Futbol maçında: “Mustafa Kemal’in askerleriyiz!”

17 Nisan 2018 Salı

Her şey, Cumartesi günü Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, partisinin Başakşehir ilçe kongresinde yaptığı konuşmada, “O tribünleri gençliğin doldurması lazım. Buna var mıyız? Şampiyonluğa oynuyorsunuz tribünlerin dolması lazım” demesi ile başladı..

Bir siyasetçinin..

Konuştuğu herhangi bir ilde, farklı bir spor kulübünü değil..

Bir röportajda, gereksiz yere bir takım lehine, bir başka takım aleyhine değil..

Partisinin kongresini yaptığı ilçenin..

 Son yıllarda sürpriz çıkış yapan spor kulübüne destek verilmesi için..

“Gençler, tribünleri doldurun” demesi..

Bu kadar mı siyasete malzeme yapılır?

Bu kadar mı, inciği-cıncığı eşelenir..

Siyasi iktidar için eleştireceğiniz başka hiçbir konu kalmadı mı ki..

“Tribünleri doldurun” dedi diye..

Ardından o futbol takımının mağlubiyeti üzerinden, “Yendik, yendik.. Tayyip Erdoğan’ı işte yendik” diye sevindirik oluyorsunuz?..

Bir defa yenen siz değilsiniz, Galatasaray..

Yenilen de Tayyip Erdoğan değil, Başakşehir..

Ama kime anlatacaksınız..

Kendisini iktidara aday parti olarak göstermeye çalışan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de..

Kuruluş şekli bile hatalı bir sloganı beğenmiş, sosyal medyada yaymak için destek vermiş.

Nedir o sloganik ifade?

“Galatasaray 2 - 0 Recep Tayyip Erdoğan” 

Ne demek şimdi bu?

Anlayan varsa, beri gelsin..

Ama o kadar şapşallar.. O kadar çaresizler ki..

Siyasi iktidarı vurmak için kolları sıvadıklarında bile.. Kendi ayaklarına sıkıyorlar..

Nasıl mı?

Şöyle:

Hani bu arkadaşlar diyorlardı ya.. 

“Tek adam devleti haline geldik” diye..

“Her şeye karışıyor, her şeyi yönetiyor” diye..

Eeee..

Her şeyi yöneten tek adam, bir maç öncesine kadar, Galatasaray’dan daha fazla puan sahibi olan Başakşehir gibi, kendisini ispat etmiş bir futbol takımına.. Galatasaray maçını, nasıl oluyor da kazandırtamıyor?

Nedir yani, atla deve mi?.. Bir futbol hakeminin iki hata görüntülü kararına bakar..

Haydi yendiremedin..

Berabere bitirtirsin maçı..

Ama, tüm vıdıvıdılara rağmen.. Karşı takım yine de galip geliyorsa..

O zaman da..

Muhalefetin düz propaganda malzemesi, elinde patlamış oluyor..

“Diktatör” dediği kişi, bir gün önce desteklediği takımın, ertesi günkü maçta berabere kalmasını bile sağlayamıyor demektir..

Ne dersiniz, haksız mıyım?

Televizyon ekranlarında zaplıyorum..

Gazete sayfalarını açıyorum..

Sadece Meral Akşener değil..

Fenerbahçe borazanı spor yazarları..

Haydi diyelim, Fenerbahçe’nin şampiyonluktaki iddiası, Beşiktaş’a göre biraz daha ikinci sırada..

Beşiktaş’ın sözcüsü gibi kalem oynatan spor yazarları bile..

Galatasaray’ın galibiyetine öyle bir sevinmişler ki..

Kendi takımları şampiyon olsa..

Bu kadar sevinmezler..

“Saray değil Galatasaray” diye manşet atanlar mı dersiniz..

Statta “Mustafa Kemal’n askerleriyiz” diye slogan atılmasını başlığa çekenler mi dersiniz..

Daha neler neler..

Genel yayın yönetmeni casusluktan yurtdışına kaçan Cumhuriyet gazetesinden Arif Kızılyalın’ın ifadeleri tam bir rezalet:

“Son düdük çaldığında Sayın Cumhurbaşkanı’nın dediği gibi ‘güzel de bir ses’ yükselmişti tribünlerden: ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ diye.. İlahi adalet bu olmalı.”

Bununla da yetinmiyor kızıl herif: “Ve o güzel ses birilerini üzdü ama inan ki dev megapolün 39 ilçesiyle, 81 vilayetteki Galatasaraylıları, Beşiktaşlıları, Fenerbahçelileri hatta Trabzon ve Bursasporluları coşturdu.”

Adamın puan durumundan haberi yok diyebilir misiniz?

“Bu maçta Beşiktaş’ın işine, beraberlik gelirdi. GS’nin galibiyeti iyi olmadı” diyebilmeniz için, futbolu yakından takip etmeniz gerekir miydi?

Tabii ki hayır..

Ama adamın tüm derdi, Tayyip Erdoğan düşmanlığı olunca..

“Erdoğan düşmanlığı olsun da.. Ne olursa olsun” diye düşününce..

Varsın, futbol üzerine yazarken..

Puan durumundan haberi olmasın..

Varsın, puan durumunun gerçeklerine taban tabana zıt ifadeler kullansın..

Önemli olan ne?

Tayyip Erdoğan’ın aleyhine olmak..

Erdoğan’ı, seçim sandıklarında yenemiyorlar ya..

O zaman ne ile sevinecek, bu kızıl herifler?

Kendilerine böyle suni sebepler bulacaklar.. Onlarla sevinecekler.. 

Tayyip Erdoğan, parti kongresini yaptığı ilçenin futbol takımına destek verilmesini istedi diye..

Sanki Erdoğan kırk yıllık Başakşehir taraftarı imiş gibi..

Akılları sıra..

Başakşehir’in mağlubiyeti ile seviniyorlar.. Ağızları kulaklarına varıyor..

Aynı solak gazeteden bir başka yazarları da..

Bağış Erten isimli Erdoğan düşmanı da..

Hani ben Sayın Cumhurbaşkanı’nın o sözüne katılmıyorum ama..

Ben farklı gerekçelerle, gençlerin futbol manyağı olmalarına itiraz ediyorum ama..

Zaten kendisi futbol hastası olan bu Cumhuriyet dinozoru..

Erdoğan’ın Başakşehir gençlerini maça davet etmesini diline dolayıp..

Bunu bir “talimat” olarak nitelendiriyor..

Ne olur yani, talimat olursa..

“Gidin, vurun, kırın, maçı kazanın, gelin” mi demiş, Cumhurbaşkanı?

Ki; böylesine, kendinize aklınız sıra  malzeme çıkarıyorsunuz?

Hiç mi kafanız çalışmıyor!

Yıldırım Demirören, Futbol Federasyonu başkanı.. Cumhurbaşkanı’nın bir dediğini iki etmez..

Maça bir hakem atamasını da mı yaptıramazdı?..

Şöyle kafa dengi bir hakem..

Sonrasında “Aaaa.. El yokmuşmuş.. Tüh.. Yanlış görmüşüm” diye bir hatalı karar..

Ve sonra..

Başakşehir galip..

Olamaz mıydı yani?

Ki, hem “Diktatör” diyorsunuz.. Hem de böyle, bir maça bile etki edemeyecek kadar güçsüz bir lider profili resmedecek duruma düşüyorsunuz!

 

 

YORUM YAZ