• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Demir
Hüseyin Demir
TÜM YAZILARI

Hukukun Gölgesinde Kaçırılan Bir Devlet Başkanı

05 Ocak 2026
A


Hüseyin Demir İletişim: [email protected]

Hukukun Gölgesinde Kaçırılan Bir Devlet Başkanı

Hüseyin Demir 

Başkent sokaklarında ilerleyen zırhlı araçlar, Miraflores Sarayı çevresinde konuşlanan askerler ve havada dolaşan sessizlik… Venezuela’da yaşananlar, sıradan bir iç güvenlik tedbiri olarak okunamayacak kadar ağır, sıradan bir diplomatik kriz olarak geçiştirilemeyecek kadar derindir. Çünkü ortada artık yalnızca bir ülkenin iç meselesi değil, uluslararası hukukun açıkça askıya alındığı bir tablo vardır.

Dolaşıma giren görüntüler, Venezuela ordusunun başkentte teyakkuz hâline geçtiğini gösterirken; uluslararası basına sızan bilgiler, olayların merkezinde çok daha vahim bir gerçeğe işaret etmektedir:

Bir devlet başkanı, başka bir devletin başkanının doğrudan talimatıyla, yabancı askerler tarafından kaçırılmıştır.

Bu, ne diplomatik literatürde “operasyonel zorunluluk” olarak açıklanabilir, ne de “güvenlik gerekçesi” ile meşrulaştırılabilir. Bu, açık adıyla egemen bir devlete karşı işlenmiş uluslararası bir suçtur.

Talimat Yukarıdan Geldiğinde Hukuk Susar mı?


Uluslararası haber ajanslarına yansıyan bilgilere göre, söz konusu eylem Beyaz Saray’dan verilen doğrudan talimatla gerçekleştirilmiştir. Yönetim kaynakları bilgi sahibi olduklarını kabul ederken, resmî makamların suskunluğu gerçeği örtmeye yetmemektedir. Zira suskunluk, bu tür vakalarda masumiyet değil; sorumluluk işaretidir.

Bir devlet başkanının, başka bir devletin topraklarında yabancı askerlerce alıkonulması; Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın 2. maddesinde güvence altına alınan egemen eşitlik ilkesinin, kuvvet kullanma yasağının ve iç işlerine karışmama kuralının açık ihlalidir. Bu eylem, Lahey’den Cenevre’ye uzanan tüm hukuk metinlerine meydan okumaktır.

Burada mesele, kaçırılan kişinin kimliği ya da siyasi duruşu değildir. Mesele, hukukun kimin için geçerli olduğu, kimin için askıya alındığıdır.

Güç Konuştuğunda Hukuk Nereye Gider?


Eğer bir ülke, kendi çıkarlarını gerekçe göstererek başka bir ülkenin liderini kaçırabiliyorsa; yarın aynı yöntem, başka başkentlerde de meşru sayılacaktır. İşte bu nedenle bugün Caracas’ta yaşananlar, yalnızca Venezuela’nın değil; tüm uluslararası sistemin sınavıdır.

Bu tür eylemler, “demokrasi getirme” iddiasıyla süslenmiş eski bir alışkanlığın devamıdır. Soğuk Savaş’tan bu yana defalarca sahnelenmiş, her seferinde geriye yıkılmış devletler, travmatize edilmiş toplumlar ve derin bir hukuk enkazı bırakmıştır. Bugün değişen yalnızca yöntemlerdir; zihniyet aynıdır.

Zırhlılar Sokakta, Hukuk Yerlerde

Venezuela ordusunun saray çevresinde konuşlanması, bir darbe girişimi ihtimalinden ziyade, devlet refleksinin son kırıntısıdır. Çünkü devletler, liderlerini değil; egemenliklerini savunmak için harekete geçer. Sokaktaki zırhlı, gökteki uçak, aslında tek bir soruyu haykırmaktadır:

“Bu dünyada hukuk hâlâ var mı?”

Eğer bu soruya güçlü devletler cevap vermekten kaçıyorsa, bilinmelidir ki sessizlik bir gün herkesi bulur. Bugün kaçırılan bir başkandır; yarın bir diplomat, ertesi gün bir ülkenin tamamı olabilir.


Son Söz Yerine

Uluslararası hukuk, güçlülerin lütfu değil; zayıfların güvencesi olarak doğmuştur. O hukuk askıya alındığında, geriye kalan şey düzen değil, zorbalığın kurumsallaşmasıdır.

Bir devlet başkanının talimatıyla başka bir devlet başkanının kaçırıldığı bir dünya, güvenli değil; tehlikelidir.

Ve o tehlike, sanıldığından çok daha yakındır. Selam ve dua ile.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ömer

Hüseyin bey aşırı iyiniyetli bir yazı olmuş , hukuk demişsiniz . Tilkiye sormuşlar ki tavuk sever misin ? Basmış kahkahayı , gülmekten demiş bir şey diyemiyorum demiş . Batı tilki olmuş hukuk da tavuk . Allah aşkına ne hukuku ne uluslararası hukuku ya . Hala inanan var mı ? Batının ABD nin Çin in Rus’un hukuku menfaatleridir . Soruyorum gerçi sormama gerek de yok da . Uluslararası hukuk Gazze’de ne yaptı ? Suriye’de Irak da yemende ne yaptı ? O hukuk Japon’lara atom bombaları atıp yüzninlerce insanı radyasyon la yakanlara ne yaptı ki şimdi ne yapacak ? Hukuk yoktu ki . Hayali uyduruk şeyi vardı . Batının , insan hakları hukuk , demokrasi sadece sömürünün araçları kamuflajı olmuş bizde çoğu zaman yutmuşuz .
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23