• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

28 Şubat’ı unutursak unutuluruz (2)

02 Mart 2022
A


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

28 Şubat 1997 tarihli MGK toplantısı öncesi ve sonrasında vesayetçiler, hükümet ve millet üzerinde tahakküm kurmak istemiş; medya, bürokrasi, yargı organları, üniversiteler ve muhalefet partilerinin de desteğini alarak süreci meşrulaştırmaya kalkmışlardır.

Bu sürecin geçmişi 40’yılı aşar. Kısaca değinelim:

1970’lerden sonra milli iradenin öncüsü olan Necmettin Erbakan’dan bugün R. Tayyip Erdoğan’a uzanan yerli siyasetin, ülkemizde neşvünema bulması için kurulan, MNP, MSP, RP, FP ve Ak Partiye, dini-milli değerlere düşmanlığın jokeri olarak kullanılan laiklik maskesiyle açılan kapatma davalarını; hangi akıl, mantık, hak ve hukuk izah edebilir?

Hiçbir akıl-mantık, hak ve hukukla izah edilemediği ve edilemeyeceği için Hakkın ve halkın iradesinin üzerine çullanamadılarsa da yaraladılar ve nihayet şerde ittifakın gereği, milletimizin iradesiyle silinip gittiler. Şimdi ne haldeler?

İsterseniz dönemin siyasi fotoğrafını çekelim.

28 Şubat’a destek verenler, vesayetçileri sahneye çıkarıp, asıl emellerine kavuşmayı bekleyenler hayal kırıklığına uğradılar.

28 Şubatçılara omuz veren soldan ve sağdan pek çok rozet siyasetçilerle, vesayetçilere omuz veren STK ve sendikalar, siyaset sahnesinden çekilip siyasi çöplükteki yerlerini aldılar.

Bugün ise:

TSK’yı ve hükümetleri tehdit ederek servetlerini katlayan kartel medyasının ucuz kabadayılarının (şimdi bakıma muhtaç haldeler) “Muhtar Bile Olamaz” diye kader tayin ettikleri R. Tayyip Erdoğan, millet üzerindeki 28 Şubat travmasının izlerini silmek için hâlâ mücadele etmektedir.

On dokuz yıldır Batılılar ile içerideki uşaklarının her türlü saldırıları, suikastları ve en son 15 Temmuz’a rağmen milli iradenin temsilcisi olarak devletin ve milletin selameti için didinip durmaktadır.

Ak Parti iktidarları, sağduyu sahibi milletimiz tarafından, 28 Şubat uygulamalarına verilmiş çok açık bir “reddiye” olmuştur.

Gelin görün tarih neler kaydediyor:

28 Şubat zulmünü yaşayan siyasetçi maskeli kimseler, şimdi 28 Şubat icracılarıyla ittifak ederek, batıla ve Batı’ya hizmet etme yarışındadırlar.

28 Şubat’ın organizatörleri, içeriden birtakım yetkin makamlarda konumlandırılan kişiler olmakla birlikte esasında ABD ve AB ülkelerindeki Türkiye düşmanı çevrelerdir.

Batılılara göre onlara uymayan, emir almayan bir Türkiye hükümeti, millet iradesinin eline bırakılamaz. Hele hükümet üyeleri dini ve milli değerlere bağlıysa asla!

Amerika ve AB, herhangi bir ülkede İslam söz konusuysa, Müslüman ülkelere darbelerden teröre kadar her türlü caniliği teşvik etmek ve planlamaktan asla çekinmezler.

Batılılara göre demokrasi, Müslüman ülkeleri ve halklarını sömürebilmek için ortaya koydukları sistemin adıdır. Bu sisteme karşı çıkanlar, demokrasi düşmanı ilan edilirler.

Ezcümle:

 Sadece 28 Şubat değil, 27 Mayıs’tan 15 Temmuz’a uzanan bütün darbe ve kalkışmaları unutmamak şarttır.

Bağımsızlığımız, istiklalimiz, istikbalimiz, dini-milli değerlerimiz bu ihanetlerin tekrarlanmamasına bağlıdır.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

÷÷÷

28 şubat öilletin derdi değil bugün, milletin derdi geçim ve insan gibi yaşamak. Ayrıca 28 şubat bir darbe değildi.

Okur

28 Şubat geçti gitti. Cami imamı Ebubekir karsan ne diyor bir dinle bakalım. 28 Şubat diye diye nereye gidiyoruz.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23