İmam Hatipli cumhurbaşkanına hazır mıyız?
İktidar partisinin destekleyeceği adayın cumhurbaşkanı seçilmesine garanti gözü ile bakıldığı bir ortamda, bekliyorlar ki partide kazan kaynasın..
O desin “Ben cumhurbaşkanı olacağım” öbürü desin “Hayır ben!”
Kavgalar çıksın.
Tartışmalar yaşansın.
İstifalar olsun.
Hani kendileri, televizyon ekranlarında..
Gazete sayfalarında benzerini yapıyorlar ya..
“Benim programımı geç saatlere koydunuz.. Ben gidiyorum” türünden posta koymalar yapıyorlar ya..
Beklediler ki..
Cumhurbaşkanlığı adayı tespit edilirken, AK Parti’de de benzeri olsun..
Ama bakıyorlar..
İktidar partisinde tık yok.
Küçücük bir tartışma bile yok..
Çıkıyor Genel Başkan Yardımcısı kürsüye..
Partinin ilk kuruluşundan bu yana, ilk 5’de yer alan bir isim..
Hatta MSP döneminden bu yana yol arkadaşlığı yapan 5 isimden biri.
1970’lerden bu yana, birlikte hareket eden 5 yol arkadaşından biri..
Hiçbir gönül koyma.. Hiçbir burukluk.. Sesinde-görüntüsünde hiçbir itiraz eseri olmadan..
Sakin sakin, adayı açıklıyor: “Adayımız Recep Tayyip Erdoğan.”
Önde gelen 5 kişiden bir diğeri, açıklama sonrasında yorumda bulunuyor, “Tayyip kardeşim!”
2007’de Tayyip Erdoğan da öyle dememiş miydi: “Adayımız, Abdullah Gül kardeşimiz.”
2007’de de kimse “Niye ben olmadım” dememişti..
2014’te de kimseden “Niye ben değil” şeklinde bir itiraz yok..
Bencillik gösterisi yok.
Hiçbirisinde, “Niye ben olmadım” hasedi yok..
•
Pensilvanya, Aralık ayında yaptığı meşhur bedduada, “Yuvalarını dağıtsın, birliklerini bozsun” temennisinde bulunmuştu..
Bedduanın şu an itibari ile, Allah indinde de bir hükmü olmadığı, AK Parti’nin adayına, partili tüm milletvekillerinin imza vermesi ile şahit olduk...
Daha da ilginci..
Beddua, Pensilvanya’nın kendisine dönmüş olmalı ki.. (Zaten sonradan yaptıkları mülaane tevilinde, “Sözümüz, biz yanlış yapıyorsak bize.. Hükümet yanlış yapıyorsa hükümete yönelikti.. ‘Birlikleri bozulsun’ isteği, tek taraflı değildi. Yanlış yapan kim ise, ona yönelikti” dediler..)
Pensilvanya’nın desteklediği CHP’de, Genel Başkan’ın açıkladığı adaya imza atmayan milletvekilleri çıktı...
Hatta farklı bir ismi ikinci aday olarak gösterme çabaları var...
Bu durumda..
“Pensilvanya’nın bedduası, kendisinde gerçekleşti” diyebiliriz.
AK Parti’de fire yok.
CHP’de ise, şimdiden çatlak sesler duyulmaya başlandı bile..
AK Parti’nin değil ama.
CHP’nin birliği bozuldu bile..
Bir de bunun seçim sonrası var ki!
Onu ne siz sorun, ne ben söyleyeyim..
•
Boşverin siz, Ekmel abinin “6 partinin desteğini aldığı” türünden açıklamaları.
Altı partiyi toplayın, bir parti etmez..
Bir parti değil, yarım parti bile etmiyorlar..
Etseler, seçimi kazanırlar zaten..
İddiaları da yok..
Kazanacaklarına inançları da yok.
Hatırlayın, Pensilvanya’nın destekleği Ekmel abinin adaylığı, 20 kişilik salonda açıklandı..
Bir de dünkü töreni gözünüzün önüne getirin..
Birliklerinin bozulması istenen, önlerinin kesilmesi istenen, bir şey olmamaları istenen AK Parti’nin adayı, 4 bin kişilik salonda açıklandı..
Varın, gerisini de siz düşünün..
•
Tayyip Erdoğan’ın bir özelliğini unutmayalım..
O, bu ülkede ikinci sınıf vatandaş gibi kabul edilen, İmam Hatip Lisesi’nden mezun bir cumhurbaşkanı adayı..
Puanları çalınan.. Üniversiteye girişi engellenen.
Pensilvanyalılar tarafından bile sürekli fişlenen İmam Hatip..
Bu özelliği de, Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanlığına seçildiğinde, Türkiye Cumhuriyeti açısından, bir ilk olacak!
•
Saadet Partisi tabanı kime oy verir?
Saadet Partisi aday gösterebilse, kendi adaylarına oy vermelerini saygı ile karşılardım.
Ama adaylarının olmadığı bir seçimde, Tayyip Erdoğan ve Ekmeleddin İhsanoğlu arasındaki bir seçimde..
Desteklerini Tayyip Erdoğan’a vermeleri işin doğasına uygun.
Necmeddin Erbakan Hoca’nın da rüyası, İmam Hatipli cumhurbaşkanı değil miydi?
İmam Hatip’leri kapatmamak için, Başbakanlığı bırakan Erbakan Hoca’ya, en büyük vefa; bir İmam Hatipliyi, cumhurbaşkanı seçmek değil de, nedir?