• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Osman Aydın
Ali Osman Aydın
TÜM YAZILARI

TEDES ile ceza kesip dizileri fonlamak!

13 Nisan 2018
A


Ali Osman Aydın İletişim: [email protected]

Memleketimizin güzide bir ilçesi var.

Osmancık…

Çorum’a bağlı…

Pirincinden, sivrisineğinden daha meşhur bir şeyi var Osmancığın…

Trafik Elektronik Denetleme Sistemleri, yani daha eski bir söyleyişle, radarları…

Radar her yerde var demeyin…

Bu “radar” başka radar…

Bir elektronik postayla bize ulaşan Haşmet Amca’nın kısa ve acıklı hikayesine biraz dikkat kesilirseniz bu radarın ne menem bir şey olduğunu daha iyi anlarsınız.  

Haşmet Amca bazı emekliler gibi geçinebilmek için ek işler yapıyor.

Yaz aylarında İstanbul’dan memleketi Tokat’a giderek tarlalarda çalışıyor.

Ne kazanırsa “Allah bereket versin.” deyip dönüyor İstanbul’a…

Okutması gereken bir torunu var çünkü ve masrafların emekli maaşıyla karşılanması her zaman mümkün olmuyor.

Yine böyle bir dönüşten sonra evine bir trafik cezası geliyor Haşmet Amca’nın.

Ceza dediysek öyle ufak tefek bir şey değil, bir emekli için hayli ciddi sayılabilecek bir para…

Her biri dört yüz on iki liradan tam iki bin dört yüz küsur lira ceza kesiliyor…

Haşmet Amca anlıyor ki, Tofaş marka arabasıyla memleketine giderken, yolu üzerindeki Osmancık’ta, 50 ile 68 km arasında değişen hızlarda seyrederken tam altı tane ceza yemiş…

Bütün dünya bölünmüş yollarda hızı artırma peşindeyken, ülkemizde bazı yerel idarecilerin bölünmüş yollarda hızı düşürüp, kör noktalara TEDES yerleştirmiş olabileceğini aklına getiremiyor tabii.

90’la değil, 100’le değil, 50-68 kilometreyle giderken altı ceza yiyor…

Hem de on dakikadan az bir süre içinde.

Amcamıza dil altı hapını zor yetiştirmişler…

Yaz boyu kazandığı torununun okul parasını, Türkiye’nin en pahalı yollarından biri olan Osmancık’ta kaybetmek, çok zoruna gitmiş tabii Haşmet Amca’nın…

Teyzemiz de baygınlık geçirecek gibi olmuş ama bereket versin sadece 3 hafta sürecek travmayla atlatmış cezanın şokunu!..

Haşmet Amca cezasını ödeyememiş olacak ki bir süre sonra borcunun üzerine sanki konut kredisi çekmiş gibi bir de faiz yükleyivermişler.

E kabahati büyük tabii…

Haşmet Amca ne yapsın… Hepi topu bir sezonda kazandığı üç bin lira, cezayı ödemeye yetmeyince, borç alıp ödemiş cezayı ve bir daha da memleketine kendi aracıyla gitmeye tövbe etmiş.

Haşmet Amca’nın torunu cezaya ödenen para sonrasında okul harçlığını nasıl çıkardı bilinmez ama kesin olan bir şey var ki İçişleri Bakanı’nın “tuzak” olarak değerlendirdiği o radar uygulamasıyla, kısa bir sürede, tam beş yüz bin araca ceza kesildi.

Bir başka hesapla beş yüz bin aileye…

Hem de dakikalar içinde…

Hem de tekrar tekrar…

Adeta intikam alır gibi…

Üstelik 5326 Sayılı Kabahatler Kanununun 15/2 maddesinde, “Kesintisiz fiille işlenebilen kabahatlerde, bu nedenle idari yaptırım kararı verilinceye kadar fiil tek sayılır” hükmü yer aldığı; Kanun, tek ceza öngördüğü halde.

