Ekrem’in adamının itirafı: Rekabeti önlerdi!
Tarih 2015.. Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanı koltuğunda oturmaktadır..
Şartları karşılamayan bir firmaya ihale vermek suretiyle ihaleye fesat karıştırdığı iddia edilir..
Hızlı geçeceğim..
İddialar, soruşturmalar 2015’te dillendirilir, işlemlere başlatılır ama..
15 Temmuz hain darbe girişimi henüz gerçekleşmemiştir. FETÖ’cü savcı ve hakimler, henüz yargıdan ihraç edilmemişlerdir..
İhaleyi alanın da o yapı ile irtibatı olduğundan..
Dosya sümenaltı edilir..
Bir süre, hukuki prosedür adı altında, orada burada gezer, durur..
Aslında iddia çok net: “Beylikdüzü Belediyesi’nde, Kültür Merkezlerinde Personel Çalıştırılması ve Kültür Sanat Organizasyonları Hizmet Alım İşi’nde ihaleye fesat karıştırmak..”
Şunun şurasında, zamanaşımının dolmasına zaten kısa bir süre kala, iddianame ancak düzenlenebildi.
Şimdi, tam anlamıyla uzatmaları oynayan bir dava..
İtiraz sürecini de şimdiden öngörerek hesap yaparsanız, zamanaşımına uğradı, uğrayacak..
Dünkü ilk duruşmaya, sanık Ekrem İmamoğlu katılmıyor..
Hakim, duruşmayı, 15 gün sonrasına değil..
Bir ay sonrasına değil..
Adli tatilden hemen sonraki ilk haftaya değil..
Adli tatil sonrası Eylül ayının sonuna değil. Ekimin başına değil.
Ekim’in sonuna değil. Kasım’ın başına değil.
Ne zamana?
30 Kasım’a erteliyor.
Ekrem İmamoğlu’nun duruşmaya gelmemesi ile ilgili ne diyor?
“Hiç sorun değil.. 30 Kasım’daki duruşmaya, Ekrem bey lutfetsin, gelsin.”
Bu konuda, sanık avukatlarına süre veriyor..
Bir tane soldan çarklı medya organında, “hakim duruşmayı aylar sonrasına attı” diye tek satır yazı göremeyeceğinizi, ben şimdiden garanti ediyorum..
Ama bu ülkede diktatör var. Diktatörün iki dudağı arasından çıkanları emir telakki eden hakimler var..
Sanık sandalyesinde oturması istenen Ekrem İmamoğlu, diktatör diye suçladıkları Tayyip Erdoğan’ın, bir kaşık suda boğmak istediği sözümona rakibi..
Ama duruşma 5 ay sonrasına ertelenebiliyor.
Hukuki süreçleri bilmeyenler için, alternatifleri söyleyeyim..
Hemen hemen hakkımda açılan binlerce davada, birkaç tanesi hariç, ilk duruşmaya gitmediğimde, Ekrem İmamoğlu için verilen karardaki gibi “hazır edilmem” şeklinde bir karar değil, “Polis zoru ile getirilmesi” kararı verilmiştir..
Benim yargılandığım davalar, ihaleye fesat davaları olmadığı halde, benim sanık olduğum davalarda, kamu zararı kesinlikle sözkonusu olmadığı halde..
Anayasa Mahkemesi başkanları çıkıp, “İhale yasası 160 defa niye değişir” diye algı yapıp, insanların zihinlerini iğfal etmeye çalıştıkları konuda, şimdi Ekrem İmamoğlu, ihale kanununun mevccut halini bile ihlal ettiği ididası ile yargılanıyor.bekliyorum ki, Haşim Kılıç ağabey çıkıp, “duruşmayı 5 ay sonrasına bırakmak, devletle alay etmektir” desin..
Geçelim..
Bırakın polis zoru ile getirilmeyi, ilk duruşmaya gitmediğim için,yakalama kararı aldığım dosyalar bile olmuştur..
Yani, “nerede görürseniz, yakalayıp, alıp getirin, ifadesini almamız lazım” içerikli bir kararı, basın davasında bir gazeteciye layık görenler..
Şimdi..
İhaleye fesat davasında, 5 ay sonrasına, polis ihzarı olmaksızın, yakalama olmaksızın, ertelenen duruşma ile karşılaşıyoruz.
