• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Ülke “çok kötü” mü yönetiliyor?

18 Mayıs 2026
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

Ülke “çok kötü” mü yönetiliyor?

ALİ KARAHASANOĞLU

Ankara Araştırma ve Danışmanlık Şirketi bir araştırma yapmış.

Araştırma mı yoksa algı operasyonu mu, yazımı okuduktan sonra daha iyi değerlendireceksiniz.

CHP’nin yolsuzluklarını görmezden gelen, devasa rüşvetleri, avro dolu baklava kutularını, milyarlık İstanbul Boğazı’na nazır villaların el değiştirmesini kumpas olarak değerlendiren sol medya organları, anket adı altındaki araştırmayı şöyle takdim etmiş: 

“Türkiye’nin yönetimi konusunda, seçmen eğilimleri çarpıcı sonuçlar ortaya koydu.”

Araştırmaya göre, ankete katılanların %66,6’sı (üç tane altı rakamını yan yana getirerek ayrı bir algı daha yapılmak isteniyor olmalı) ülkenin kötü yönetildiğini düşünüyormuş. Hatta %66,6’nın %40,3’ü, kötü yönetimin tanımlamasını “çok kötü” olarak değerlendiriyormuş.


Ben merak ediyorum; bu anket şirketleri, çalışmalarını biraz daha kapsamlı yapamazlar mı?

Örneğin ülkenin çok kötü yönetildiğini iddia eden kişilere “İstanbul Havalimanı hakkında ne düşünüyorsunuz; dünya sıralamasına giren, Avrupa’nın birincisi konumunda olan İstanbul Havalimanı kötü, hatta çok kötü mü yönetiliyor?” diye soramaz mı?

Devamında “Avrupa’nın birincisi havalimanını yapan yönetim, ülkeyi çok kötü mü yönetiyor” diye soramazlar mı?


Eğer bu anket çalışması anaokullarında falan yapılmıyorsa, büyük ihtimalle İstanbul Havalimanı’nın inşa edilip hizmete alındığı tarihteki tartışmalara da şahitlik eden 22-30 yaş grubundaki 10 milyon insanımız, “Ne gerek var İstanbul Havalimanı’na?” takozluklarını hatırlıyorlardır. Bu takozluklara rağmen, bu uluslararası havalimanının yapılıp hizmete alınmasının baş aktörlerini, kötü yönetime örnek olarak mı değerlendiriyorlar? Avrupa’da birinci olacak havalimanını yapmak kötü yönetime örnek ise, o havalimanının yapımını engellemeye çalışmak neye örnektir, cevaplandırabilirler mi?


Soyut bir ifadeyle “ kötü yönetim” suçlamasını bir kenara bırakıp, somut örnekler üzerinden yürüyelim. TOGG yerli otomobil hakkında ne düşünüyor, ülkenin yönetimi için “çok kötü” diyen vatandaşlarımız?

Eğer diyorlarsa ki: “Yerli otomobil üretilemeyen AK Parti öncesindeki yıllar, çok çok çok çok çok kötü yönetimlerdi; şimdiki yönetim sadece çok kötü...” 

Evet; bunu diyorlarsa, değerlendirmelerinin başımızın üstünde yeri var.

Ama yerli otomobilin yapılamadığı yılları “iyi yönetim”, AK Parti iktidarı dönemini ise “çok kötü yönetim” olarak sunan muhalefet medyasının takdimindeki bakış açısı, ankete katılanlara da hakim ise, kendilerine şunu sormalıyım: “80 yıllık Cumhuriyet yönetimleri, bir yerli otomobil yapamamış, AK Parti iktidarı 21 yılda yerli otomobili yapmış; hem de klasik bir otomobil de değil, yeni çağın hedefleri doğrultusunda elektrikli otomobili yapmış, hizmete almış. Yerli elektrikli otomobili yapan bugünkü yönetim ile eski yönetimleri kıyasladığınızda, bugün için “Ülke çok kötü yönetiliyor” nasıl diyebiliyorsunuz?

Savunma sanayinde hemen hemen her silahımızı Amerika’dan, Almanya’dan aldığımız dünkü ülke yönetimlerini “iyi yönetim”, sadece bir fuarda yurt dışına 8 milyar dolarlık silah ihracatı yapma anlaşmaları imzaladığımız bugünkü yönetimi ise “çok kötü” olarak değerlendirenler, silahların dışarıdan alındığı bir ülkeyi mi özlüyorlar?

Sakın “Biz silaha karşıyız, onun için silah ihracatına da karşıyız, onun için silah üreten bir ülkenin aslında kötü yönetildiğini düşünüyoruz” demeyiniz.


Dünyanın gerçekleri bunlar. Halkın ekmeğinden kesip Patriot füzesi almak istediğimizde, parasıyla bile satmadılar.

