• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Soruyu güncelleyelim: Uşak Belediye Başkanı ile haşr olmak ister misiniz?

28 Mart 2026
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

Soruyu güncelleyelim: Uşak Belediye Başkanı ile haşr olmak ister misiniz?

Ali Karahasanoğlu

Tam da CHP’de klasik hale gelmiş olan, bulundukları makamın nüfuzu ile kadınları yatağa atma ahlaksızlıklarını, partinin genel başkanı seviyesindeki örneğini yazdığım gün..

Deniz Baykal’ın, özel kalem müdiresi evli kadını, önce yatağa atıp, sonra da milletvekili yaparak, hem aile kurumunun hem siyasetin hem de demokrasinin ırzına geçtiğini yazdığım gün..

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i garanti ederim ki..

Benim haberim yoktu.

Olması da gerekmiyor.


Hatta öyle ki, gözaltı haberini ajanslardan okumuş olsam da, dün sabah Akittv’de Manşetlerin dili programında hiç gündeme getirmemiş olmamızdan da anlayabilirsiniz ki, Uşak Belediye Başkanı’nın, otel odasında belediye çalışanı ile basılmasından, ancak öğle saatlerinden sonra, yine ajanslardan geçen haberlerle bilgimiz oldu..


 

Ne diyordu, Özgür Özel?

Adalet Bakanlığı’ndan Akit’e haber yolluyorlar.. Onlar da aynısını basıyorlar..


Oysa gerçek ortada.. Sabah saatlerindeki görüntülerden, bizim haberimiz ancak 5-6 saat sonra olabildi.. Daha önemlisi, herkesle birlikte oldu..

Hatta Özgür Özel’in, bizden önce haberi olduğunu da garanti ederim..

“Neee? Belediye çalışanı ile, otelde mi basılmış.. Neee. Yarı çıplak polise kapı mı açmış.. Bunlar beni delirtecek” diye, bağırışının, yan odalardan geldiğini rahatlıkla söyleyebilirim...

Ama Özgür Özel’e garanti veriyorum..

Olay öyle değil, şöyledir diye bir itirazı var ise..

Göndersin bize..



 

Araştırmak ve sonra çıkan gerçeğe göre.. Onun gönderdiği bilgileri de haber yapalım..

Buyursun, Uşak Belediye Başkanı’nın Ankara’daki lüks otelde konaklamasının faturalarını kime ödettirdiklerinden başlasın..

Bu vesile ile o oteli de masaya yatıralım..

Çünkü otelde konaklayan herkesin, mutlaka giriş kaydı yapılması gerekir iken, nasıl oldu da belediye başkanı ile birlikte olan belediye çalışanı halkla ilişkiler görevlisinin ismi kayda girmedi, açıklamaları gerekir..

Turizm Bakanlığı’nın da Ankara’daki bu otelin kurallara aykırı davranışı ile ilgili müeyyideyi uygulaması gerekir..

Ama bunların yanısıra, kafama takılan bir soruyu da kamuoyu huzurunda dillendirmem gerekir..

Evlisiniz. Üç çocuğunuz var. Belediye çalışanı ile gayrı ahlaki birlikteliğiniz var. Eşinize, “Ankara’da görüşmelerim var. Bu gece orada kalmam gerekiyor” demişsiniz.. Belediye çalışanı ile oteldeki buluşmada, geceyarısı veya sabah vakti odanızın kapısı tıklatılmış..

Yarı çıplak, havlu ile kapıyı açıyorsunuz..

Ekrem Başkanınızdan öğrenmediniz mi?


 

Hemen bir video çekimine başlayıp..

Gömleği giyene kadarki bölümleri atlayıp..

Kravatı takarken, kol düğmelerini iliklerken bir yandan da “Bizi bastıramazlar. Bizi korkutamazlar. Bizi yıldıramazlar.. Halkla ilişkiler müdiresi çalışanımla, belediye faaliyetleri ile ilgili Ankara’da otel odasında çok önemli bir toplantı hazırlığı içinde iken, bu yapılan polis işleminin hukuksuzluğunu, ‘hak, hukuk, adalet’ çağrılarımla, bütün Türkiye’ye duyuruyorum” çekimini yapıp..

Sosyal medyada paylaşabilirdi..

Bunu yapmamış, yapmamış da..

Bel altını örtecek şekilde bir havluyu dolayıp, polisin karşısına niye geçti, anlamam mümkün değil..

Hani birinci telefonunu tek telefon imiş gibi polise verip, ikinci telefonunu, belediye çalışanı bayanın iç çamaşırının içine saklamamış olsa..

Aldığı alkol müdür, uyuşturucu mudur, kafa kıyak olduğu için, “Sabah sabah Özgür abim mi gelmiş? Gel abim, sen yabancı değilsin, sen de gel” diye kapıyı yarı çıplak açmış olabilir diyeceğim de..

