THY- Euroleague

Başkasından sopa yemeyi beklemek bu olsa gerek!

31 Temmuz 2018 Salı

Türk futbolundaki kimi problemleri, uzun süredir futbol kamuoyunda hep tartışır dururuz. Ancak problemlerin çözümü konusunda ise maalesef o kadar başarısızız ki, bugün geldiğimiz nokta bunun en büyük kanıtı.

Bakıyorsunuz mesela, spor kulüplerimiz bugün borç batağına düşmüş. Özellikle büyük kulüplerin borcu, milyar liraları aşmış durumda. Bundan daha kötü olan ise, borç miktarının faiz ve kur farkı nedeniyle giderek kabarmaya devam etmesi.

Son yıllarda UEFA’nın kulüplerin mali yapılarına el atması her ne kadar olumlu olsa da, maalesef bizim kulüplerimiz için iş işten çoktan geçmiş durumda. Bugün gelinen noktada büyük kulüplerimizin düzlüğe çıkması için, önlerinde uzun soluklu bir yol olduğunu görüyoruz.

Peki, futbolumuz bu duruma nasıl ve neden geldi?

Bu sorunun aslında 2 cevabı var.

Birincisi ‘İşi bilmeyen kötü yöneticiler’

İkincisi ise futbolumuzun ‘sistemsizlik’ üzerine kurulu bir yapıda ilerlemesi...

Sistemsizlikten kasıt dediğim, kulüplerin alt yapıdan oyuncu çıkaramaması ya da ‘Bul yetiştir, sat’ uygulamasını bir türlü gerçekleştiremiyor olmamız.

Peki, Bu ‘İşi bilmeyen kötü yöneticiler’ dediğim kişiler kimler biliyor musunuz?

Kendi şirketlerini yönetirken, tek bir kuruş bile zarar etmemek için kılı kırk yaran ancak spor kulüplerinin başına geçince, ‘Nasıl olsa kulübü yönetirken hesap soracak kimse yok’ mantığıyla har vurup harman savuran yöneticiler. Elbette ‘kötü niyetli kişiler’ diyemem onlar için. Çünkü ortada sistemsizlik üzerine kurulu bir yapı olunca, bu durum da kaçınılmaz bir hal alıyor.

Bugün kulüplerin UEFA’nın mali kıskacına girmesi ise geçmişten bugüne gelen kötü yönetimlerin ve sistemsizliğin bir sonucu olarak karşımızda çıkıyor. Keşke biz bu problemleri çok önceden ülke futbolu olarak çözseydik de kendimizi UEFA’nın sopasına mahkum ettirmeseydik. Mesela Türkiye Futbol Federasyonu bugün UEFA’nın kulüplerin mali yapılarına el attığı gibi geçmişte el atsaydı, bugün ne UEFA’nın sopasını yemek zorunda kalırdık, ne de kulüplerimiz bu halde olurdu. Maalesef üzülerek söylemek gerekir ki UEFA’ın sopası gün itibariyle bir ‘ödüle’ dönmüş durumda. Çünkü borç batağına daha da saplanmanın önüne ancak böyle geçilebilirdi.

Bu ödülün meyvelerini ise kulüpler transfer sezonu itibariyle yemeye başladı. Mesela önceki sezonlarda kasada tek kuruş olmamasına rağmen milyonlarca Euro harcayarak sükse transferler yapan Galatasaray ve Fenerbahçe, bugün bakıyorsunuz UEFA ile yaptığı anlaşma gereği ancak sattığı futbolculardan kazandığı para ile futbolcu transferi yapabiliyor.

Yani ne diyor UEFA?

‘Ayağını yorganına göre uzat kardeşim’, ‘eğer kazanamıyorsan harcamayacaksın’ bu kadar basit…

YORUM YAZ

  • HukukçuHukukçu2 ay önce
    Sayın Cumhurbaşkanımız; Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesindeki öğrenci kıyımına müdahale edip, kıyımı durdurmanızı, saygılarımızla, istirham ediyoruz.
  • Mesut SarpMesut Sarp3 ay önce
    Hala sopayla terbiye oluyosak yaziklar olsun bize...