• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Enes Alemdar
Enes Alemdar
TÜM YAZILARI

Yusûfîlere bayram ne zaman?

11 Eylül 2016
A


Enes Alemdar İletişim: [email protected]

2005 yılında Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen bir Hizb-ut Tahrir davasında, mahkeme şöyle bir içtihadla sanıklara ceza yağdırıyor;

''Örgüt bugüne kadar herhangi bir şiddet eyleminde bulunmamış ve amacında şiddeti öngörmediği belirlenmiş ise de(!), Türkiye Cumhuriyeti'nin anayasal rejiminin yıkılması ve yerine şeriat esaslarına dayalı bir devlet kurulması amaçlandığına göre bu amaç zaten kendi içerisinde şiddeti öngörmektedir. Zira Türkiye Cumhuriyeti rejiminin demokratik yollar ile halkın desteğini ve sempatisini kazanarak yıkılması mümkün değildir. Bunun için mutlaka şiddete başvurması gereklidir. Bu nedenle Hizb-ut Tahrir örgütü 3713 sayılı Terörle Mücadele Yasası kapsamında bir terör örgütü kabul edilmiştir."

Bu ve buna benzer binlerce sayfalık trajikomik iddianame ve karar, şuan Adalet Bakanlığı masalarında bekliyor..

***

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın birkaç gün evvel yaptığı “At izi it izine karıştı” açıklamasının ardından yargıdaki hukuksuz tutuklamalar tekrar gündeme gelmişti. Bu açıklama, FETÖ soruşturması kapsamında tutuklanan bazı kişilerin haksız yere tutuklandıkları ve buna dikkat edilmesi noktasında önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Fakat bu mağduriyetlerin giderilmesi konusunda nasıl bir öncelik ve hangi kapsamda tutulacağı da bir o kadar önemli.

Devletin mahkemelerini, yıllarca örgütün hücre evleri gibi kullanan paralel yapının, 28 Şubat ve sonrası islami kimlikleriyle bilinen yüzlerce masum müslümanı zindanlara attıkları artık geç de olsa bilinen bir gerçek. Dönemin 28 Şubat medyası ile birlikte senkronize hareket ederek hedef gösterilen bu insanlar şuan maalesef hala cezaevlerinde tutuluyor. Aynı dönemde sol örgütler için açılan davalar zaman aşımından düşürülürken her nedense islami tutuklular için açılan eş zamanlı davalar devam ettirildi. Yine Ergenekon ve Balyoz davaları sürecinde tutuklanan bütün sanıklar beraat aldı. Hatta bir çoğu da iade-i itibar verilerek görevlerine geri döndüler.

***

Yaklaşık 3 hafta önce Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun yayınladığı 61 sayfalık genel kurul kararı da bu yapılan tutuklamaların ne denli haksız ve mesnetsiz olduğunu göstermesi açısından önemli. Oldukça ayrıntılı bir şekilde hazırlanan raporda Fetullahçı Terör Örgütü'nün bütün yargıyı kendi illegal çıkarları için kullandığı ve verilen kararların hukuki olmadığı yani geçersiz sayılacağı ayrıntılarıyla açıklandı.

***

Artık vakit adalet vaktidir. Bir darbenin mağduru olarak 28 Şubat'ta içeri alınan bu insanların çocukları bugün genç delikanlı oldular ve 15 Temmuz'da meydanlarda darbeye karşı kendilerini siper ettiler.

Bütün bunları yaparken;

"Bizim babalarımız suçsuz yere cezaevlerinde yatıyor. Bana ne!"  demediler,

"Kanser hastası olmasına rağmen, neden Metin Kaplan içeride" demediler,

"Yaşı seksenlere dayanan Şahımerdan Sarı hoca niye hala çıkarılmıyor" demediler,

"Cihat Özbolat 21 senedir iki adımlık hücrede her gün eriyor" demediler..

Bugün ise devletin üzerine düşen görev, tüm kudretiyle bu insanlara aynıyle mukabele etmektir. Bu vesile ile; zindanlarda yatan bütün Müslümanların bayramı ne kadar mübarekse, bizim de bayramımız o kadar mübarek olsun..

twitter.com/Enesaalemdar

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23