Şaka değil, CHP’li diyor: Öğrenci andı erdemli nesiller yetiştirirmiş!
Şaka değil, CHP’li diyor: Öğrenci andı erdemli nesiller yetiştirirmiş!
Ali Karahasanoğlu
CHP zihniyeti işte bu.
Okumuşu da böyle, okumamışı da böyle.
Aktif siyasete bulaşanı da böyle, aktif siyasetten uzak duranı da böyle.
Bugün okumuşlarından birisini ifşa edelim..
Hem de tıp eğitimi almış..
Ve dün Cumhuriyet gazetesinde, önceki dönem CHP milletvekili de olan Fikret Şahin, şu başlıkla bir yazı kaleme almış..
“Andımız erdemli nesiller yetiştirdi”
Bu başlık altında, genel değerlendirmeler yapmış olsa, “Okullarda andımız tekrar zorunlu olsun” şeklinde bir isteği dile getirse..
“O görüşünü söylüyor, biz de görüşümüzü söyleyelim, öğrenci andının bir faydası olmadığını hatırlatalım” diyeceğim, geçeceğim..
Ama muhterem bu başlıkla yetinmiyor.
Gerçekleri çarpıtıyor..
Olayları işine geldiği gibi çarpıtıyor..
Fanatik tabana da, çarpıtılmış bilgilerle amigoluk yapıyor..
“Erdemli nesiller” deyince, hemen anlıyorsunuz, hele hele “öğrenci andı” ile de ilişki kurunca..
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda yaşanan saldırıları istismar etmek istediği hemen anlaşılıyor..
O da, yazıya şöyle girmiş:
“Son zamanlarda meydana gelen okul saldırıları hepimizi derinden üzdü. Saldırılar sonrasında bu tür cani eylemlerin okulun kendi öğrencileri tarafından hangi gerekçe ile yapıldığı kamuoyu tarafından farklı yönleriyle tartışılmaya başlandı ve bu tartışmalarda ‘Öğrenci Andı’mızın okullardan kaldırılmasının etkili olduğu görüşü sıklıkla dile getirildi.”
Yok yok, Fikret bey tarafsız bir gözle konuyu değerlendirmek için, bu girişi yapıyor değil.
Toplumda bunların konuşulduğu şeklinde anlatımları yaptıktan sonra, kendisinin de görüşünün ne olduğunu, net olarak belirtiyor, Kulak-Burun doktorumuz:
“1933 yılından itibaren 80 yıl süreyle okullarımızda okuduğumuz Öğrenci Andı’mız 2013’te AKP iktidarı tarafından kaldırıldı. Bu karar 2021 yılında Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından kesinleştirildi.”
Bu genel bilgiden sonra, her CHP’linin yaptığı klasik söyleme geçiyor, tıp mezunu kardeşimiz:
“Öğrenci Andı’mızın amacı; çocuklarımıza ümmet ve ırkçılık kavramlarının yerine ‘Türk ulusu’ bilinciyle yurt ve millet sevgisini aşılamak, doğruluk ve çalışkanlık gibi erdemleri kazandırmaktır.”
Dakika bir, ümmet kavramına saldırı; bir..
Dakika bir, ırkçılığa karşı çıkıyor gibi yapıp, ırkçılığın kralını yapmaya soyunmak; iki.
Tüm Müslümanların tek çatı altında toplanmasından niye bu kadar rahatsızsınız, anlamak mümkün değil..
Irkçılığa karşı çıkıyor gibi yapıp, “Türk’üm” diye başlayan bir öğrenci andını güzelleyip, “Türk ulusu” diye devam ederek, niye ırkçılık yapıyorsunuz, anlamak mümkün değil..
Bunların hepsi bir kenara..
Bir de gerçekler çarpıtılıyor ki..
Bunu affetmek, asla mümkün değil..
Diyor ki, operatör doktor Fikret Şahin:
“Andımız sayesinde eğitim sistemimiz erdemli nesiller yetiştirdi.”
Emin olun, bu cümle ile yetinseydi, “Genel bir değerlendirme” deyip, yine konu edinmeyecektim.
Ama bakın, şu somut cümleyi de, meydanı boş bulup, nasıl sarfetmiş, Fikret bey:
“Andımız’ın okunduğu 80 yıllık dönemde günümüzdeki gibi okullarımızda katliam niteliğinde saldırılar görülmedi.”
Gerçekler işte böyle çarpıtılır.
