• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Saadet Partililere açık çağrı!

28 Haziran 2022
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

Saadet Partisi’nin yöneticilerinden gönüllüsüne kadar, herkese çağrım..

Genel Başkan’ından yardımcılarına, diğer yöneticilerine, il başkanlarına, ilçe başkanlarına, yönetim Kurulu üyelerine.. 

Saadet Partisi’ni destekleyen TV5’ten Milli Gazete’ye kadar..

Yazarlarından, muhabirlerine kadar..

SP’yle gönül ilişkisi olan dernek ve vakıflara kadar, hepsine yapıyorum çağrımı..

İnancımızda lanetlenen eşcinsellik ahlaksızlığını “Onur” adı altında meşrulaştırmaya çalışanlara, sizler karşısınız, biliyorum..

Ama bu karşıtlığınızın derecesini merak ediyorum..

Karşıtlığınızın önceliğini merak ediyorum..

Karşıtlığınız, “Bu konuda tavizimiz yok” noktasında mı?

Yoksa, “Olsa da olur, olmasa da olur” derecesinde mi?

Ki, bu noktada 2019 mahalli seçimleri öncesinde, TV5’te yaşanan bir vahim hata sonrasında, net duruş gösterilmiş, o gafı yapan soldan çarklı moderatöre, “Eşcinsel propagandanı, git başka yerlerde yap” denilmişti.

Bugün itibari ile, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, büyük bir kararlılık göstererek İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasına karar vermiş ise de..

Sözleşmeden bu çıkış ile ilgili, soldan çarklı eşcinsel destekçisi şahıslar, dernekler, partiler ve milliyetçi geçinen gözü kararmış İyi Parti’nin Genel Başkanı Meral Akşener’in açtığı davalar, Danıştay’da verilecek kararı bekliyor..

Sorum net:

Danıştay’ın vereceği her iki ihtimalli karara karşı, Saadet Partisi’nin tavrı belli midir?

Eşcinselliği meşrulaştıran İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması kararının iptalini isteyen CHP ve İyi Parti ile, taleplerini dava noktasına taşımasalar da bu yönde açıklamalar yapan DEVA Partisi ve Gelecek Partisi ile ittifakınız kesin midir?

Burdaki çelişkiyi, Saadet Partililer izah etmelidirler.

“Vebalin büyüğü AK Parti’de” diyen Mustafa Kamalak’tan başlayalım..

Bugünkü Genel Başkan Temel Karamollaoğlu’na kadar  herkes, açık açık bu soruya cevap vermelidiler.

“Ben görmezden gelirim. Soruyu okumamış gibi yaparım” demekle, kimse sorumluluktan kurtulamaz..

Bu dünyanın üstü de var, altı da var..

Bu dünyanın, bir de ahireti var..

Biz sorumuzu yönelterek, belki gözünüzden kaçan, dikkatlerinizden kaçırılan bir husus var ise, uyarımızı yaparak üzerimizdeki vebali size aktarmış oluyoruz..

Bir toplumun helak sebebi olan eşcinselliğin meşrulaştırıldığı bir sözleşmeden çıkmış isek de..

Devlet bürokrasisinde ve iş dünyasında İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasına rağmen, “toplumsal cinsiyet” kavramının yerleştirilmesi için, CHP+İP+HDP ittifakının mücadelesi sürerken, bu konuya Saadet Partisi’nin hangi derecede önem verdiği,  tüm dindar insanlar için bir turnusol kağıdı olacaktır..

Faiz ile ilgili siyasi iktidarın attığı adıma, “Şeriat devletinde mi yaşıyoruz? Dinin hükümleri yarım yamalak değil, uygulanacak ise, tam uygulanmalı” dediniz..

Faizin kat kat alınıp verilmesi yerine, önce oranını düşürüp, nihai noktada faizi sıfırlamak için atılan adımları, “Kandırmaca” olarak gösterdiniz..

Hatta bir de kurnazlık yaparak, “% 17 faiz haram da, % 14 faiz haram değil mi?” diye siyasi iktidarı sıkıştırmaya kalkıştınız..

“Faizin sıfırlanması için çıkılan yolda, oran % 17 olursa mı iş daha zordur, yoksa % 14 olursa mı daha zordur” sorusunu soracağım ama..

O tartışma kilitlendi..

Bari şu eşcinselliğin meşrulaştırılması tartışmasında, Saadet Partisi bu tür kurnazlıklara başvurmasa..

