul edilen Cahidi Sultan devamlılığın çok önemli şahitlerindendir.

Türkiye Yüzyılına girdiğimiz şu sıralarda milletimizin 250 bin kaybı, 80 bini aşkın şehidiyle, ayrıca Haçlı Batılıların ellerindeki belgelere, bilgilere, hatıralara rağmen tartışmak; cephede çatışan subayından erine ve ailelerine kadar büyük bir ihanettir.

İstanbul’un fethiyle başlayan Çanakkale Boğazını savunma meselesi, V. Mehmet Reşat’a kadar bütün padişahların önceliği olmuştur. Hatta Seddülbahir kalesini yaptıran da IV. Mehmet’in annesi Hatice Turhan Sultan’dır.

Yeri gelmişken aşağıya Mehmet Akif Ersoy’un Çanakkale Şehitlerine şiirinden birkaç mısra almak istiyorum. Çünkü söyleyeceklerim var.

“Sen ki, İslam’ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,

O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın

Sen ki, ruhunla beraber gezer ecrâmı adın;

Sen ki, a’sara gömülsen taşacaksın… Heyhat

Sana gelmez bu ufuklar; seni almaz bu cihat”... 

Bugün bile hâlâ Alan Başkanlığı şehit mezarları buluyor ve ihya ediyor. Meramımızı yine mısralara yükleyelim.

“Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...

O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar,

Vurulup temiz alnından, uzanmış yatıyor;

Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!

Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer”.

Şehitlikleri ziyaret ederken, 81 vilayetimiz, 932 ilçemiz ve hemen her köyümüzden şehitlerimize rastladığımız gibi; Filistin’den, Suriye’den, Irak’tan, Sudan’dan, Balkanlardan nice şehitlerimizin isimlerini gördük.

Önemli bir ayrıntıyı daha dillendirelim. Çanakkale Zaferi anlatılırken, duygu sömürüsü yapılan bir husus var. Cephedeki açlık ve yoksulluktan dem vuruluyor.

Zerresi doğru değil. Subaylarımız da Mehmetçiklerimiz de açlık çekmemişler, elbise yoksulu olmuşlardır. Bu anlayış, Devlet-i Aliye’yi küçültme zihniyetinin ürünüdür.

Bir de 57. Alay’ın toptan şehit olduğu yalanı var. Hepsi şehit olmamıştır. Hatta kahramanlarımız Çanakkale’den sonra Galiçya ve Filistin cephesine geçmişlerdir.

Çanakkale, Vahşi Avrupalının dersini alıp, hâlâ ezber edemediği zaferin adıdır.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Şeref

Çanakkale savaşlarını güney doğu Asya ülkelerinin (anzaklar) insanları gibi yüce duyguyla anan (şafak ayinleri için binlerce km. uzaktan gelerek katılan) insanları görünce bu yazdıklarınızın bizim insanımız için ne kadar anlamsız olduğunu üzülerek görüyorum ...

Ali Güvercin

Çanakkalede Gazze den Halepten falan şehitlerimiz var doğru. Oralar bizim vilayetimiz bu doğal. Osmanlı memurları zaten o isimler. Ama ingiliz ordusunda ki Müslüman Arap asker sayısı tam 700 bin. Ingilizlerin Müslüman sehidlikleri var sözümona. Bunları da unutmayalım
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23