• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Enes Alemdar
Enes Alemdar
TÜM YAZILARI

Mevzu Siyonizm ise, “Hillary” teferruattır

18 Eylül 2016
A


Enes Alemdar İletişim: [email protected]

Amerika da başkanlık seçimlerine iki aydan az bir süre kala Hillary Clinton’ın sağlık problemleri hâlâ gündemdeki yerini koruyor. Geçtiğimiz hafta New York’ta katıldığı 11 Eylül törenlerinde fenalaşınca apar topar alanı terk etmek zorunda kalmıştı. Böyle kritik bir süreçte Clinton’ın sağlık durumunun başkanlık için uygun olmadığı yönündeki iddiaları da epeyce güçlendirmiş oldu. Tabi bu durum demokratların moralini fazlasıyla bozarken bir takım komplo teorilerini de beraberinde getirdi. İlk başlarda zatürre teşhisi konulan Clinton’ın daha sonra zehirlendiği öne sürülürken dün doktorunun akıl sağlığı yerinde açıklaması konuyu çok farklı bir noktaya taşıdı. Herkes bir tahmin yürütse de şimdilik gerçeği kimse bilmiyor. Zaten siyasi tarihi suikastler ve entrikalar konusunda oldukça zengin olan Amerika bu duruma alışmakta pek de zorluk çekmez. Geçmişte 9 Amerikan başkanına suikast düzenleyip 4’ünde başarılı olan ülkede, bir Hillary gitmiş çok mu!? (…)

Fakat meselenin bir yönü önemli,

Hemen hemen her seçim öncesinde ve sonrasında yaşanan bu tuhaflıkların nasıl yapıldığından ziyade, kim tarafından ve ne amaçla yapıldığı önemli. Kuruluş amacı başkan ve başkan adaylarını korumak olan Amerikan Gizli Servisi’nin daha önce beyin kontrolü gibi tekniklerle siyasileri istedikleri gibi etki altına aldığı biliniyor. Hatta bunların bir kısmı kameralara da yansımıştı. Clinton’ın ise rahatsızlık geçirdiği sırada halkın içinde olması ve olayın kameralar önünde gerçekleşmesi tekrar akıllara gizli servisi getiriyor. 1996 yılındaki başkanlık seçimleri öncesi Demokrat Parti’nin aday adaylığı sürecinde yine böyle bir vaka yaşanmıştı. O dönemde Hillary’nin eşi Bill Clinton’a karşı aday olan eski Pensilvanya Valisi Bob Casey, Clinton'a rakip olarak çıkmayı başarmışsa da, sağlık problemleri nedeniyle seçim kampanyasını sonlandırmak zorunda kalmıştı. (…)

Peki, Hillary Clinton olayını nasıl okumak gerekir..?

Tamamıyla Siyonist Yahudi lobinin çıkarları ve emirleri doğrultusunda hareket eden gizli servisin, olayda bir parmağı olabilir mi..?

Komplo teorilerinden çok haz etmem ancak Clinton’ın rahatsızlanmasından 3 gün sonra İsrail’e yapılacak olan 38 milyar dolarlık askeri yardımın Obama tarafından imzalanması dikkat çeken bir detay. Neredeyse bir yıldır bekletilen yardım paketinin olayın hemen arkasından yürürlüğe girmesi meselenin arkasında kimlerin olduğunu görmek açısından önemli. Keza Yahudi lobilerinin Amerikan seçimlerinde ne kadar ciddi bir etkiye sahip olduğu bilinen bir gerçek. Öte yandan Obama’nın görev süresince İsrail ile bazı konularda ters düşmesine rağmen halefi Clinton’ın seçimleri kazanması için anlaşmaya “okey” verdiğini düşünüyorum. Aksi halde yeni entrikaların devamı gelecekti. Kendi menfaatleri noktasında hiçbir şeytanlıktan geri kalmayan Siyonist lobi, böylece hem Obama’nın şahsına hem de demokratlara Hillary Clinton üzerinden “Biz buradayız” mesajını yinelemiş oldu.

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23