Sarı şeytan Trump’ın İran çıkışı olay oldu: Zalimler için yaşasın cehennem!
Sarı şeytan Trump’ın İran çıkışı olay oldu: Zalimler için yaşasın cehennem!
Selma Savcı
Sarı Şeytan Trump’ın İran duvarına toslaması ve savaşta 1 ayın sonunda geri vitese taktığı birçok açıklamaya şahit olduk. Malumunuz öncelikle İran savaşına kız çocuklarını katlederek başlayan Haydut ABD ve işbirlikçisi katiller sürüsü İsrail’in giderek dünyada yalnızlaştığını ve her daim de kahrolacakları günlerin yakın olduğunu görebilmek hakikaten sevindirici...
ABD Başkanı Donald Trump, bir anlaşma olmadan “2-3 hafta içinde” İran savaşını bitirebileceğini söylemiş ve bu açıklamalar zinciri sonrasında ise İran’daki tüm operasyonları ve Hürmüz Boğazı üzerinden mangalda kül bırakmayan açıklamalar zincirlerinin ne denli boş mesajlar olduğu ortaya çıktı.
Tam bu esnada geçtiğimiz günlerde Trump’ın dini danışman olarak atadığı kadının açıklamalarına da değinmeden geçemeyeceğim...
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın “Dini Danışman” olarak atadığı Paula White, Beyaz Saray’da gerçekleştirilen Paskalya etkinliğinde konuştu. Konuşmasında Trump’ı kendi çarpık inançlarına göre Hz. İsa’ya benzeten White, Hristiyan Amerikanlar tarafından dahi topa tutuldu. “Tanrı nasıl yeniden doğduysa siz de öyle yeniden doğdunuz, o nasıl acılar çektiyse siz de öyle acılar çektiniz ve o nasıl muzaffer olduysa siz de elinizi attığınız her işte öyle muzaffer oldunuz ve olacaksınız” ifadelerini kullanan White, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir başka konuşmada kiliseye yardım paralarını İsrail’e gönderdiğini açıklamıştı. White, Amerikanlar tarafından “Evanjelist” olmakla da itham ediliyor.
Düşünebiliyor musunuz bu dünyada böylesi kötü karakterli bir adamı pohpohlamak işte bu kadar kolay...
Tekrar konumuza dönecek olursak; Sarı Şeytan öyle çelişkiler içerisindeki artık ABD halkı tarafından bile tiye alınma noktasına geldi. Trump savaşın başında tüm operasyonun en fazla dört hafta süreceğini söylemişti. Savaş beşinci haftasında sürüyor. Savaşı bitirmek için bir anlaşmanın “şart olmadığını” belirten Trump, “İran’ın anlaşma yapması gerekmiyor, hayır. Benimle anlaşma yapmak zorunda değiller” diye konuşmuştu.
Trump daha önce, bir anlaşmaya yanaşmazsa İran’ı “çok daha sert” vurmakla hatta kara operasyonu düzenlemek ve enerji tesislerini hedef almakla tehdit etmişti. Washington geçtiğimiz günlerde, Hürmüz Boğazı’nın trafiğe açılması ve İran’ın nükleer programına son vermesi gibi taleplerin yer aldığı 15 maddelik bir liste sunmuş, Tahran bunu reddettiğini bildirmişti.
ABD 28 Şubat’ta İran’a saldırıları başlattığında Washington ve Tahran’dan heyetler müzakerelerini sürdürüyor, taraflardan görüşmelerde “ilerleme sağlandığı” yönünde mesajlar geliyordu.
ABD Başkanı, savaşı sonlandırıp Hürmüz Boğazı’nın sorumluluğunu “buraya ihtiyaç duyan ülkelere bırakabileceğini” de söyledi. ABD’ye destek vermeyen ülkelere öfkelenen Trump, “Gidin kendi petrolünüzü alın” dedi. Trump, ABD’nin İran savaşına destek vermeyen İngiltere gibi NATO üyesi ülkeleri de eleştirmişti. İran savaşından önce Hürmüz Boğazı gemi trafiğine açıktı, petrol ticaretinde sorun yaşanmıyordu.
