Dikkat artıran ilaçlar ve yeni sınav sistemi önerisi
Dikkat artıran ilaçlar ve yeni sınav sistemi önerisi
Ali Erkan Kavaklı
Üniversite bitirmek kariyer sahibi olmak için çok önemli. Üniversite mezunları lise mezunlarına göre daha kolay iş buluyor, daha kısa süre çalışıyor, daha iyi ücret alıyor, kriz anında işten zor çıkarılıyor.
Bu sebeple lise bitirenler üniversite kapısı önüne yığılıyor, kıyasıya sınav kazanma yarışına giriyorlar. Bu yıl yaklaşık 3.250.000 kişi sınava girecek. Çok çetin bir yarış.
Hayatta başarı yarışı var, yetenekleri geliştirmek için sınavlar ve yarışlar fırsat fakat hayatı sınav sistemiyle yarış serüvenine dönüştürmek yanlış.
YKS’ye girecek öğrencilerin % 55’i geçen yılların mezunu. Onlar sınava girmese bu yıl mezun olacakların tamamı bir fakülte veya yüksekokula girebilir.
Sınav stresi %100 azalır.
Sosyal medya, özellikle kısa süreli videolar, dikkat eksikliğine yol açıyor. Birinden ötekine geçerek sürekli video seyredenler, TYT ve AYT’deki uzun soruları okuyup anlama ve yorumlamada zorlanıyor, dikkatleri dağılıyor.
Dikkat artırmak için ritalin, concerta, Adderall, Vyvanse gibi haplar alıyorlar. Hap kullanma oranının üniversiteye hazırlananlarda % 60’ları bulduğu söyleniyor.
Bu ithal haplara ülke döviz ödüyor.
Kırmızı reçete ile satılan bu hapların yan etkileri var; kötüye kullanımı yüksek. Çalışma ilaçları olarak bilinen bu maddeler; kalp atış hızı, kan basıncı ve solunum hızını artırır. Uzun vadede tiroid bezi sorunları ve ciddi psikiyatrik vakalara neden olabilir.
Üniversite sınav sistemi gençlerin sağlığını bozuyor.
Cep telefonu kullanımı dikkat dağınıklığına yol açıyor.
Üniversite kapısına yığılan 3.200.565 öğrencinin bir milyonu bir üniversite ve yüksekokula yerleşecek. 2.200.000 öğrenciye, başaramadın, denecek. Bunlar arasında 4-5 defa üniversite sınavına girenler var.
18 yaşında lise bitiren genç beş sene sonra 23 yaşında. Bu yaştan sonra meslek öğrenmesi oldukça zor.
YENİ BİR SINAV SİSTEMİ ÖNERİSİ
Lise bitiren öğrencilerin yaklaşık %17’si lisans ve %16’ı meslek yüksekokulu kazanıyor. Sınava giren öğrencinin %33’ü üniversite ve yüksekokullu oluyor.
Akademik eğitim alabilecek öğrenciler sekizinci sınıfta yapılan LGS’de seçilmeli.
Alamayacak öğrenciler meslek liselerine ve iş kollarına yönlendirilmeli.
Öğrenci lise ders notları ile üniversiteye yerleşmeli.
Milli Eğitim Bakanlığı birçok dersin sınavını merkezden yapıyor. Bu sistem geliştirilmeli, lise mezunları ders notları ile üniversite ve yüksekokullara yerleştirilmeli.
Alman eğitim sistemi akademik eğitim alacak öğrencileri ilkokul 4 ve 5. sınıflarda seçer. İlkokul öğretmeni bu konuda yetkili ve sorumludur. Akademik eğitim alabilecek öğrenci beşinci sınıfta gymnasiuma gider, diğer öğrenciler ortaokuldan sonra meslek lisesine yönlendirilir.
Alman sisteminin 4-5. sınıfta yaptığı seçimi biz lise sona bırakarak gençlerin meslek öğrenecekleri altın yılları heba ediyoruz.
Gençlerimiz en geç 15 yaşından itibaren geleceğini düşünmeli, bir meslek öğrenmeye yönelmeli. Kimseye muhtaç olmadan yaşayabileceği bir işin sahibi olmalı.
Mehmet Akif:
“Kim kazanmazsa bu dünyada bir ekmek parası;
Dostunun yüz karası, düşmanın maskarası!” der.
SOSYAL MEDYA
DÜZENLEMESİ YETERSİZ
Sosyal medya kullanma saatleri gittikçe artıyor. Ekran başında gezinen, video seyreden insanların hayat becerileri artmıyor. Meclis’te görüşülen sosyal medya kanununda 15 yaşından küçüklere sosyal medya sınırlamaları getiriyor.
Bu sınırlamalar çok önemli, mutlaka yapılmalı fakat yeterli değil.
Özellikle savaş, kavga, vurdu kırdı oyunları gençlerin sağlığını bozuyor, onları saldırganlığa itiyor.
X, Facebook, Instagram, Youtube, Tiktok gibi sosyal medya platformları çok kullanıcıya ulaşmak, çok reklam almak ve çok para kazanmayı amaçlıyor.
Cep telefonu oyunlarını yazanlar, çok kullanıcıya ulaşmak, çok reklam ve çok para kazanma derdindeler. İnsanların heyecanlarını, cinsel dürtülerini, meraklarını tahrik edecek oyunlar üretiyorlar.
İnsanları düşündürecek, iyiliğe sevk edecek, bilgilerini artıracak, kemale erdirecek program derdinde değiller.
Gençlerin zamanını çalan, dikkat eksikliğine ve başarısızlığa yol açan, saldırganlığa sevk eden, cinsel duyguları tahrik eden platform ve programlar 18 yaştan küçüklere kesin olarak yasaklanmalı.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile hedeflenen; aile, millet ve medeniyet değerlerimizi tehdit eden küresel mafyaya dur demeli. Çocuklarımızı ve neslimizi medyanın zararlarından korumalıyız.