Halkın güvenliğini sağlamak için terör örgütüyle mücadele sırasında, Almanya’dan parasını ödeyip satın aldığımız Leopard tankını kullanmak istediğimizde, “PKK sizin iç sorununuz, bizim sattığımız tankları, sadece dışarıdan gelecek yabancı devletlerin saldırılarında kullanabilirsiniz” diyerek engellediler.


O tarihlerde ülke iyi yönetiliyordu da, şimdi çelik kubbeyi kendi yerli üretimimiz olarak devreye aldığımız bugün mü kötü yönetiliyor?

İki tane F-16 savaş uçağı almak için Amerika’ya yalvardığımız dönemler iyi yönetildiğimiz zamanlardı da, şimdi KAAN’ı üretip bir de ihraç ettiğimiz bugünkü dönem kötü yönetildiğimiz dönem mi?

Lisede okuduğum 1970’li yıllardan bu yana, dinler dururduk: “İstanbul-Ankara arası 3,5 saate inecek, hızlı tren yapım aşamasında.”

Bolu Tüneli’nin 30 yılda bitirilemediği Türkiye’de, şimdi İstanbul-Ankara arası gerçekten o hedeflenen dört saatlik hızlı trene kavuştuğu yönetim kötü ama kara yollarında hemen her gün otobüs kazalarında insanlarımızı kaybettiğimiz yıllar iyi yönetim idi, öyle mi?

İstanbul-Ankara arasının hızlı tren konforuna bugünkü yönetimde ulaşılması bir kenara, Ankara-Sivas arasındaki hızlı trenin faaliyete geçmesine, “Sivas’tan büyükşehirlere göçü teşvik eder, hızlı tren yapılmaması lazım” diyen siyasetçilere şahit oldu bu kulaklar.

Dürüstçe soruyorum, samimi olarak öğrenmek istiyorum:


İnsanların kafasında çok iyi yönetilen bir ülke hayali vardır; o hayale yaklaşma konusunda bir değerlendirme yapıp “Ülke kötü yönetiliyor” diyorlarsa, yüksek sesle itirazı gereksiz bulurum.

Ama AK Parti öncesindeki dönemleri, daha iyi yönetim dönemleri gibi gösterip, bugünü “kötü yönetim” diye mahkum etmeye kalkarsanız, kusura bakmayın ama sizin bu yaptığınıza sahtekarlık denir.

20 yıldır “Tarım bitti, çiftçilik bitti” edebiyatıyla kulağımızın zarını patlatıyorlar.

Ama resmi rakamlara bakıyoruz; Türkiye tarımda, Avrupa’nın birincisi.

AK Parti’den önce “dünyanın birincisiyiz”dir de, şimdi hep gerileye gerileye, sadece “Avrupa’nın birincisi” konumuna düşmüş oluruz; böylesi bir durumda “Türkiye kötü yönetiliyor” diyebiliriz.

Ama düne kadar, Avrupa’da ikinci sıralarda seyrederken, şimdi birinci sıraya çıktıysak, ülke “kötü yönetiliyor” diyenler, tarımdaki Avrupa birinciliğini neyle yorumluyorlar?

“Her şey güllük gülistanlık” demiyorum.

“Türkiye’de enflasyon yok, insanların geçim sıkıntısı bulunmuyor” demiyorum.

AK Parti’den önce de enflasyon sorunumuz vardı, 25 yıl önce de ailelerin geçim sıkıntısı vardı. Nispeten düzelmeler olsa da bugün de enflasyon sorunumuz ve geçim sıkıntısı sorunumuz devam ediyor.


Ancak dün sorunlarımızın çözümü konusunda umudumuz bile yok iken, ekonomik sıkıntılarımızın yanında bir de temel hak ve özgürlükler konusunda, öğrenim hakkı konusunda bile engellemelerle karşılaşıyor ve bunların çözümü noktasında bir umudumuz bile yok iken; şimdi en azından temel hak ve özgürlüklerimiz sağlanmış, ibadet hürriyeti önündeki engeller kaldırılmış, ekonomik alanda da birçok atılımın alt yapıları hazırlanmış ise “ülke çok kötü yönetiliyor” nasıl denilebiliyor?

Türkiye’de ekonomik sıkıntılarla mücadele yolunda emin adımlarla yürüdüğümüz aşamada, ülke yönetiminin dünden daha kötü olduğu nasıl iddia edilebiliniyor?

2008 yılında hane halkı sayısı dört kişi iken, bugün neredeyse üçe inmiş.

Yalnız yaşayan insanlarımız bir sorun.

Ama hane ortalama halkı sayısı dörtten üçe indiyse, bu aynı zamanda 6 milyon yeni bağımsız bölüm inşa edildiğini de göstermez mi?

Bu altyapı oluştuktan sonra tam düzlüğe çıkılacak bir aşamada, “çok kötü yönetiliyoruz” algısı oluşturmak, ne derece haklı ve ne derece doğru bir girişimdir?

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ahmet Coşkulu

Ali bey güzel bir soru sordunuz Ve bu sorunun cevabını siz ve ben veremeyiz Halk vatandaş Sandıkta verecek
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23