• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Normalleşme-anormalleşme.. Yumuşama-sertleşme!

16 Haziran 2024
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

Önce Kurban Bayramınızı tebrik edelim..

Gazze’deki mazlum insanlar için, Kurban Bayramı; inşallah bir çıkış vesilesi olur..

Türkiye’de yıllardır haksız yere cezaevinde tutulan Sivas mazlumları için, bir kurtuluş vesilesi olur..

Tüm dünyada ve Türkiye’de, daha iyiye, daha güzele, daha huzurlu bir geleceğe adım atmış oluruz, inşallah.

Temennimiz bu yönde..

Peki, gerçekleşme ihtimali olan ne?

Gazze’de de sıkıntı büyük. 

Türkiye’de de.

Gazzelilerin durumuna bakacak olursak..

BM Güvenlik Konseyi’nin ateşkes kararına rağmen, soykırım devam ediyor.

Ve dünya ülkeleri, “Böyle bir durumda acaba ne yapılmalı” şaşkınlığı ile acziyeti içinde, soykırımı seyrediyor.

Oysa yapılması gereken basit..

Derhal bir barış gücü kurulup, Gazze’deki İsrail varlığına hemen 24 saat içinde son verdirmek..

Ama nerde?

Ateşkes kararı vermek için dahi, 8 ay bekleyen devletler, onu da henüz yürürlüğe koyduramadılar ama.. 

Yine de bizim içimizdeki dindar insanlar tarafından dahi, “Hukuk devleti” olarak tanıtılıyorlar..

“Bunların neresi hukuk devleti? Bunlar resmen çakal” diyoruz..

Bize “Uluslararası Adalet endeksi” ile..

Olmazsa, “Hukuk endeksi” ile..

Olmazsa, “Hukukun üstünlüğü endeksi” ile..

Olmazsa “Düşünce özgürlüğü endeksi” ile..

Bir isimler uydurup, İsrail’e verdikleri silahlarla Gazzelileri soykırıma tabi tutan devletleri, bize “hukuka bağlı devletler” gibi yutturmaya çalışıyorlar..

Gazze’de olanlar..

Şiddeti, niteliği farklı da olsa..

Türkiye’de de sürdürülüyor..

Düne kadar AK Parti’yi, “toplumsal uzlaşma sağlanmadan, başörtü yasağını kaldırmaya kalkışmak” ile suçlayan ve parmak sallayarak terbiye etmeye çalışanlar..

Bugün dahi, iktidarının 22. yılında tabanının sesini dinleyerek, lütfen kabilinden müfredat değişikliğine giden AK Parti’ye, sopa göstererek tehdit edenler..

Psikolojik baskıyı da kurarak, Ak Parti’yi “sertlik yanlısı söylemler”e sahip olmakla suçlayanlar.. 

“Diyalog”dan yana olmadığı suçlamasını yöneltenler..

Bir hafta içinde ne riyakarlıklara imza attıklarını hep birlikte gördük..

Daha düne kadar, o kesim, “AK Parti’yi suçladı mı?”

Suçladı..

“Ana muhalefet partisi ile görüşmüyor, iktidar icraatı hakkında bilgilendirme yapılmıyor.. Bir selamlama bile çok görülüyor” dendi mi?

Dendi..

31 Mart mahalli seçimleri sonrasında, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, bir yumuşama takvimi oluşturup, Külliye’de de değil, AK Parti Genel Merkezi’nde, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i ağırladı mı? Ağırladı.

İade-i ziyareti, CHP Genel Merkezi’nde gerçekleştirildi mi? Gerçekleştirildi..

Peki ne oldu sonunda?

CHP Genel Merkezi’nde düzenlenen ziyarette, akit TV’nin muhabiri, kapının dışında bırakıldı..

O saygısızlıkla belli idi, CHP’nin ne yapacağı..

Yine de, kan kustuk, kızılcık şerbeti içtik dedik..

Ve hemen ardından..

Daha o ziyaretin üzerinden üç gün geçmeden, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’yi kastederek, “Suç ortağını bize doğru itmesin!” cümlesini sarfetti? 

