--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Oğlunu AK Parti’den vekil yaptır, git Sözcü TV’ye, buraya saldır

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
119

Oğlunu AK Parti’den vekil yaptır, git Sözcü TV’ye, buraya saldır

ALİ KARAHASANOĞLU

Eski TBMM Başkanı mı desem..

Başbakan Yardımcısı mı desem..

“Şeyini şey ettiğiminin şeyindendir” sözünün müellifi mi desem?

“Oğlunu, kendisinin yerine milletvekili yapan siyasetçi” mi desem..

“Danıştay üyelerinin, KHK ile görevden atıldıkları için, pompacılık yaptıklarını, evlerine ekmek götüremediklerini iddia eden. Hatta evlere temizliğe giden Danıştay üyeleri  olduğunu iddia eden, ama 15 Temmuz hain darbe girişiminde 252 insanımızın o FETÖ terör örgütünün saldırılarında can verdiğini söyleyemeyen adam” mı desem..


Yoksa..

“Özgül ağırlığı herkesten fazla olan” mı desem..

Siz istediğinizi seçin..

Ben size, Bülent Arınç’ın Sözcü TV’ye verdiği son röportajdaki sözlerini aktaracağım..

AK Parti’de siyaset yapmış, şimdi farklı yerlere savrulmuş kişilerden başlayın..


Saadet Partisi’ne kadar birçok muhafazakar partide kendisine yer bulmuş, özellikle CHP’lilere karşı sürekli eziklik hissine kapılan isimlerin tekrarladığı bir cümle var:

“Tutuksuz yargılanma esastır. Ekrem İmamoğlu da, tutuksuz yargılanmalıdır.”

Bülent bey bu talebe, bir cümle daha eklemiş..

Şehir efsanesi haline getirilen o algı operasyonuna, destekleyici bir ekleme yapmış: “Ben, Erbakan, Erdoğan, geçmişte çok yargılandık. Ama o gün bize düşman olanlar bile bizi tutuklu yargılamadı. Ekrem İmamoğlu da tutuksuz yargılanmalı.”

Sorsam Bülent beye..

Size düşman olanlar kimlerdi?

Size niye düşmanlardı?


Mesela, 12 Eylül darbecileri, yaptığınız tespite dahil mi?

Dahil olması gerekir..

Soralım, 12 Eylül darbesinden sonra, Necmettin Erbakan tutuklanmadı mı?

Hani tutuksuz yargılanmak esastı.. Ve düşmanlarınız bile, sizi tutuksuz yargılamışlardı?

Dakika bir. Gol bir..

İkinci örnek verelim..

1991 seçimlerinden hemen sonra. SHP ile ittifak yaparak seçime giren HEP’li birden fazla milletvekili, dokunulmazlıkları kaldırılıp, tutuklu yargılanmadılar mı?

“Canım kötü örnekleri bize göstermeyin” itirazında bulunmayın.


Öyle bir genelleme yapıyorsunuz ki.

Duyanlar sanıyor ki, “Tarihte hiç olmayan işler, şimdi Ekrem İmamoğlu’nun başına geliyor.”

Rüşvet suçundan yargılanan ve davaları sürerken tutuklanan binlerce insan var bu ülkede.

Ama ilkeniz yok ise. Dürüstlüğünüzü rafa kaldırdı iseniz.

Devamını şimdilik yazmayayım.

1997 yılına gelelim.

Halk tarafından büyük bir teveccüh ile belediye başkanı seçilen Bekir Yıldız, Sincan ilçesinde Kudüs gecesi düzenler..

28 şubat darbecilerinin yaygarası ile, Sincan Belediye Başkanı Bekir Yıldız, Kudüs davasına sahip çıktığı için tutuklanır.


Yanlış okumuyorsunuz..

Rüşvet yok. Kara para aklama yok. Ekrem İmamoğlu dosyasındaki envai çeşit suçlama yok..

Kudüs gecesi düzenleme sebebi ile bir belediye başkanı, görevde iken tutuklandı. Tutuklu yargılandı.

Bülent bey bilmez mi bunları..

Bilir, bilir de..

Bilmezlikten gelir.

“Biz de yargılandık. Düşmanımız bizi tutuklamadı”’ der..

Ama somut örneği verdiğimizde, yine Sözcü TV’ye koşup, “bir tane miydi örneğiniz” diye de, cevap vermeye kalkar..


O zaman, bir örnek daha verelim..