Ekrem İmamoğlu hakkında, dün hakim niye yakalama kararı vermedi demiyorum..
“Niye ihzar yok”, diyorum. “Niye Kasım sonuna bırakıldı” diyorum..
Birinci duruşmaya gidemediğim için, benim hakkımda verilen yakalama kararları da yanlıştı.. Ekrem İmamoğlu için de o yönde karar verilseydi, yanlış olurdu..
Ama, bakınız Cumhuriyet’e, bakınız Sözcü’ye ve bakınız Yeniçağ’a..
Hepsinde, sanki savcının istememe yetkisi varmış gibi, “Ayrıca siyasi yasak da istendi” diyerek çarpıttıkları iddianamedeki talepleri, masaya yatırıyorlar da..
Hakimin, ihaleye fesat karıştırma gibi yüz kızartıcı bir suç için, ikinci duruşmayı 5 ay sonrasına bırakmasına, tek itirazları olmuyor.
Çünkü biliyorlar ki..
Kasım’daki duruşmada Ekrem ifade verecek. Sonrasında deliller toplanması için Ocak ayına duruşma verilecek. Sonrasında savcıya mütalaa için verilecek. Sonrasında savunma için süre verilecek. Ve yerel mahkemenin kararı, en erken 2024’ün sonunda çıkacak. İstifa vesair derken..
Usuli bir hata olmasa bile, en iyi ihtimalle davada verilen kararın
kesinleşmesi, 2026’ları bulacak..
Ekrem zamanaşımına oynadığı halde, “Ben ihaleye fesat karıştırmadım” diyemediği halde..
Buna yönelik başlık atamayanlar..
“Ekrem İmamoğlu’na siyasi baskı davası” algısını sürdürüyorlar..
Dün ifade verenlerin aktardıkları bilgilere bir bakalım..
Ekrem İmamoğlu ile birlikte yargılanan ihale yetkilisi sanık Fidan Gül konuşuyor:
“TÜRSAB A belgesi, yeterlilik kriteri olarak istenen belge değildir. Zaten yeterlilik belgesi kriteri olarak bu kriteri koyduğunuz takdirde açık ihalelere katılacak firmaları kısıtlayacağı için yani rekabeti engelleyeceğinden istenmesi doğru değildir biz de istemedik zaten.”
Bu ne demek biliyor musunuz?
“Hastaneye alınacak doktor için, tıp fakültesi mezunu olmak şartı aramadık. Çünkü Tıp fakültesi mezunu olma şartı arasaydık, herkes müracaat edemezdi. Bu durumda Tıp fakültesi mezunu olmayanların işe girme hakkı kısıtlanmış olurdu.. Onun için, biz doktor alımı yaparken, tıp fakültesi mezunu olma şartını aramadık.”
Sanığın söylediği tam da bu..
Devlet, düzenleme yapmış..
Bir mesleği disiplin altına almak üzere, özellikle de vatandaşların ve kamu kurumlarının mağdur edilmemesi için, şartlar getirmiş, yetkilendirmeler yapmış..
Hatırlayın, hacca götürebilmek için, önünüze gelen bir seyahat şirketine müracaat edebiliyor musunuz?
Hayır..
Belli kriterlere sahip seyahat şirketleri, hacca götürme yetkisi alabiliyor. Kimse, “rekabet koşulları kısıtlanıyor” demiyor..
Çünkü, merdiven altı seyahat şirketleri kişileri hacca götürme adı altında paralarını toplar, sonra götürmez veya orda gerekli hizmeti vermez, insanlar mağdur olur.
Bunun için kanunlar çıkarılmış.
Ama ihaleyi veren Ekrem’in yetkilisi muhterem, bu düzenlemeyi, “Rekabeti önler” diyerek, bypass ettiğini, utanmadan söylüyor..
Merdiven altı seyahat şirketleri ihaleye katılamazdı. Biz de öyle bir yetki belgesini, ihale şartnamesine koymadık” diyor..
Suçunu itiraf ediyor..
Böylece ihale kime verilmiş?
Onu da siz araştırıp bulun..
Hangi derin yapının elemanına, o ihale aktarılmış, görün..
Ekrem İmamoğlu’nun kimlerle iş kotardığını anlayın..