--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Şovmen vaizler!

Ali Osman Aydın
Ali Osman Aydın
28

Şovmen vaizler!

ALİ OSMAN AYDIN

Diksiyonuyla, bilgi birikimiyle, hal hareketiyle çok problemli vaizler görüyorum sosyal medyada. Hoca demiyorum zira önemli bir kısmı o sıfatın içini dolduracak kişiler değiller.

Bunlar kibirli, egosantrik, ciddiyetsiz, popülist ve beğeni budalası olmuş itici adamlar. Çoğu dinin usulüne dair hiçbir bilgiye sahip değil.

Bu kişiler, utanmadan, sıkılmadan, argoyla karışık kahvehane sohbeti gibi -güya- dini sohbet yapıyorlar. Üsluplarına, kabalıklarına, hoyratlıklarına bakılırsa din değil de sanki futbol maçı anlatıyorlar. Özellikle cinsel göndermeli hurafeleri ballandıra ballandıra anlatmaya bayılıyorlar. En tartışmalı sosyolojik meselelere, en kışkırtıcı polemiklere bocalama dalıyorlar. Dara düştüklerinde de mahreçsiz kıraatlarıyla ezberden bir iki ayet “patlatıyorlar”. Oluyor size dini bir sohbet!

Din, isteyenin, aklına esenin hiçbir denetime tabi olmayacağından emin olarak bayi açabildiği, piyasa kredisi yüksek bir tüketim markası değil. Fakat memleketteki dini söylemin bir tarafı, maalesef böyle bir izlenim veriyor.

Bakın bir Mercedes yetkili servisi açmak için bile markayla masaya oturmak, onun istediği standartlara uygun mekân kurmak, personelini belli eğitimlerden geçirmek, iş akışıyla ilgili belli bir kaliteyi taahhüt etmek gerekiyor.

Bir marka için işler bu kadar ciddiyetle ele alınıyorken, din söz konusu olunca neden bir anda gayriciddilik baş gösteriveriyor.

Bu önemli bir sorun. Az buçuk Arapça bilen, etkileşim meraklısı tiplerin kameranın karşısına geçip din adına şov yapmaları birçok dindar insanı çok rahatsız ediyor. Aslında dindar olmayan insanları da bu görüntüler rahatsız ediyor.

Pek çok insan bu söylemlere hakim olan laubalilikten, cehaletten, saygısızlıktan uzak durmaya çalışıyor. Dindarın da, din hakkında bilgisi olmayan insanların da ittifak ettikleri bir nokta var: Dinin “böyle” bir şey olmadığı düşüncesi…

Bu adamlar açıkça, dini kendi menfaatlerine göre kullanıyorlar. Menfaatleri nedir? Şöyle izah edeyim: En basitinden, insanların karşısına geçip onları “aydınlatan” biri gibi kendini konumlamak bile bir menfaattir. Onlara bu olanağı dini ortam veriyor.

Din, siyaset ve gazetecilik gibi şeyler, dünyanın hemen her yerinde, insanlara hükmetmek isteyen, ön plana çıkmak isteyen fırsatçı kurnazların arkasına gizlenerek iş çevirdikleri paravan olarak kullanılıyor.

Şahıs başka yollardan kitlenin önüne geçme fırsatı bulamadığında, birkaç dini kitap okur ve kürsüye zıplayıverir. Veyahut iyi bir dini eğitim almıştır ama içindeki insanlara önder olma arzusu o kadar kuvvetlidir ki, dini bu amaç için kullanarak kendini ön plana çıkarmaya çalışır. Yani dini bilgiyi kişisel çıkarı için istismar eder.