Bu samimiyetsiz itirazlarla, durduğu yanlış noktayı savunmasa..

Faiz konusundaki söylemlerinde de, itikadi bir sorun, bence var..

Var ama..

Eşcinselliğin meşrulaştırılması tartışmasında bu sorun, çok daha vahim..

Çok daha net, çok daha kesin..

Bir tarafta, Allah’ın yasakladığı bir fiilin, “hak” olarak tanınması gerektiğini söyleyenler var..

 Bir tarafta da, yaratılış gayesinin dışında meşrulaştırılmak istenilen ahlaksız ilişkileri, toplumun gündeminden, olabildiğince çıkarmayı planlayanlar var..

Saadet Partisi bu ayrımda, nerede duruyor?

Bugünden safını belirleyip, açıkça söylemesi gerekmez mi?

“2018 yılındaki seçimde Millet İttifakı’nda yer aldık. 2023 seçimleri için hangi ittifakta yer alacağımız belli değil” açıklamasını defalarca yapan Temel Karamollaoğlu, sonrasında hangi ittifakta yer alacaklarına dair somut bir açıklama yapmadığı halde, şimdi çaktırmadan çaktırmadan Millet İttifakı adına konuşarak, “Tabii biz kaybedebiliriz de, yüzde 100 kazanırız diyemeyiz ama yüzde 99,99 kazanırız diyorlar” açıklaması yapıyorsa, burada ciddi bir takıyye var demektir..

“Şu ittifakta yer alınılması, bu ittifakta bulunulması, siyasi kararlardır” diyenler olabilir..

Onun içindir ki, siyasi tartışmaya girmeden, dini kavramlar üzerinden sorumu yönelttim..

Ve biraz daha açmak istiyorum:

Varsayalım, SP, Millet İttifakı ile seçime girdi ve Temel Bey’in iddia ettiği üzere seçimi kazandı...

CHP ile İyi Parti, hatta HDP üçlüsü, seçim öncesi bugün taahhüt ettikleri üzere, eşcinselliği meşrulaştıran İstanbul Sözleşmesi’ne geri döndüler..

Saadet Partisi bu durumda ne yapacak?

Bu sonucu kabullenecek mi?

İş işten geçmiş olsa da...

Yine de Millet İttifakı’ndan ayrılacak mı?

Bugünden soralım ki, “Ben bunu düşünmemiştim” denilmesin.

“Vebalin büyüğü AK Parti’de” diyerek, başörtü yasağını kaldıranlara sırtlarını dönüp, o yasağın mimarları ile kol kola yürüyenler, “Bak sen, biz işin bu ince yönünü düşünememiştik. Kimse de bize bunu hatırlatmamıştı” demesin..

Yazımı bitirirken, politikanın kirli kuyusuna dalmış bazı  SP’lilerin, eşcinselliği meşrulaştıran İstanbul Sözleşmesi için de kendilerine bir mazeret üretebilecekleri aklıma geldi..

“Zina haram değil mi? Zina yasak değil iken, AK Parti eşcinselliği niye önlüyor ki? Hem şeriat devletinde miyiz?”

Derler mi?

Bence demezler..

Bu kadar da yanlışa imza atmazlar..

Ama atmaya kalkarlarsa, AK Parti eminim zinadaki yanlışından da dönmek üzere, “Var mısınız SP, zinayı birlikte tekrar, suç haline getirelim” diyecektir..

İşte o zaman, SP köşeye sıkışacaktır:

Sabah akşam zina hikayeleri ile anılan ve zinanın suç olmamasını isteyen CHP mi?

Yoksa, dini konularda SP’den farklı düşünmeyen AK Parti mi?

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Osman Şahin

Ah saadetli kardeşler ahh

MUSTAFA

Şu "zina suç olmaktan çıkarıldı" diyenlere bir soru sormak istiyorum. Sokakta uluorta cinsellik sergileyenlere utanmıyormusunuz zina yapamaya dediğinizde "biz nikahlıyız derlerse ne yapacaksınız? Yani problem zinanın serbest oluşu mu problem yoksa "bizim milletimizin "namus anlayışımı değişti? Eğer milletimizin namus anlayışı değiştiyse ikide bir "zina serbest bırakıldı" demenin ne manası var.Düzeltilmesi gereken namus anlayışımız,zannederim."Zina serbest bırakıldan" kastımız eğer genç kızlarımızın orasını burasını açarak sokağa çıkması ise,kusura bakmayın bunu en çok savunanlar CHP ve onların mahallesinin diğer üyeleridir.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23