Türkçe Hurâfeleri

21 Ocak 2019 Pazartesi

Diyânet İşleri, 2008 yılında bir "hurâfe listesi" çıkarmıştı. 

Ayrıca bunu 56 sayfalık bir kitap hâlinde vatandaşlara sunmuştu: 

"21. Yüzyıl Türkiye'sinde HURÂFELER." 

Evet, "hurâfe" diye tâbir ettiğimiz mefhum, aslında "dîn"imizle alâkalı... 

Ama ne yazık ki Türkiye'de "dil hurâfeleri" de az değil. 

Ve bu hurâfeler terk edilmezse Türkçenin tekrar rayına oturması imkânsız... 

*** 

Ülkemizde "din" hurâfeleri gerek resmî gerek gayriresmî beyanlarla söylendi, yazıldı, çizildi, gösterildi. 

Gelgelelim "dil" hurâfelerinden bahseden -kısık birkaç ses dışında- pek çıkmadı. 

Çünkü "Türkiye'deki dil hurâfeleri" tek parti devrinden beri devâm ediyor.  

TDK fabrikası, öz Türkçe entrikası ve devlet politikası ile... 

Türkçenin gerçekleri bu yüzden dile gelmiyor.  

Dilini tutan ve yutan ilim-fikir adamı çok.

Dil derdini yazan ve konuşan yok... 

*** 

Hurâfe

1932'de "Türk Dili Tedkik CemiyetiTDTC" adıyla kurulan, 1934 yılında isim değiştirip "Türk Dili Araştırma KurumuTDAK" olan ve 1936'da levhası tekrar değiştirilip "Türk Dil KurumuTDK" yapılan müessese niye kurulmuştu? 

"Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" için... 

İşte bu resmî hurâfeye kanan milyonlarca insan var, hâlâ.

Şu anki TDK Reîsi Prof. Dr. Gürer Gülsevin de diyor ki: 

“İnanarak söylüyorum ki Türkçe şu anda târihinin en güzel günlerini yaşıyor...” 

Doğrusu 

Böyle -ilerisi seçilmeyen fakat cafcafından da geçilmeyen- gıcırtılı kelâmlarla kurulan TDK'nın elinde ve dilinde Türkçe ne âciz hâllere düştü... 

Günümüz Türkçesinin ifâde gücü TDK öncesine göre çok geriledi: Daha çok konuşuyoruz; fakat eksik-yanlış anlatıyor, yarım yamalak anlıyor ve daha zor anlaşıyoruz.  

Ortada bir Türk Diline Kasıt (TDK) hareketi var ki gargaraya getirmişler... 

*** 

Hurâfe

Türkçe, TDK kurulana kadar "Arapçalaşmış" bir dildi. Okur yazarlarımızın çoğu, Arapçayı mukaddes, kutlu, mübârek (DİT: kutsal); kendi dillerini ise hor hakir görüyordu. 

Doğrusu

Böyle sananların bir kısmı "dil" derken aslında "harfler"i kasdediyor, bu iki mefhumu birbirine karıştırıyor. 

Arap elifbâsıyla yazılmış her kitabı "Kur'an" zannedenler olduğu gibi, aynı harflerle yazılmış Türkçe kitapları -meselâ "Nutuk"un ilk baskısını- da "Arapça" sananlar var.  

Diğer bir grup ise "Arapça" asıllı olup Türkçeleşmiş kelimeler kullanmayı "Araplaşmak" kabûl ediyorlar. 

(Bunlar arasında "Arapça" asıllı kelimeleri her zaman ayırt edebilecek kaç kişi var, ayrı mesele.) 

Evet, "Arapça-Farsça" kullanmayı bir mârifet görüp tercîh edenler de vardı. Şimdi de olabilir. 

(Tıpkı daha sonraları Fransızca ve şimdi İngilizce hayranlığı gibi.) 