Ben genç kuşakta bu tiplerin bir karşılığı olduğunu düşünmüyorum. Gençler daha mantıkçı yaklaşıyorlar dini meselelere. Eskiler gibi menkıbelerle ikna edilmeleri çok mümkün görünmüyor. Ciddiler. Araştırmacılar. Mantığı ön plana çıkarıyorlar. Kelam ilmi geçmişteki popüler dönemlerinden birini yaşıyor şu aralar gençler arasında, bilmiyorum farkında mısınız? Ben gençlerin bu yaklaşımlarının çok kıymetli olduğunu düşünüyorum.

Dine mesafeli olan insanların ise bu tür düzeysiz söylemlere ilgi göstermeleri pek mümkün görünmüyor. İyi ki de ilgi göstermiyorlar! Gösterenler “din” ile dalga geçmek isterlerse yapıyorlar bunu.

Türkiye’de bu dini söylem zamanla yok olacak! Dindar kitle kentlileştikçe, eğitim seviyesi ve ekonomik düzeyi yükseldikçe, dini bilgi arttıkça bu tip adamlar sosyolojileriyle birlikte yok olacaklar. İsimleri bile hatırlanmayacak. Çünkü rasyonel bir karşılıkları yok. Bunlar bir buhran döneminin ürünleri. Cumhuriyetle birlikte dini eğitimin tamamen kesilmesinin meydana getirdiği boşluk, bu adamların türemesine neden oldu.  

***

Dinin nasıl algılandığı, bu algıyı negatif etkileyen kişi ve söylemler bence Diyanet'in de radarında olmalı. Diyanet'in böyle bir gündemi olmalı. Sosyal medyada dinin temsili hiç de iyi bir noktada değil. Diyanet'in buna yönelik bir çalışması var mı bilmiyorum. Ama kesinlikle olmalı. İnsanların olup bitenleri sosyal medyadan öğrendiği ve sosyal medyanın algıları şekillendirdiği bir dönemde, değil sahih dini bilginin kendisi, bunu anlatacak kişinin diksiyonu, takım elbisesi, mimikleri bile çok büyük ehemmiyet taşıyor.

Hem din ile ilgili – bilimin dine karşı olduğu şeklinde- bilgi kirliliğine karşı, hem de dinin temsili ve görünümlerine karşı bir birim oluşturulabilir. İlahiyat fakültelerinde çok saygın, alanının uzmanı, donanımlı, dünyayı görmüş son derece değerli isimler var. Bu isimler, bu işle ilgili pekâlâ organize edilebilirler.

Yorumlar

(28)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

İbrahim Atalay

14 Şubat 2025 00:15

Sn Aydın, sosyal medyayı takip etmediğim için bir fikrim yok. Sizler takip ettiğiniz için eksikleri dile getirmişsiniz. Bu da büyük bir hizmettir. Ben sadece camiye namazımı kılmak için giriyorum. 15 - 20 kişilik cemaat varken cami personeli mikrofon kullanarak cemaatı sağır olarak anlıyor. Bu öyle bir kötü alışkanlık olmuş ki takriben 15 20 senedir ilgili Müftülüklere şikayet etmeme rağmen bir sonuç alamadım. Şimdi Ramazan geliyor. Mikrofon gürültüsünden çok rahatsız olacağımı biliyorum. Kadıköy Müftülüğüne Merdiven Köy, Çankaya Müftülüğüne de Allah Verdi Camiini yazdım. Çankaya Müftülüğü sadece Cuma günü için kullanılmasını sağladı. Kadıköy Müftülüğü yardımcı olmadı.

Orhan24

13 Şubat 2025 22:07

Hocam yüreğinize sağlık. Aklımızdan geçen her şeyi yazmışsınız. Her bir selavata huri vaadeden, mübarek! zatın balıkların getirdiği altınlarla yolculuk ücretini ödediğini anlatan, taharet ederken suyu çok dikkatli kullanmaları gerektiğini yoksa oruçlarının bozulacağıni söyleyenler sosyal medyada cirit atıyorlar. Diyanet mi, görüyor ama kılı bile kıpırdamıyor.