Maliye Bakanımız Naci Ağbal, Bir tuzak gibi işleyen TEDES doğru bir sistem değil, adaletli bir sistem değil. Bu sistem üzerinden kesilmiş cezalar da doğru cezalar değil.” diyerek sistemi “tuzak, adaletsiz ve yanlış” ifadeleriyle açıkça eleştirdi.

Sayın Bakan yerden göğe kadar da haklıydı…

Hiç devlet kurumu, vatandaşına tuzak kurar mı?

Kuramaz, kuranlar varsa da devlet bunun hesabını sorar veya sormalı…

Kimi vatandaşlar kesilen cezaları Osmancık Sulh Ceza Hakimliğine taşıdılar.

Ancak gelen maillere bakılırsa tam bir buçuk yıldır mahkemeden herhangi bir dönüş yok…

İçişleri Bakanımızın deyimiyle “ 500 metre öncesinden uygulamayı vatandaşa ‘giydiren’, istenilen yere elektronik radar koyulan” bu sorunlu uygulama bir süre sonra kaldırıldı.

Neden?

Çünkü uygulama “tuzaktı, adaletsizdi, yanlıştı…”

Bakanlarımızın söylediği gibi “tuzak” uygulamalar kaldırıldı fakat “tuzak” kurularak kesilen, “adil ve doğru” olmayan cezalar ne hikmetse kaldırılmadı.

Haşmet Amca gibi kıt kanaat geçinen yüz binlerce insanın geçimleri bu “tuzakla” iyice daraldı. Akla ziyan bir hız sınırlamasıyla yaz boyu kazandıklarını, çocuklarının okul harçlıklarını, evlerinin kirasını dönüşte Osmancık’a bırakmak zorunda kaldı insanlar…

Nereye gidiyorlardı?

Avrupa turuna falan değil, otomobilleriyle memleketlerine…

Anne baba eli öpmeye, Sıla-i Rahim’i yerine getirmeye ve mümkünse “geçinmeye…”

“Tuzak” olduğu “adil ve doğru” olmadığı Bakanlarımızın ifadeleriyle de tescilli bir uygulamayla, gittiklerine de gideceklerine de pişman edildiler.

Bize ulaşan çok sayıda vatandaşımız adına Bakanlarımızdan istirhamımız, “tuzak” radarların kaldırılmasında gösterdikleri kararlılığı “tuzak”la kesilen cezaların iptalinde de göstermeleri…

500 bin ailenin mağduriyeti söz konusu…

DİZİLERİ DESTEKLEMEK GEREKİR Mİ?

Kültür Bakanlığımız bir açıklama yaptı: “Yurt dışında yayımlanan rekortmen dizilere maddi destek vereceğiz…”

Bir açıklama da RTÜK yaptı: "Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'yla 'aile dostu' dizilerin ödüllendirilmesi projemiz var. Bunun mevzuatı oluşturuldu ve 8 milyon lira kadar bütçemize koyduk.”

Bu iki düzenlemeyle; bölüm başına on binlerce hatta yüz binlerce lira kazanan, milyonluk otomobillere binen, yatlarda tatil yapan, yalılarda yaşayan, dizilerin yurt dışı satışlarıyla kârlarını ikiye katlayan oyuncu ve yapımcılara maddi destek verilmesi planlanıyor.

Neden?

Bu sektör, gerçekten devlet desteğine ihtiyaç duyan bir sektör mü?

Hele ki yurtdışında satılacak kadar ticari başarı elde etmiş diziler…

Aile, gençlik, çocuklar ve toplumsal ahlakın korunmasını zorunlu kılan yasalar çerçevesinde filmler yapmak mecburiyeti olan firmaları, “aile dostu(!)” işler yapıyorlar diye ödüllendirmenin amacı ne?

Emekli Haşmet Amca’nın kazancını “yanlış, adaletsiz ve tuzak” yollarla alıp,

hali hazırda çok büyük paraların döndüğü bir sektöre maddi katkı sağlamak rahatsız edici ve tuhaf değil mi?

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23