Eee, ne oldu şimdi?

Kutuplaştırmayı kim yapıyormuş? 

Nefret dilini kim tek seçenek olarak görüyormuş?

Kindarlıktan kim medet umuyormuş?

“Kurban Bayramı’nda bile görüşemeyen liderler” diye suçlama yapılırken, sorumluluk listesine AK Parti’yi en başta yazanlar..

Bir izah etseler, CHP Genel Başkanı’nın, üç gün önce Cumhurbaşkanı ile görüştüğü halde, “hoşgeldiniz” dediği lidere “suç ortağı” nitelemesinde bulunmasının sebebini?

Hani içini doldursalar, “Bir görüşme uğruna, suçu görmezden mi gelsinler” diyerek, kendilerine sahip çıkacağım.

Hani, nerde suç?

Ne suçundan bahsediyorsunuz?

Gelişmiş 7 ülkenin toplantısına, üye olmadığı halde davet edilen birkaç devletten birisi olma noktasına Türkiye’yi getiren Tayyip Erdoğan’a, ne suçu isnat edeceksiniz?

Gittiği her uluslararası toplantıda, katıldığı her ülkeler arası etkinlikte, yaptığı her dış ziyarette, hemen her liderin “iki dudağının arasından çıkacak olanlar”a odaklandığı Tayyip Erdoğan’a ve partisine, hem de yurtdışı gezisine çıktığı bir dönemde, böylesine vicdansızca ve böylesine ahlaksızca bir “suç ortağı” iftirası atmaktan utanmıyor musunuz?

Neye güveniyorsunuz?

Son mahalli seçimlerde aldığınız % 37 oya mı?

Çıkarın HDP’nin son iki seçimdeki oy farkını, CHP’nin aldığı oydan...

Kaldı mı size CHP’nin oyu, % 30..

Temel abimizin 2023 milletvekili seçimleri için söylediği, “Bizim Saadet Partisi’nin Millet İttifakı içindeki oyu % 7” açıklamasındaki oran ile Saadet Partisi’nin hem de birçok yerde Gelecek Partisi ile birlikte mahalli seçime girip aldığı % 1 arasındaki oy farkını da CHP’nin oyundan indirirsek..

CHP’nin gerçek oy oranını ne ben yazayım, ne de siz sorun..

Eee?

HDP ve SP+GP+DEVA hormonlu olarak, mahalli seçimlerden birinci çıkmanıza mı güveniyorsunuz.

“AK Parti’nin oylarını, SP bölememişti.. YRP bu konuda CHP’ye büyük katkı sundu” tespitini kamuoyu önünde yapmayıp, AK Parti eskisi başkan adayları ile iktidar partisinin oylarını kendisine aktaran YRP’ye giden oyların orada kalıcı olacağına mı güveniyorsunuz?

Dün bir, bugün iki. Normalleşmeyi hemen, anormalleşmeye niye çeviriyorsunuz.

Yumuşamayı, “bize üç numara büyük geldi” diyerek, sertleşmeye hemen niye çeviriyorsunuz?

Hani sertleşip de, başarılı olabileceğiniz bir ihtimali, somut bir seçim sonucundan gösterirsiniz..

“Bir ihtimal, şanslarını deniyorlar” derim.

O da yok..

Sertleşilmediğinde de kaybediyorsunuz. Yumuşandığında da kaybediyorsunuz..

Bu vesile ile.. AK Parti yöneticilerine de hatırlatalım..

“Katranı kaynatsanız da olmaz şeker..” diye başlayan atasözümüzü unutmayınız..

Bu arkadaşlarla ittifaka soyunan, eski AK Partililerin de oyununa gelmeyiniz..

Bunların yumuşaklığı da, sertliği de.. 

Normalleşmeleri de, anormalleşmeleri de.. 

Halk nezdinde bir kıymeti yoktur..

Kimse de bunlara güvenerek, çizgisini değiştirmemeli..

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ertugrul

secim olsun gorusuruz 

şüayıp

Normallaşma, İnanç da,sevgi de hak da hukuk ta üzerimize düşen görevi yerine getirmekle mümkündür
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23