Yıl 2001. Gebze Belediye Başkanı Ahmet Pembegüllü, özellikle irtica yanlısı (ne demek ise) kişileri belediyede çalıştırma iddiası ve bunun yanısıra da ayıp olmasın diye düşünmüş olmalılar ki, 180 villaya ruhsat verme karşılığında rüşvet aldığı öne sürülerek, tutuklandı. Yargılamasının ilk 21 ayı tutuklu icra edildi..

Pembegüllü ile birlikte yardımcısı da tutuklandı..

Hatta bu isimler, gözaltı sırasında işkence gördüler..

Hey gidi Bülent bey, hey..

Hani belediye başkanları hiç tutuklanmıyordu, Bülent bey..


Devam edelim mi..

Bugünümüzden de bazı tutuklama örnekleri verelim..

Mesela, Manavgat Belediye Başkan yardımcısı, baklava kutusu içindeki avrolar sebebi ile tutuklandı..

Ne buyurur acaba, Bülent bey.

Bu tutuklama da yanlış mıdır?

Adamcağızı serbest bıraksak, baklava kutusunu getiren adamı gidip tehdit etse, “Ben eve götüreceğim baklava kutusunu karıştırmış, başkan yardımcısının evine götürmüşüm” dese..

Nasıl olur, Bülent bey..

Veya, Aydın’da Yeniden Refah Partisi il başkanı, yolda karşılaştığı eskiden tanıdığı bir gazeteciyi, ayaklarından vurmuş.


Kişinin il başkanı olması hasebi ile, tutuksuz yargılanması mı istenilmeli, Bülent bey?

Daha da yakın tarihten örnek verelim.

"Tutuklu yargılama istisnadır” diyorlar ya..

Bütün tutuklu yargılamaların tek sebebi varmış; "Kaçma şüphesi” imiş gibi algı yapıyorlar ya..

İBB soruşturmasında kaçan adamlar da var ama..

Bir savcının, görevini tehlikeye atacak şekilde, kaçacağını kimse iddia edemez herhalde..

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde, önceki gün bir kadın hakime silahlı yaralama suçu işleyen savcının da, tutuksuz yargılanması mı gerekir, Bülent bey..


Tayyip Erdoğan için, şiir okuması sebebi ile açılan davayı, rüşvetten sanık durumundaki Ekrem İmamoğlu ile benzeştirmeye kalkışması, aslında apaçık bir hakaret, Cumhurbaşkanı’mıza..

Ama bir yandan oğlunu AK Parti’den milletvekili yaptırıyor, Bülent bey..

Bir yandan da, Erdoğan’ın şiir okuduğu için mahkum edilmesini bile, “Hukuka daha uygun davranıyorlardı” güzellemesi ile övüyor..

Bu arada, babadan oğula vekilliği de, sanki kendisi dayatmamış gibi, “Babadan oğula vekillik olmuştur ama bu başka bir konudur.” diyerek masumlaştırmaya çalışıyor..

İnin Bülent bey, AK Parti’nin sırtından inin..

Kendinizin milletvekilliğine belki itiraz etmek, haksızlık olurdu.

Ama her konuşmanızdan belli ki, bugün AK Parti’yi beğenmiyorsunuz..


Manisa’dan hemşehriniz Özgür Özel’i kahramanlaştırıyorsunuz.

“CHP’ye gidin” de diyecek değilim.

Ama AK Parti’nin sırtından inin..

Oğlunuzu da alın, gidin..

Kimseye izah etmeye çalışmayalım, “Kendisi AK Parti’de siyaset yapmış ise de, artık partide bir görevi veya yetkisi yoktur.”

Her partiden dürüst insanlar, aklı selim ile hareket eden her beyin, “3. köprüye karşı çıkmak, İstanbul Havalimanı’na karşı çıkmak yanlış idi. Bunlar, İstanbul’u geleceğe taşıyan, devasa projelerdir. Olması gerekiyordu. Yapıldı. Yapılmasaydı, İstanbul yaşanılmaz olurdu” dediği halde.

Bülent bey gezi isyanı organizatörlerinden Tayfun Kahraman’a sahip çıkıyor:


“Adli Tıp Kurumu vicdansızlık bir yana acımasızca davranıyor. Tayfun Kahraman sağlık durumundan dolayı tahliye edilmeli. Hükümet devirecek biri olarak görmedim.”

Senin için hava hoş, Bülent bey.