"Arapça-Farsça" asıllı olup Türkçeleşmiş kelimeleri kullanmak "Araplaşmak" demekse aşağıdakiler gibi binlerce Türkçe ustasının alayı "Araplaşmış" demektir:  

Dede Korkut, Ahmed Yesevî, Hacı Bektâş-ı Velî, Yûnus Emre, Âşık Paşa, Karacaoğlan, Niyâzî Mısrî, Pir Sultan Abdal, Fuzûlî, Bâkî, Kâtip Çelebi, Evliyâ Çelebi, Nedîm, Şeyh Gaalib, A.Cevdet Paşa, Ziya Paşa, Nâmık Kemal, A.Midhat Efendi, Ömer Seyfeddin, H.Rahmi Gürpınar, H.Ziyâ Uşaklıgil, Tevfik Fikret, Mehmed Âkif, Ahmed Hâşim, Yahyâ Kemâl, M.Şevket Esendal, H.Edip Adıvar, R.Nûri Güntekin, A.Şinâsi Hisar, Peyâmî Safâ, A.Hamdi Tanpınar, Âşık Veysel, Necip Fâzıl, Nâzım Hikmet, Sabahattin Ali, Sait Fâik, Orhan Veli, Câhid Sıtkı vb. 

*** 

Türkçede en büyük hurâfe 

1930'lardan îtibâren binlerce kelimenin son hızla dilden atılması, resmî zorlamayla değil de gûyâ halkın tercih ve tasdîkiyle olmuş... 

Yâni şu "tutan kelime / tutmayan kelime" meselesi. 

Doğrusu

1945'te bir kaanun çıkarılıp "teşrînievvel, teşrînisânî, kânûnuevvel, kânûnusânî" aylarının isimleri sırasıyla "ekim, kasım, aralık, ocak" yapılmasaydı hepiniz önceki isimleri kullanıyor olacaktınız, değil mi? 

İsmet İnönü, TBMM'nin adını değiştirip "kamutay" yapmaya karar vermişti. 

Son anda, birtakım sebeplerle bu sevdâdan vazgeçti. 

Eğer vazgeçmeseydi, yâni "TBMM" levhasını indirtip yerine "KAMUTAY" tabelasını astırmış olsaydı bugün meclisimize herkes "kamutay" diyecekti. 

Nitekim "Danıştay, Yargıtay, Sayıştay" vs. böyle tut[tur]uldu. 

Şimdi "kamutay" kelimesinin kullanılmayışı veyâ "Danıştay, Yargıtay, Sayıştay"ın kullanılması milletin tercîhine göre mi oldu? 

İlkini "tutmayan kelime" sayıp ikincisini  "tutan kelime" mi kabûl ediyorsunuz? 

O hâlde ben de sizi şampiyon îlân ediyorum: Dilde Hurâfe Şampiyonu...

Fakat çok sevinmeyin; çünkü bu şampiyonluğu milyonlarca kişiyle bölüşmek zorundasınız...

*** 

Kaanunla kelime değiştirmek "resmî kuvvetle kelime değiştirme"nin kurnazca bir yolu. 

Bunun, İngiliz kurnazlığı seviyesinde olan, daha akıllı ve sinsi bir yolu daha var: 

Unutturmak istediğiniz kelimelerin yerine ikaame ettiğiniz kelimeleri devlet dâirelerine gönderip bütün resmî metinlerde ve yazışmalarda kullandırırsınız. 

Mektepler başta olmak üzere nerde tedrîsât varsa bu yeni kelimelerle yapılır. 

İlk nesillerin bir türlü kabûl edemeyip yadırgadığı bu kelimeler, ikinci, üçüncü… nesiller tarafından kanıksanıp benimsenir. 

***

Hattâ giderek bu değişiklik “dilin canlı olmasının îcâbı değişip gelişmesi / nesiller arasındaki fark” zannedilir. 

Bu “zan” gittikçe “hakîkat” kisvesine bürünür ve sonra “ilim” gibi görünür. 

Ders müfredatlarına girer, kitapları yazılır, kürsülerde anlatılır, profesörleri, doçentleri vs. olur. 

"Eski" yaftası vurduğunuz kelimeleri de bütün resmî metinlerden titizlikle ayıklarsınız. 

Hele ders kitaplarında ve resmî imtihanlarda o kelimeleri hemen hiç kullandırmazsınız. 

Yeni nesiller bu kelimeleri neredeyse hiçbir yerde göremez, duyamaz, anlayamaz olur... 

***

Türkçe hurâfeleri bunlardan ibâret değil.

N’apalım ki bir yazıya sığmaz.

Diğer hurâfeleri de yazarım inşallah.

Gerçi siz onları biliyorsunuz.

Ama “hurâfe” değil de muhtemelen “hakîkat” diye...

İşte en zoru bu...

“Bâtıl hemîşe bâtıl u beyhûdedir, velî,

Müşkil budur ki sûret-i hakdan zuhûr ede...”

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • alperenalperen4 ay önce
    "Türkçe benim ne işime yarayacakki.Arapça Kuran tellefuzunu okumasını düzgünleştirmek için gerekli İngilizcede dünya üzerinde ve iş açısından gerekli.Türkçenin incelikleri çokda ilgilendirmiyor." bu satırları yazan saygıdeğer kişi; yorumlarınızı yazmadan önce Türkçe İmla Kılavuzunu okumanızı ya da yorumlarınızı Arapça veya İngilizce yazmanızı öneririm.
  • alperenalperen4 ay önce
    Söyleye söyleye dilimizde tüy bitti. Arapça kutsal değildir. Hakiki Türkçe diye ilan ettiğiniz Osmanlıca Arapça-Farsça biraz da Türkçe kelimelerden oluşan yapay bir dildir. Her millette, her kültürde ve her dilde zamanla birtakım değişmelerin yaşanması normaldir. Ancak Türkçenin serencamına baktığımızda (günümüz dahil) normal bir gelişim seyri yok. Şu acı gerçeği itiraf etmemiz gerekiyor. Maalesef atalarımız da bu konuda yanlışa düşmüşlerdir. Türkçe kelimeleri Arapça-Farsça kelimelerle değiştirmişlerdir. Bunu altında dinin büyük etkisi olduğu aşikar. Başka milletler teknolojik icatlar ya da yabancı dilden gelen kavramlar için yeni kelimeler türettiklerinde bu normal kabul edilirken, Türkçede özellikle Arapça kökenli bir sözcüğe yeni bir karşılık bulduğunuzda bunun adı uydurmaca oluyor. Dilimize yerleşmiş Arapça-Farsça sözcüklerin kullanımına kimsenin bir şey dediği yok. Ama bu yabancı sözcükler için Türkçenin kurallarına göre türetilmiş ve bilimsel bir dayanağı olan sözlere de kimsenin bir şey dememesi gerekir. Şunu da kabul etmemiz lazım. Maalesef sebebi ne olursa olsun eski dönemlerde Arapça-Farsça; günümüzde ise Batı dilleri bizi dört koldan sarmış durumdalar. Günümüzdeki yabancı kelime özentisini nasıl eleştiriyorsak, geçmişte yapılan yanlışları da en azından dile getirmek gerekir. Koskoca Ali Şir Nevayi'nin asırlar önce bu durumdan şikayet etmesi takdire şayandır.
  • koray kaplankoray kaplan4 ay önce
    Türkçe arapça ve farsçayla gelişmiştir. Altay dil ailesi eskimiş köhnemiş bir teoridir.
  • kemal arskandtgkemal arskandtg4 ay önce
    TÜRK ÇOCUKLARI TÜRKÇE YAZACAK VE TÜRKÇE KONUŞACAK. ARAP ve FARS hayranları ne kadar gocunursa gocunsun. Paylaşımlarımızı engellemeyiniz.
  • Yiğit Yiğit 4 ay önce
    Muhtaç kuru Soğana , bilmem söylesem miiii söylemesem miiiii ! Kimileri beraber yürür beraber yürütür bu yollarda ! Biz eve en son et aldığımız tarihi unuttuk ! Bu nasıl dünya be kardeşim 
  • AHMETAHMET4 ay önce
    Meseleyi güzel anlatmışsınız hocam. Elinize dilinize sağlık. Devam inşaallah.
  • Alaattin SAATÇIAlaattin SAATÇI4 ay önce
    Dil hususunda yazdığınız köşe yazısından, Türkçe ve diğer diler (arapça ,farsca)konusunda bilimsel yeterliliğe sahip olmadığınız kanaatindeyim.
  • bozerenbozeren4 ay önce
    bizden olanlar bile duyarlılığını kaybetmiş durumda. yeniakit dahil muhafazakar medyayı bile sarmış durumda uydurukça yanıt kelimesi.. daha ötesi var mı??
  • Recai PekinciRecai Pekinci4 ay önce
    Boş konuşuyorsun hoca...Önce yazdığın gazete dilini düzeltsin. Sebep yerine ne kullanıyorlar bir bak bakalım.
  • kemal arslankddrkemal arslankddr4 ay önce
    Türkçeleşmeye devam. Tüm arap işi fars işi sözcükler dışarı atılacak. Türk çocukları Türkçe konuşacak ve yazacak .Arap ve Fars olan gocunsun.
  • NİHALNİHAL4 ay önce
    Türkçe benim ne işime yarayacakki.Arapça Kuran tellefuzunu okumasını düzgünleştirmek için gerekli İngilizcede dünya üzerinde ve iş açısından gerekli.Türkçenin incelikleri çokda ilgilendirmiyor.
  • hu hu huhu hu hu4 ay önce
    maalesef din ve ahlakı çökertmenin bir yöntemide dil ile uğraşmak olmuş. bunların gayesi dili safileştirmek değil, din düşmanlığı yapmak. dildeki kuran kökenli kelimeleri atıp latin kökenlilere dokunmadılar, arapça kökenli kabul edilen kelimeler arapça değil kuran kökenlidir. normal arapça ile kuran arapçası farklıdır. araplar kuranı anlamak için tahsil yapmaları gerekiyor. bunlardan birisi bu niyetini açıkça ortaya koyarak dili değiştirmekle haşa kuranı gömdük demiş. konyada reklam panolarınada bunu astırmış. amaç geçmişle gelecek arasındaki köprüyü atıp baba ile oğul dede ile torunu anlaşamaz hale getirmek. toplumu asimile yapmak. nitekim ben 2 üniversite mezunu olmama rağmen torunumun ders kitaplarındaki kelimeleri anlayamıyorum. oraya oturmuşlar yumurta yumurtlar gibi kelime uydurup türkçeye mal etmeye çalışıyorlar bunlara birilerinin dur demesi lazım. zira Oktay Sinanoğlu bizdeki dil katliamının dünyanın hiç bir yerinde görülmediğini bunun iyi niyetle yapılmadığını, dilini kaybedenlerin bağımsızlıklaını da kaybettiğini, dil değişimi ve yabanci dil eğitiminin müstemleke ülkelerinde yapıldığını yazıyor. amaç bağimsızlığımızı yok etmek. bu oyuna gelmemek lazım
  • MüslümMüslüm4 ay önce
    Araplar, birçok batı icadı eşya ve kavram için Arapça isim 'uydurmuşlar' ve kullanıyorlar. Mesela 'lâik' demezler. İlim kelimesinden türettikleri 'ilmânî' kelimesini kullanırlar. Biz ize Avrupa'da (eşya adı, kavram adı) ne var ne yok ise olduğu gibi aldık. (Fax demeyin, belgegeçer deyin) diyenleri de aşağılayıp alay ettik. Bin sene önce de böyle davranmış atalarımız. Abdest, namaz, oruç, peygamber kelimeleri farsçadır. Doğrudan Kur'an'dan almamışlar. Türkçesini de kullanmamışlar.

Günün Özeti