• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI
15 Kasım 2019

Kasmayın kendinizi, biat edin Reis’e!

 

İki yıl önce de, Başkan Tayyip Erdoğan’ın ABD ziyareti vardı..

Ziyaretin planlamasında, tek amaç Trump ile görüşme değildi...

Ama olsun..

O günlerde, CNN’den yeni ayrılmış olsa da..

“Susturuldu. Haksızlığa uğradı” mavalları ile reytingi pek bir yüksek olan Nevşin Mengü bacımız fırsatı kaçırmamıştı..

Sanki kapıda beklemiş ve dakika tutmuş gibi..

“O kadar büyütmeyin canım, altı üstü ayaküstü bir görüşme için ne kadar uğraş verdiniz” anlamında, “Girdisi çıktısı 23 dakika sürdü” diyerek, CHP milletvekilinin kızı olduğunu ispatlamıştı..

Bir başka ABD gezisinde..

Bu sefer ABD’nin Michael Rubin’i kafayı çıkarmış, alçaklığını yapmıştı..

Tayyip Erdoğan daha ABD’ye gitme hazırlığı yaparken..

Rubin kafayı çıkarmış, “ABD’ye geldiğinde tutuklanabilir” iddiasında bulunmuş, burdaki karanlık oda da (odatv.com), “Gidebilir, ama dönemeyebilir” diye sözde bir haberle karşımıza çıkmıştı..

Algı operasyonlarını görüyor musunuz?

Amerikanı da aynısını yapıyor..

Türk kimliğini taşıyanı da..

“Amerikalı adam, kendi başkanı Trump’ın elini güçlendirmek için, Başkan Erdoğan aleyhine iddialar üretiyor” deriz, bunu anlarız da..

Gazeteci geçinen Türklerin, kendi ülkelerinin başkanının itibarını sarsacak bu yalanlara prim vermesini anlayamıyoruz..

Bir seferinde, PKK’lılar, Tayyip Erdoğan’ın ABD ziyaretinde, gösteri yapmışlardı..

Erdoğan’ın korumaları da..

Saldırganlığa varan o gösteriyi, güç kullanarak dağıtmak zorunda kalmışlardı..

Ardından, ABD’deki olay için, Erdoğan’ın korumalarına bir soruşturma açılınca..

ABD’deki FETÖ’cüler de.

Buradaki “FETÖ’ye yalakalık yapanlar” da.

Hep birlikte, koro halinde bağırmaya başladılar:

Erdoğan, bundan sonra, ABD’ye gidemeyecek.. Erdoğan’ın korumalarının büyük çoğunluğu hakkında soruşturma açıldı. Erdoğan bu korumalarla giderse, korumalar tutuklanır. Başka korumalarla giderse, tecrübesizliklerinden güvenliği tehlike altına girer.”

Hani bunları tanımasak..

“Başkan Erdoğan’ı ne de severlermiş” diyeceğiz de..

Yapmak istediklerini ezbere biliyoruz.

Amaç, Erdoğan’ı çaresiz göstermek.

Hedef, Erdoğan’ı itibarsızlaştırmak..

Arada, “Halkbank ile ilgili yaptırım kararı geldi, geliyor” palavraları mı dersiniz.. “Reza Zarrab konuştu, bir numarayı ifşa etti” ahlaksızca yalanları eşliğinde, Tayyip Erdoğan’a yönelik iftiralar mı dersiniz..

Erdoğan aslanlar gibi, hepsini yumruğu ile ezdi..

Şimdi geldik.

Son vukuata..

Son vukuatta ise..

Bir mektup skandalı yaşadık..

“O mektup var ya o mektup” diye başladılar söze..

“O mektuptaki hakaretler kabul edilemez. Kabul etmeyiz. O mektubu derhal..” diye devam ettiler..

“Durun, panik yapmayın. Hepsinin zamanı var. Her şeyin bir sırası var. Şimdi Barış Pınarı ile cevabı veriyoruz. Yarın da, mektubu dürer, yazanın eline veririz” dediysek de..

Çok kullanışlı bir malzeme bulmanın sarhoşluğu ile..

“Başkan, sessiz kalamazsın.. Reis, bu mektubun cevabını vermelisin” tahrikleri eşliğinde, bir baskı operasyonudur, tutturup götürdüler..

Ve..

Önceki akşam itibari ile..

Mektuba verilecek ikinci cevabın zamanı geldi..

Başkan Erdoğan, Trump’ı kastederek ve Trump’ın da yanında iken, “Mektubu kendisine takdim ettim” dedi..

Trump bu sözler üzerine, süt dökmüş kedi edası ile, tek kelime etmeden, cevabını aldı, yalayıp yuttu..