Erhan

13 Şubat 2025 17:40

bazı kimseleri örnek göstererek "dini siyasete, menfaate alet etmek kullanmak " bildik kesimlerin söylem ve isnatlarını tekrarlamışsın ve bayağıda alkış almışsın. peki Atatürk ü, solculuğu maske edenlerin, güya ilerici ve çağdaş geçinenlerin tutumları, davranışları.....bunları dillendirmeye yüreğin ve düşünce yapın elveriyor mu ? zaten din ve islam karşıtları da hep münferit örneklerle islam karşıtlığı yapmıştır örneğin film romanlarda din adamları " üçkağıtçı ,nefsine ve uçkuruna düşkün, hain.... gibi lanse edildi.

Misafir

14 Şubat 2025 01:43

O filmler ve romanlar, "based on a true story" Erhan bey

Nur

13 Şubat 2025 17:22

Diyanet kendi hocalarını korumuyor

İnternet çağı

13 Şubat 2025 16:11

İnternet çağında engelleme şansı yok. İnternet demek aynı zamanda malumatfuruşluk demek. Etki ajanları arasından sıyrılıp sağlam bilgi kaynağını yakalamak insanın kapasitesine kalmış. Diyanetten çok şey beklemek doğru değil. Ne derse suç! Zaten diyanete saldırmak moda oldu tefrikacılardan din düşmanlarından başını alamıyor.

İzmirli öğretmen

13 Şubat 2025 15:26

İnönü'nün müfredatıyla böyle ilahiyatçılar yetişir ancak. Okullarda din kültürü öğretmenleri de öyle. Çoğunun karısı çalışıyor. Namaz yarım yamalak

Kanber

13 Şubat 2025 14:42

Selamlar. Allah razı olsun. Güzel bir konuya ele almışsınız ama, yazınızın baş tarafı daha açık ve anlaşılır olmalı diye düşünüyorum. Ama sonucu güzel bağlamışsınız. Yani sonuç itibariyle Diyanet bu konuyu ciddi bir şekilde ele almalı.

Okur

13 Şubat 2025 14:25

Savunma bakanlığı, savunma sanayi ile diyanet işleri, din işleri başkanlığını bir birine karıştırmamak lazım. Dinleri, tanrıları, kutsal kitapları savunurken, silahları bombaları, savaşları savunmamalıyız. Dinler ahlaktır, barıştır, iyi insan olmaktır. Savaşları savunan savunma bakanlığı iken barışı, Allah'ı, iyi insan olmayı savunan dinler olmalıdır. Soğuk savaş döneminde yeterince dinleri kullandık bu yüzyılda da inançlar İHA, SİHA, füze, bomba propagandası yapmak yerine savaşların zararları konuşulmalıdır.

Okurcuk

13 Şubat 2025 17:02

Bı şey anlatayım derken (dinleri tanrıları)Yüce Rabbimiz Allah'a şirk koşmuş oluyorsun. Cümlelerini dikkatli seçmeni öneririm şayet samimiysen.

Hüdaverdi

13 Şubat 2025 14:01

Bu anlattıklarınızın çoğu cahil, usulden ve daha önemlisi esastan uzak, şarlatan ve münafık tiplerdendir. Bakara suresinde kafirlerle ilgili iki ayet verildikten hemen sonra onlarca ayet münafıklara ayrılır. İçeriden verilen savaş dışarıdakinden daha çetindir. Bunların ak partiye destek vermelerinin hiç bir değeri yoktur. Diyanetin bir yol planı hazırlaması lazım bu konuda.

İbrahim Dönmez

13 Şubat 2025 13:48

Sonuç olarak bu görüşleriniz hiçbir şey ifade etmiyor. Bir çözüm ve sonuç yok. Din hakkinda müptezelce yaklaşımda bulunup hakaret ve hücumda bulunan kemalist putçulara ve diğer kuyruklarına gerçek cevaplar verecek hadlerini bildirecek insanları desteklemezseniz showman'lere alan açılır

Ali Osman Aydın Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle