• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ertuğrul Akar
Ertuğrul Akar
TÜM YAZILARI

Her Siyasi Transfer Daha Karanlık Gelecek Demektir

20 Eylül 2025
A


Ertuğrul Akar İletişim:

Her Siyasi Transfer Daha Karanlık Gelecek Demektir

ERTUĞRUL AKAR

Siyaset, insanın ve toplumun geleceğini tayin eden en önemli faaliyettir. Bu sebeple siyaset, asla “ideolojisiz” olamaz. İdeolojisiz siyaset söylemi, aslında siyaseti fikirden, ilkeden ve ahlaktan soyutlamaya çalışan bir aldatmacadan ibarettir. Çünkü siyasetin özünde değerler vardır; değerlerden arındırılmış bir siyaset, menfaatin, konjonktürün ve günübirlik hesapların bataklığına saplanır.

İdeolojisiz siyaset, görünürde “pragmatik” ve “esnek” bir çizgi olarak sunulur. Oysa hakikatte bu, siyasetçinin sorumluluktan kaçma yoludur. Çünkü ideoloji, siyasetçinin hem topluma hem tarihe karşı hesap verebilirliğinin pusulasıdır. İdeolojisiz bir siyasetçi, dün söylediğini bugün inkâr eder, bugün kurduğu ittifakı yarın bozar, halkın önünde tutarlı bir duruş sergileyemez. Bu da milletin güvenini yok eder.

Büyük devletlerin çatışsa da sağlam ve kadim ideolojileri vardır ;

Amerikan siyasetinde Cumhuriyetçiler muhafazakâr, Demokratlar daha liberal ideolojiye yaslanır. Seçmen, ideolojik çizgiyi net görür ve tercihini buna göre yapar. İdeolojisiz bir siyasetçi ABD’de uzun süre varlığını sürdüremez. Çünkü halk, bir liderden öncelikle fikrî istikrar bekler.

İngiltere’de Muhafazakâr Parti (Conservatives) ve İşçi Partisi (Labour) arasındaki fark da ideolojik temellere dayanır. Muhafazakâr Parti, köklere, aileye ve ekonomide serbest piyasaya yaslanırken; İşçi Partisi sosyal adalet, emek ve daha devletçi çözümleri öne çıkarır. Bu ideolojik ayrışma, İngiliz siyasetinin dinamizmini besler.


Almanya’da Hristiyan Demokratlar (CDU) merkez sağda muhafazakâr değerleri, Sosyal Demokratlar (SPD) ise sosyal adaletçi çizgiyi temsil eder. Almanya’nın istikrarı, ideolojik farklılıkların demokratik rekabetle dengelenmesine dayanır.

Ortadoğu’da iseİdeolojisiz siyaset anlayışının en dramatik sonuçları burada yaşanmıştır. İlkesiz ittifaklarla kurulan hükümetler, kısa sürede yıkılmış; ülkeler istikrarsızlığa sürüklenmiştir. Çünkü halkın güvenini kazanan, kimliğini ve duruşunu net ortaya koyan liderlerdir.

Türkiye’de özellikle son yıllarda “ideolojisiz siyaset” iddiası sıkça dile getiriliyor. Oysa Türk siyasetinin köklü damarlarına bakıldığında, milletin hep “kimlikli” ve “duruş sahibi” siyasetçileri tercih ettiği görülür.

Büyük Selçuklu, Anadolu Selçuklu, Osmanlı İmparatorluğu ‘’Nizamı Alem’’ ülküsü üzerine ideoloji inşa etmiştir. Mustafa Kemal Atatürk ‘’Türkçülük’’ Adnan Menderes, “Yeter söz milletindir” diyerek halkın iradesini öne çıkarmıştır. Alparslan Türkeş, milliyetçi ideolojiyi devletin bekası ile özdeşleştirmiştir. Necmettin Erbakan, milli görüş ideolojisi ile siyaset yapmıştır.


Bugün de millet, kendisine güven verecek, millî değerlerden beslenen, ilkeli bir siyaset arayışındadır.

Milliyetçi-muhafazakâr dünya görüşü hem ideolojik hem de ahlaki bir zemin sunar. Milletin köklerinden kopmadan, değerlerini koruyarak modern dünyada var olmasını sağlar. İdeolojisiz siyaset ise bu değerleri aşındırır, toplumun birlik duygusunu zedeler.

Bir siyasetçi için ideoloji, pusula gibidir. Pusulasız gemi denizde kaybolur; ideolojisiz siyasetçi de menfaat fırtınaları arasında savrulur. Milliyetçi-muhafazakâr düşünce, bu pusulayı sağlam şekilde elde tutmayı zorunlu kılar.

Tüm bunları neden anlatıyorum;
Dünya örnekleri de göstermektedir ki ideolojisiz siyaset, aslında siyasetsizliktir. İlkesizliğin, günübirlik hesapların, menfaat ortaklıklarının başka adıdır. Türk siyasetinde kalıcı olan, milletin gönlünde yer eden her hareketin mutlaka bir ideolojisi vardır.

Türk siyasetinde süreklilik halini alan, gelenek halini alan ve ne yazık ki artık kanıksanan ideolojik siyasi partiler arasındaki ideolojisiz geçişler Türk siyaseti ve demokrasisi ve devletin geleceği için tehlike çanlarını çalmaktadır.

Farklı ideolojik temele dayalı siyesi partiler arası geçişlerin artık olmaması için ne gerekiyorsa yapılmalıdır.


Nasıl ki nüfus artış hızının düşmesi, doğum oranlarının azalması geleceğimiz için tehlike ise ideolojisiz nesiller yetiştirmekte bir o kadar tehlikelidir.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Vay vay

Yani diyorsunuz ki sayın yazar CHP li başkanların AKP ye geçmesi doğru değildir..size katılıyorum 12 yıl CHP de kal sonra bir günde AKP ye geç.. bunlari ideoloji ile aciklayamazsiniz.. Bunlarda başka şeyler olsa gerek..Sayın yazar birde siyasette menfaat denilen şey var, çoğu insan ideoloji değil menfaat için farklı partilere gidiyor..

Müşteki

Televizyonda her konuşmanda chp'yi eleştiriyorsun da,kurucusunun adını yazdığında 'türkçülük'adı altında 'halkın idaresini öne çıkardığını'şeklinde özetlemen tutarsızlık değil mi Ertuğrul!Halkın iradesine ipotek koyan birini böyle tasvir etmen,sanki onu aklamaya çalışıyorsun gibi geldi bana!Öyle ya,halkın iradesine yapmış olduğu saçma sapan inkılaplarla darbe vuran birini,hukukçu kimliğinle övmen bana pek akıl işi gibi gelmedi Ertuğrul!Adnan Menderes ve Alparslan Türkeşin izledikleri farklı ideolojiler bence bu milleti kamplaştırdı,Böyle olduğu içindir ki,yıllardır ülkemizde çok partili siyaset havası var!
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23