Arkasından bir de, “Harika başkanınız var” övgüleri ile, Türkiyelilere seslendi..

Ama bizim CHP’liler..

Kıskançlık yapmadan durabilirler mi?

Daha bir gün öncesine kadar..

“İstenmiyor, niye gidiyor ki, ABD’ye” diye algı oluşturmak isteyenler..

Tartışmalı mektubun kendisine iade edildiği hatırlatılmasına rağmen, Trump’un buna bir itirazda bulunamayışı..

Ardından da..

Başkan Erdoğan’a övgüler düzmesini canlı yayında izlememişler gibi..

“Ne demek takdim? Erdoğan o mektubu niye takdim ediyor ki? Takdim etmek demek, alttaki birisinin, üstteki kişiye sunmasıdır” kavgası çıkarttırlar..

Hani bir anlığına, “Acaba haklılar mı?” diye sorgulayacağım ama..

İddiaları, işin doğasına aykırı..

Üst, alta hakaret içerikli bir mektup yolladı ise..

Alt, üsttekine, o mektubu iade etti ise..

“Yakışıksız” diye de hatırlattı ise..

“Takdim” deseniz ne olur, “Verdi” deseniz ne olur?

Bal gibi de..

Trump’a, tükürdüğünü, yalatmış işte..

Buradan da kendilerine bir malzeme çıkartamayınca..

ABD’li bir senatörün, Başkan Erdoğan’ın karşısında ayak ayak üstüne atmasını gündeme getirip, “Erdoğan, ayak ayak üstüne atan senatörü öylece seyretti.. Küstah senatörün, Türkiye’ye karşı saygısızlığına, Erdoğan sessiz kaldı” ifadeleri ile, yeni bir dalga daha oluşturmaya çalıştılar..

Oysa..

Senatörün ayak ayak üstüne attığı ortamda, karşısında Erdoğan da vardı, o senatörün ülkesinin Başkanı Trump da.

Senatör, Erdoğan’a karşı o saygısızlığı yaptı da, Trump’a karşı yapmadı mı?

Eğer saygısızlık ise, ikisine karşı da saygısızlık.

Niye sadece Erdoğan’ı öne çıkarıp, sanki sadece Erdoğan’ın huzurunda o fiil yapılmış gibi göstermeye kalkıştılar?

Türkiye’den çok, ABD’ye hayranlar da, onun için.

Türkiye’nin büyüklüğünden, itibar görmesinden, huzursuz oluyorlar da onun için.

“Türkiye vatandaşıyız. Türkiye vatandaşı olmaktan gurur duyuyoruz. Başkanımız Erdoğan’dan gurur duyuyoruz” diyemiyorlar da, onun için..

Bitti mi hainlikleri?

Bitmedi..

Sosyal medyaya yoğun olarak, bir fotoğraf yaydılar..

Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu’na, daha üç gün önce yaptıkları ahlaksızca iftiraları unutmuşuz gibi..

Bu sefer de Çavuşoğlu’na sahip çıkıyor gibi, “Erdoğan’ın yanında, ayakta bekledi” suçlamasına imza attılar..

Fotoğrafın Trump’tan yana olan kısmını biraz genişletince gördük ki, ABD Dışişleri Bakanı Pompeo da, Trump’ın yanında, ayakta duruyor..

İflas.. İflas.. İflas..

Ne dedilerse, yalan çıktı.. Ne söyledilerse, iftira çıktı..

Ne iddia ettilerse, Amerikan sözcülüğüne soyunduklarının delili çıktı..

Ama sorarsanız..

“Atatürk’ün partisiyiz” diyorlar.

İlkokul bebelerine bile..

“Halkçılık” ilkesi üzerinden, Atatürk’e secde ettiriyorlar..

“Bağımsızlık” ilkesi üzerinden, Atatürk’e secde ettiriyorlar..

Sonra, “Nerede kalmıştık” deyip..

Yine Amerikancılık yapıyorlar..

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Mikail okuroğlu

Bunlar chpkk ülkemi yıkmak isteyen her avcıya ...... yapmakdan geri duramazlar sahiplerine çok sadıklar ülkemin hayrına bir taş bile koymamışlar !!, varsa göstersinler varsa yoksa islâm düşmanlığı.
  • Yanıtla

Yasin

Cumhurbaşkanımızın dış politikada izlediği siyaseti chpli olarak destekliyorum. Kutadgu Biligde Yusuf Has Hacip şöyle demiş halka. Yönetenin kanunlarına uyun, verginizi verin ve onun dostunu dost, düşmanını düşman bilin. Chp sondaki unsuru göz ardı ediyor.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23