• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Gelelim hayat pahalılığına

17 Eylül 2021


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

Yeni taktik, “Tencerenin deviremeyeceği hükümet yoktur!” söylemi..

Ne kadar dürüst, ne kadar masum bir söylem.

Halkın hemen tamamına hitap eden bir konu.

Enflasyondan şikayet etmeyen bir vatandaş olabilir mi, üç tane tuzu kuru kişinin dışında?

“Hayat pahalılığı ne güzel bir şey” diyeni duydunuz mu?

Velev ki, o “hayat pahalılığı”nın mimarı olsun..

Dükkanında bir hafta 10 TL’ye sattığı ürünü, ertesi hafta 12 TL’ye, sonraki hafta tekrar 10 TL’ye satan bir kişi olsun..

Kendi yaptığına bakmaz..

Tüketici sıfatı ile aldığı ürünün pahalılığından şikayet eder..

Oysa, dükkan sahibi olarak sen ne yapıyorsan, tüketici olarak birisinden alışveriş yaptığında da, başkası sana aynısını yapıyor..

Bir kısır döngüdür gidiyor..

Gerçek enflasyonun sorumlusu, tabii ki hükümettir..

Ama suni enflasyonun, günübirlik zamların sorumlusu işletme sahipleridir..

Bir mal, çok çok istisnai olayların dışında, nasıl olur da, enflasyon olan bir ülkede, ucuzlayabilir?

Bizim sorunumuz gerçekten olması gereken zamlardan kaynaklı cüzi enflasyon değil..

Fırsatçılık sebepli enflasyon..

Tüketimdeki yüksek artışların karşılanmasında dönemsel eksiklikleri gözlemleyerek, yeterli arz oluşana kadar ürünlerin fiyatlarında gerçekleştirilen yükselişler..

Soyut anlatımları bir kenara bırakıp..

Somut anlatıma geçelim..

Bu ülkede, 2018 Ekim ayında, bu millet patates ve soğanı, 7 TL’den almaya mahkum edildi mi?

Edildi..

Bu fiyat öncesinde patates ve soğan kaça satılıyordu?

1,5 TL’ye.. Bilemediniz 2 TL’ye..

Nereden baksanız üç misli fiyata satılan patates ve soğanda, dönemsel bir spekülasyon olduğunu anlamak için müneccim olmaya gerek var mı?

Yok..

Yok ama, spekülatörlerle işbirliği yapan medya içine yerleşmiş ahlaksızlar, hatta bazı siyasetçiler “Patatesin fiyatı zaten bu.. 7 TL’den satılmalı ki, üretici hakettiği parayı alabilsin. Aracılar hakettikleri parayı kazanabilsin. Gübrenin fiyatı olmuş şu kadar. Elektriğin, suyun fiyatı şu kadar. Bu zorunlu girdilerdeki artış, patatesin fiyatını da zorunlu olarak 7 TL’ye çıkartıyor!”

Bunu söyleyen ahlaksızlardan, o gün de hesap sorulmadı..

Bugün de sorulmuyor, sorulamıyor..

“Bre vicdansız, bre ahlaksız.. Girdilerin hangisinde üç misli artış var ki, patatesin fiyatı üç misli arttı” denilmedi..

Laf kalabalığı ile toplum patates ve soğanın fiyatının gerçekten 7 TL olduğuna ve bu fiyatın da AK Parti hükümetinin her şeye yaptığı zamların sonucunda oluştuğuna inandırılmak istendi.

Çünkü 4-5 ay sonrasında, mahalli seçimler vardı..

5 ay yalanı tekrar ettiniz mi..

Bu arada gerçek fiyatına inmesini, gerek stoklarla, gerek hal mafyası sayesinde engel oldunuz mu..

Mahalli seçimlerde siyasi iktidarı büyük bir oy kaybına uğrattınız mı..

Sonrası kolay..

Patates tekrar 1,5 TL’ye mi inmiş?

Kimse “Patates niye 1,5 TL’ye indi? Ne oldu, tüm girdi fiyatları üçte bire mi indi?” diye hesap soracak değil ya?

“Ne güzel, patates artık 1.5 TL” der, vatandaş alır.

Aynı ürünü 7 TL’den satan, sattıran çakalları ise unutur..

“Dar gelirlinin dostu, yemek yapamadığında ekmek-soğan idi.. Soğan 7 TL olunca, artık sofrada soğana da hasret kaldık” diye manşet atan ahlaksızlar..