Öyle tezatlar yaşanıyor ki, ABD cephesinde akıl alır gibi değil. Yani İran’a karşı astığım astık kestiğim kestik naraları atan ABD’nin İran duvarı karşısında süt dökmüş kediye döndüğünü söylemek herhalde büyük bir söz olmaz. Ve yine Haydut ABD’nin Dışişleri Bakanı Marco Rubio da ABD’nin savaşta “bitiş çizgisini görebileceğini” söyleyerek. “Bugün değil, yarın değil ama yakında” demek zorunda kaldı.
Rubio ayrıca NATO’yu sadece Avrupa’nın çıkarına olacak şekilde “tek yönlü” çalışmakla suçladı, İran savaşından sonra NATO ile ilişkileri “gözden geçirmek zorunda kalacaklarını” ifade ederek aslında NATO üzerinden tüm dünyaya gider yapmayı da sürdürdü doğal olarak...
Esas burada can alıcı nokta ise şu; Brent petrolün varil fiyatı bu hafta 115 dolara kadar tırmandı. Savaşın başladığı 28 Şubat’ta Brent petrol 70 dolar civarındaydı. ABD’de benzin fiyatları 2022’den bu yana ilk kez galon başına 4 doların üzerine çıktı. Güncel bir Reuters/Ipsos anketine göre Amerikalıların üçte ikisi, Trump yönetiminin belirlediği hedeflere ulaşılamasa bile savaşın hızla sona erdirilmesini istiyor.
Gördüğünüz gibi rakamlar asla yalan söylemez. Trump’ın gittikçe köşeye sıkışan yönetim tarzı ABD halkı tarafından da artık karşılık bulamayacak inşallah.
Tam bu bilgiler ışığında; İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin açıklamalarına da kulak kabartmak lazım. Ne diyor Sayın Bakan; ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff’tan doğrudan mesajlar aldığını ancak bunun müzakere anlamına gelmediğini ifade ediyor.
Arakçi, Hürmüz Boğazı’nın tamamen açık olduğunu, yalnızca İran’a karşı savaşta yer alanlara kapatıldığını belirtti ve İran’da herhangi bir müzakere yürütüldüğüne dair iddiaların asılsız olduğunu vurguladı.
Abbas Arakçi, “ABD’nin 15 maddelik önerisine herhangi bir yanıt göndermedik, aynı şekilde biz de herhangi bir öneri veya şart sunmadık” diyerek de aslında ABD ve medyasının yaptığı o manipülatif haberlerinde önüne geçmiş oluyor. Ve aslında tüm dünyanın merakla beklediği o açıklama geliyor.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran’ın kara harekatına hazır olduğunu vurgulayarak, düşmanların yanlış hesap yapmamasını umduğunu ifade ederek “Ateşkes kabul etmeyeceğiz, sadece savaşın sona ermesini kabul ederiz” sözleriyle aslında verilen kayıplar olsa da ABD’ye karşı masada büyük bir kazanım elde ettiklerini de tüm dünyaya ilan ediyor.
Her zaman dediğimiz şey şudur ki; sizler kendi ülke sınırlarınız dışında başka ülkelerin egemenlik haklarına saygı duymayıp, sağı solu sırf kulaktan dolma dedikodular ve düşmanlık hırsınızla yaparsanız, bugün gelinen noktada İran duvarına da bodoslama girmiş olursunuz.
Bu saatten sonra ben açıkçası Trump’ın da ilk geldiği gündeki popülaritesini gittikçe kaybedeceğini ve önümüzdeki dönemde de bu denli kötü bir karakterin de normal ölmeyeceğini de söylersek yanlış bir teşhis yapmamış oluruz kanısındayım.
Ne diyelim, zalimler için yaşasın cehennem!..