Belediye başkanının yarı çıplak kapıyı niye açtığına dair ne ajanslardan, ne de bize haber servisi yapıldığını(!) iddia ettikleri yerlerden bir bilgi kırıntısı geçmedi..

Biz de hayal gücümüzle yazıyoruz işte.


 

Biz hayal gücümüzü konuştururken..

Mahallemizdeki eziklerin propagandalarına da bakıp bakıp hayretler içinde kalıyorum..

Bir belediye başkanı. 

Bir de değil, belediyede çalışan iki kadını metresleştirdiği somut delilleri ile ortaya konuluyor..

Birisi ile otel odasında basılıyor..

Bunlar, Uşak’ı haraca bağladığı öne sürülen dosya kapsamında ortaya çıkıyor.

Otel faturalarının belediye kasasından çıktığı belirtiliyor..

“Ekrem İmamoğlu ile mi, Tayyip Erdoğan ile mi haşr olmak istersin” diye sorulan bazı dindar görünümlü isimler..

“Adamın özel hayatına niye giriyoruz ki” diyerek bize, “İslam dininde tecessüs yoktur” ilkesi ile akıl vermeye kalkıyorlar..


 

Abi, siz değil miydiniz, “Lüks haramdır. İsraf haramdır. İstanbul Belediye Başkanlığı’na aday olan TBMM Başkanı’nın üç koruma ile dolaşması gereksizdir” diyerek, Hz. Ömer’in, devlet işini görürken devletin mumunu, kendi özel işini görürken kendi mumunu yaktığını hatırlatanlar..

Şimdi adam, devletin mumu ile, bilmem neyinin keyfi için koşturuyor. Siz bize, “özel hayat” diyorsunuz..

O zaman o soruyu güncelleyerek ilgilisine soralım: “Tayyip Erdoğan ile mi haşrolmak istersiniz, yoksa Uşak belediye başkanı ile mi?”

Çekinmeyin canım..

“Amel defteri yazılmaya devam ediyor. Bilemedim ki, şimdi sorunuza ne cevap vereyim” diyebilirsiniz..

Samimi olarak böyle düşünüyorsanız, buyrun söyleyin..

Bizim mahallenin eziklerini bir kenara bırakalım..

CHP’deki ahlaksızlığı savunanların pervasızlığına da bir bakalım..

CHP’li Bülent Tezcan konuşuyor..


 

CHP Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın 21 yaşındaki belediye çalışanı metresiyle otel odasında yakalanmasına dair görüntülerin medyaya yansımasından rahatsız olmuş ve şunları söylüyor:

“Uşak Belediye başkanı Özkan Yalım’ın gözaltına alınma görüntüleri sosyal medyada servis edilmiş. Bu görüntü kaydının polis gözetiminde alındığı çok açık. Devletin polisi böyle bir görüntüyü nasıl servis eder? Suç soruşturması mı yapıyorsunuz, itibar cellatlığı mı? Bu hem suç hem vicdansızlık hem de ahlaksızlıktır!” 

Haydaa.. İtibar mı kalmış?

Ki, itibar cellatlığından bahsediyorsun, Bülent bey.

CHP yetkilisinin, “Hem suç, hem vicdansızlık hem de ahlaksızlıktır” cümlesine de çok güldüm..


 

Suç, evet suç.. Metresin konaklamasının faturasını belediyeye ödettirmek suç..

Belediye çalışanı 21 yaşındaki bir kız ile yatağa girmek, apaçık bir vicdansızlık..

İkinci bir çalışan ile daha metres hayatı yaşamak, tam bir ahlaksızlık..

Yoksa Bülent bey, polise laf atıyormuş gibi yapıp..

Kendi belediye başkanına mı bunları söylüyor..

Onun üzerinden, kendi genel başkanına mı bunları söylüyor?

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Dünya

Günümüzde ki dizilerde buna benzeri diziler yayınlanıyor. Son örneği Star TV de sevdiğim sensin Zengin olan kadın bir başka adamla ilişki sonra Dicle denilen kadın başrol erkek tarafından kağıt üzerinde evlilik teklifi ile Dicleye taciz ediyor olması ve tabii ki Diclenin abisi de

Yaman

Zaman zaman eleştirsem de "haklının hakkı haklı olana, Sezar'ın hakkı Sezar'a" ilkesi uyarınca Ali beyin bu yazısına aynen katılırım. Böyle bir rezaleti hoş görmek mümkün değildir. Üstelik haraç olarak aldığı yolsuzluk paraları ile (halkın parası ile) hovardalık yapacak, biz de bunu normal göreceğiz! Yok yahu. Bu yüz karaları için gereken ne ise yapılmalı. Özgür bey, Bülent bey ve savunmaya geçen diğer partililer. Kusura bakmayın. Saçmalıyorsunuz, yanlış insanları ve yaptıkları yanlışlıkları savunmayın, dışlayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23