Soğanın fiyatı 1,5 TL’ye inince..

“Helal olsun hükümete. Hal mafyasını dize getirdi. Soğanın fiyatı gerçek yerine indirildi” demediler.

Hangi ürün turfanda ise..

Onu gösterip..

Mesela patlıcanı gösterip, “Artık musakka da yiyemiyoruz” diyerek..

OImadı, karpuzu gösterip, “Çeyrek dilim satışı başladı” diyerek..

Karpuzun fiyatının Mayıs ayındaki yüksekliğini kullanarak..

Ama Haziran’da, Temmuz’da karpuzun normal fiyatına indiğini de gizleyerek.

Halkın üzerinde, sürekli enflasyon canavarının tehdidini yaşattılar..

Sloganik bir somut örnekle, rezaleti noktalayayım..

Bu ülkede, yeşil eriğin kilosunun 600 TL olduğuna dair, çok satan gazeteler birinci sayfalarından haber yaptılar..

Oysa o erik, 12 TL idi.

Ve sezonu geldiğinde de, 12 TL’den satıldı.

600 TL nire.. 12 TL nire..

Maalesef iktidar yandaşı diye gösterilen medya organları bile, “Her yaz sezonu öncesinde ilk hasadı pahalı olan yeşil erik, altınla yarışıyor. Bir kilosu bir çeyrek altın fiyatına satılan yeşil erik..” haberleri ile okuyucunun karşısına çıktılar..

Öyle ise.. Yapılması gereken ne?

Meyve sebzede, henüz mevsimi gelmeyen ürünlerin piyasaya çıkışını daha sıkı takip ederek.

Mart ayında erik muhabbeti yapılmasının önüne geçmek..

Nasıl yapılacak ise, on değişik tedbiri, konunun uzmanları söylüyor, anlatıyor..

Üç tanesini hayata geçirseniz, “Ülke enflasyondan kavruluyor” havasını, bir çırpıda değiştirebilirsiniz..

Bu hava sayesinde, haksız zam furyasını önleyebilirsiniz..

Bugüne kadar yapılmadı, umarım, bundan sonra yapılır.

Meyve-sebzenin mevsimsel fiyat değişikliklerinde zor da olsa, fiyatları kontrol altında tutma imkanı, ambalajlı ürünlerde çok daha kolay..

Bir ürün, 12 TL’ye satıldıktan sonra..

Eğer 10 TL’ye indirilip, bir başka üründe fiyat artışı yaptırılıp..

Enflasyon hesaplamalarını da altüst eden kirli bir çakal düzeni sürdürülmek isteniyorsa..

Marketinden fabrikasına kadar..

Zincirde kim yer alıyorsa..

Orayı buraya denetleme gitmeye de gerek yok.

Oturduğunuz yerden, “Şu ürünün Eylül ayı başında fabrika çıkış fiyatı ne kadar, toptancıda ne kadar, markette ne kadar. Aynı ürünün, Eylül ortasında aynı zincirdeki fiyatları ne kadar..”

Tabloyu çıkartırsınız..

Dönemsel olarak yükselip, tekrar indirilen fiyatları tespit edip, gereken işlemi uygularsınız..

Yine patatesten vereceğim örneği..

3 sene önce 7 TL olan bir ürünü, 2021’de 1,5 TL’den alabilme garabetini yaşamayız.

Dikkatle bakın market fiyatlarına..

Bir hafta yükselen ürünün fiyatı, ertesi hafta iniveriyor.

Adı da, “Günlük indirim” diye yutturuluyor.

İndirimli günler bitiyor, bakıyorsunuz o ürünün fiyatı, yine indirimdeki gibi kalıyor..

Evet, ürün bazında ihracattan kaynaklı dönemsel fiyat yükselmeleri, sonra tekrar eski fiyata dönme ihtimalleri var.

Ama.. Bunu istismar edenler de var.

O zaman bu oyunu bozması gereken, siyasi iktidardır.

Halk, artık bu çakallıklara son verilmesini, “Yaparsa, AK Parti yapar” diye umutla bekliyor.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ali Karahasanoğlu, iyi ki varsınız.

Elinize, yüreğinize sağlık
  • Yanıtla

ŞUAYIP

Doğru tuccarlar peygamberlerle, şehitlerle, gazilerle beraberdir,bunun ziddi bizi aldatan bizden değildir
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23