Oğlun, baba kontenjanından özgül ağırlıksız bir vekil. Hükümet devrilse bile, kimse oğluna, “Gel bakalım seni yargılayacağız” diyerek ne iftira eder, ne de sanık sandalyesine oturtur..

Ama sırtında yumurta küfesi ile, bu ülkeye hizmet etmek isteyenler, sizin desteklediğiniz o darbe heveslileri de dahil olmak üzere dışardan kurmalı adamlara karşı..

Mücadele ederken, her türlü riski alıyorlar..

Eleştirildikleri halde, “babadan oğula sistemi kurulmuş” denilerek hedef tahtasına konuldukları halde.


Senin oğlunu vekil yapıyorlar..

Ama sana yine yaranamıyorlar..

Ne istiyorsun Bülent bey..

Açık söyle..

Yalana, palavraya gerek yok..

Sözcü ekibine şirinlik yapmana gerek yok..

Gezi isyancılarına sahip çıkmana gerek yok. 

15 Temmuz hain darbe girişimi içinde olan bazı isimlere de sahip çıkmana gerek yok..

Akit TV’ye gel, derdini anlat..

Oğlunu AK Parti’den vekil yaptırıp, Sabahtan akşama, oğlunun da içinde bulunduğu tüm Ak Partili vekillere küfreden Sözcü TV’ye gidip, bu mahalleye saldırmak, ilkeli davranış değildir.. 

Yorumlar

(119)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

ALİ

19 Ocak 2026 11:46

ALLAH BELANI VERSİN ARIÇ. İKİ YÜZLÜ MÜNAFIK. AHİRETTE HESAPLAŞACAĞIZ SENİNLE. İYİ Kİ ÖLÜM VAR. REİS ŞU GERİ ZEKALI İKİ YÜZLÜYE BİR CEVAP VER. YADA BOŞVER REİS ADAM YERİNE KOYMA.

Ahmed YAHYA

17 Ocak 2026 10:31

VAR OL!-NUR OL!

Ali Hacıhasanoğlu

17 Ocak 2026 03:47

Allah razı olsun Ali Bey .O röportajı okuyunca hayret ettim.Nasıl olur da Erbakan Erdoğan ve diğer milli Görüş Hareketi mesuplariyla hirsiz rusvetci sahtekar irtikapci Vs. Birileri aynı tutulur. Erbakan zamanının en genç profesörü.İTÜ deki NOT ortalaması belki hala egale edilemedi.Bununla kazanamadigi üniversiteyi hile ile arka kapıdan giren nası aynı olur.Onlar tutuklanmamislar ha .Rahmetli Tahir Buyukkorukcu hoca 12 eylül zindanindan çıkınca "biz Necmettin beyi taniyamamisiz"

Mustafa Ozmaden

16 Ocak 2026 12:25

B.Arinc hakkındaki yorumlarınıza katılmamak mümkün değil. Kanımca Ak Parti' nin kapısının önünden dahi gecmemeli! Yanlış insanları ve yanlışları açıklamak siarimiz olmalı. Kaleminize sağlık. HURMETLERİMLE.

Adnan Arslan

16 Ocak 2026 09:37

Rahmetli Erbakan hocamın etrafında olanların, yıllar sonra gerçek yüzlerini görmek... hocamın içtende ne kadar darbe yediğini gösteriyor... Rabbim bunlardan ülkemizi muhafaza eylesin, fırsat vermesin bunlara. Ne diyelim yazık hemde çoook yazıklar olsun.

Atilla

16 Ocak 2026 08:23

Acaba Arincin bu Chp sevgisi yoksa organik bir kan bagindan mi acaba.

Osman

16 Ocak 2026 08:00

Bulent beyi dinleyin bence

İbrahim

16 Ocak 2026 07:58

Allah tayyip beye basiret versin. Yola çıktığı arkadaşları sattılar. Abdullatif şener, abdullah gül, bülent arınç ve nice milletvekilliği ve bakanlık yapanlar.

Altan Baş

16 Ocak 2026 00:07

Madem kendini allameyi cihan olarak görüyor. Hakkını verelim sanki "dil otu "yemiş gibide hitabet çok kuvvetli. Acaba neden bi parti kurmayı düşünmüyor. Keşke kursaydı da sikletini bi görseydik.

Karamanlı

15 Ocak 2026 23:49

Evet Ali , Ufuk Çakır gibi ilkeli insanlar olmalı ak partide .. soylu , kurtulmuş, Kürşat zorlu gibi dün söven bugün alkışlayan ilkeli , omurgalı insanlar..

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle