• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Fahrettin Dede
Fahrettin Dede
TÜM YAZILARI
30 Ocak 2019

Bahçeli haklı çıktı

Türkiye, seçim sath-ı mahalline gireli çok oldu, partiler de adaylarını birer birer netleştirdi gibi... Önceki gece CHP Genel Merkezi’nde yaşananlar, hararetli tartışmalar, Canan Kaftancıoğlu’nun gece yarısı git-gel’i ve ardından ertesi gün başlayan istifalar... İstifalar ve parti içi karışıklık dün de İYİ Parti’ye sıçramıştı. Kavga ve tartışmaların konusu CHP’nin bazı il ve ilçelere gösterdiği adaylar!

Son iki gündür CHP-HDP-İP hattında yaşananları görünce ne yalan söyleyim tıpkı Muharrem İnce’nin 24 Haziran akşamı yazdığı ‘adam kazandı’ gibi ben de ‘adam haklı çıktı’ dedim. Kazanan Erdoğan idi, haklı çıkan ise Devlet Bahçeli oldu...

CHP KALELERİNE HDP DESTEKÇİSİ ADAYLAR

Cumhur ittifakı’nın sallantıya girdiği, AK Partili ve MHP’li vekillerin ayrı ayrı “Herkes kendi yoluna” açıklamaları yapmasından kısa bir süre önce ittifakın yer almadığı bir seçim denkleminde kazananın terör örgütleri PKK ve FETÖ olacağını dile getirmişti. Bahçeli, 20 Eylül 2018 tarihinde yaptığı açıklamada,CHP ve HDP’nin eklemlenmiş bir yapıda seçime girmesi durumunda PKK yanlısı kişilerin aday gösterileceğini ve Türkiye’de terörle mücadelenin tartışmaya açılabileceğini dile getirmiş. Bahçeli, o günlerde “CHP’nin HDP ile ilişki kurarak, Türkiye'yi bir yönetim şekline tekrar döndürmek istemeleri bazı sorunları beraberinde getirir. 94 tane PKK'lı belediye 8 tane de FETÖ'cü belediye yönetimi vardı. Bunların tekrar sonuç alması hali terörle olan mücadeleyi sıfırlar. Kayyum atanmış belediyeler mutlak suretle PKK ve FETÖ kontrolünden çıkarılmalıdır. CHP’nin, diğer siyasi partilerin tekrar kayyum öncesine dönüşebilecek bir yerel yönetim yapılanmasına müsaade etmemesi lazım” ifadelerini kullanmış.

Kemalistlerin ‘kale’ muamelesi çektiği İzmir, Kadıköy, Kuşadası, Narlıdere gibi seçim bölgelerine bile PKK ve FETÖ’ye desteğiyle bilinen isimleri, Kılıçdaroğlu’nun aday göstereceğini kim bilebilirdi ki? Yani PKK destekçisi adaylar, HDP’nin kale olarak gördüğü Doğu ve Güneydoğu’daki il ve ilçelerde değil, tersine Batı’daki il ve ilçelerden aday gösteriliyor. Bugüne geldiğimizde, CHP’nin belediye başkan adayları kamuoyuna yansıdıkça Bahçeli’nin o dönem söylediklerinin ne denli haklı olduğu ortaya çıkıyor.CHP’nin sabık Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, ‘beka-zekâ’ polemiğine devam etmeyi düşünür mü bilmiyorum ama CHP-İP seçmeninin tepkisi bile Bahçeli’nin ne kadar haklı çıktığını gösteriyor. İnce’nin ya Kemalist damarı tutacak bunu Kılıçdaroğlu’na karşı bir silah olarak kullanacaktır, ya da kendisinin 24 Haziran öncesinde Maltepe’de düzenlediği mitingde de HDP bayraklarının açıldığını hatırlayacak ve ağzını açmayacak.

AKŞENER’İN HDP AÇILIMINA İP’Lİ ÜLKÜCÜLER NE DER?

Ben asıl bu durumda CHP-HDP örtülü ittifakının diğer bileşeni İYİ Partili ülkücülerin tutumunu merak ediyorum. Partinin İzmir il teşkilatının yaptığı açıklama ileTamer Akkal ve Cezmi Polat’ın istifası partililerde büyük bir tepki olduğunu ortaya koyuyor. Peki partideki ülkücü kadro ne düşünüyor? AK Parti’nin artık çok geçmişte kalan ‘Kürt açılımı’nı halen diline dolamaktan geri durmayan İP’li vekiller, Akşener’in HDP açılımına ne diyecek, merakımı mucip... Mesela Yavuz Ağıralioğlu, ne diyecek? Çok merak ediyorum!

 

Arap dünyası bu belgeseli konuşuyor! Araplar dinsizleşiyor mu?

Arap dünyası son günlerde El-Cezire’nin pazar akşamı yayınladığı belgeseli konuşuyor. “7 Senede” başlığıyla yayınlanan belgesel film, 2011 itibariyle baş döndüren gelişmelerin yaşandığı Mısır’da gençlerin ateistleşmesini ya da irtidat hadiselerini ele alıyor.

Belgesel oldukça trajedik detaylar içeriyor... Adı İhvan-ı Müslimin hareketinin kurucusu Hasan el-Benna’ya nisbetle Hasan el-Benna olarak verilmiş bir genç alkollü masada nasıl dinsizleştiğini anlatıyor. Başörtüsünü çıkartan bir genç kızın kafasının ve görüşlerinin net olmadığı rahatlıkla anlaşılıyor. Bir başka genç kız, önce rahat bir tavır içinde “Ben kâfirim” diyor, sonrasında gözyaşlarını tutamıyor.

2009’da Gallup araştırma şirketinin araştırmasına göre dünya halkları arasında dindarlığın en yüksek olduğu ülkelerden biri Mısır... 2017’de El-Cezire Araştırma Merkezi’nin yaptığı araştırmaya göre ise; 18-35 yaş arası Mısırlıların yüzde 6,5’i bir ilahın olup olmadığını bilmediklerini, yüzde 4’ü dinsiz olduklarını, yüzde 24’ü başörtüsünü farz olarak görmediklerini, yüzde 11’i silahlı mücadeleyi rejime karşı tek çözüm olarak niteliyor.

Geçen aylarda Yehova Şahitleri’nin Türkiye’de Suriyeli Araplara yönelik misyonerlik faaliyeti yaptığını yazmıştım. Çatışma sarmalının göbeğindeki İslam dünyasının geneline ait bir gözlem olarak yazayım: Savaşlardan, imkânsızlıklardan, kaoslardan, çatışmalardan ve baskı rejimlerinden kaçan gençler büyük bir yalnızlık içinde yaşıyorlar. Bu yalnızlık sonucunda kimisi soluğu DAEŞ gibi yapıların yanında alıyorlar, kimisi de boş vermişlik içinde ateistleşiyor ya da deistleşiyor. Cinsiyet değiştirmek de bunun bir yönü…

Bir ders de hiç kuşkusuz İslamcıların/dindarların çıkarması gerekiyor: Ne hikmetse zenginlerden nefret eden kimse zenginlikten soğumuyor, ama İslamcıların ya da dindarların konjonktürel amillerle de birleşen başarısızlıkları ve siyasi otorite güdümündeki ulema’nın tavrı insanları dinden soğutabiliyor. Bu da İslam’ın ve Müslümanlar’ın kaderi olsa gerek…

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23