Tarihi olaylar, işte böyle bambaşka şekilde anlatılır..
Fikret beyin yaşı müsait olmayabilir.
12 Eylül darbe sürecine giden Türkiye’de, o henüz kısa şortla sokaklarda dolaşıyor olabilir..
Hakaret amacı ile söylemiyorum, ben de o yıllarda, kısa şorttan daha yeni yeni çıkıyor, lise mezunu bir genç idim..
O yılları çok iyi biliyorum..
Öğrenci andını okuyan öğrencilerin, liselerde dahi nasıl kamplara ayrıldıklarını, birbirlerine silah çektiklerini çok iyi biliyorum..
Kitaplardan okumaya gerek yok..
Bizzat o yılları yaşayan insanlardan birisiyim..
Şimdilerde, 25 yılda bir defa yaşanan olaylar, hemen her ayın normal bilançosu idi..
Fikret beyin tek kelime ile eleştiri getirmediği sol görüşe sahip gençler, bahsini ettiğimiz yazıda ırkçılıkla suçlanan gençlerden birisini öldürür..
Sonra ırkçılıkla itham edilen o gençlerden birisi de, gider komünist diye tanımladığı gençlerden birisini, ikisini öldürür..
Bunu yaşadık biz..
Bir olay ile sınırlı değil.
İki olay.. Üç olay değil..
Bir ay ile sınırlı, iki ayda biten vakalar olarak değil..
Yıllarca süren bir anarşi döneminden geçtik..
Fikret beyin de bahsini ettiği gibi, “Öğrenci andı” okunuyordu, o yıllarda..
Ama aslında, öğrenci andının okutulması da kavga sebebi oluyordu.
“PKK’nın kuruluş bahanelerinden birisi de, öğrenci andının zorla okutulması idi” dersem..
Konuyu abartmış olmam..
Dolayısı ile, PKK’lı teröristlerin bastığı her karakol, aracına saldırdığı her polis konvoyu, sivil mekanlarda patlattığı her bomba, öğrenci andını hayatında yüzlerce, binlerce defa okuyan gençlerin elinden çıkmıştı..
Bu gerçeği tersyüz edip, nasıl olur da, “Andımız’ın okunduğu 80 yıllık dönemde günümüzdeki gibi okullarımızda katliam niteliğinde saldırılar görülmedi.” cümlesini kurabilirsiniz?
Siz doktorluğunuzu da, böyle mi yapıyorsunuz..
Tespitlerinizi böylesine yanlı, böylesine çarpıtılmış şekilde yapıp, sonra da hastalarınızı bu yanlış tespitler sonucu kafanızda oluşturduğunuz önyargılara göre mi tedavi ediyorsunuz?
Şimdi tam sırası geldi.
Sineğin ayaklarını kesip, “Uç” diyen sözde bilim adamı, sineğin bu talimatı yerine getirdiğini, yani uçtuğunu görüp, en nihayetinde sineğin kanadını kopartıp, “uç” deyince.. Sineğin uçamamasından yola çıkarak, “Sinekler, kanatları ile duyuyorlar. Kanadını koparttığım için, benim uç dediğimi duymadı. Onun için de uçmadı” demesindeki gibi..
Öğrenci andının erdemli nesiller yetiştirdiğini söyleyen CHP eski milletvekili doktorumuz da, hayatın içindeki gerçeklere aykırı tespitini bir defa daha gözden geçirmeli..
Daha önceki yıllara hiç gitmiyorum..
Sadece 12 Eylül öncesindeki sağ-sol çatışmalarını.. 12 Eylül sonrasında, PKK’nın kurulması ve PKK’lı teröristlerin saldırıları özelinde “Öğrenci andı”nın bir hayır getirmediğini, getiremeyeceğini hatırlatıyorum..
Ama Fikret bey ısrarcı, yazısını şöyle tamamlıyor:
“Andımız okullarımızda okutulmuş olsaydı bu şiddet olayları yaşanmazdı. Okullarımızda yaşanan şiddeti önlemenin en kısa ve kesin çözümü Andımız’ın okullarımızda tekrar okutulmasıdır.”
O zaman buyrun, 2013’ten 2026’ya kadar, öğrenci andı okutulmamış, ama söylediğiniz şiddet olayları, bu yoğunlukta yok..
Tersinden örnek vereyim: 12 Eylül öncesinde öğrenci andı okutulmuş, ama 2026’daki saldırıların yüz katı, o and okutulduğu yıllarda yaşanmış..
Nokta..