• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Dindarları yolunacak kaz görüyor, FP’yi kapattırdığını anlatmıyor!

04 Ocak 2022
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

Dün dış ticaret rakamları geldi, ihracatın ithalatı karşılama oranı yine arttı. 

Bunun üzerinden yorumlarda bulunacaktım.

“Böyle bir Türkiye’de, dövizin değer kazanmasının, hangi ekonomik ilke ile uyumlu olabileceğini” sorgulayacaktım.

“3 Ocak’ta enflasyon rakamı açıklanacak, ardından seyredin doların tırmanışını” diyenlere cevap verip, dün sabah 13,80’lerle başlayan doların, enflasyon açıklandıktan sonra akşam 13’lere inişinin utandırmadığı rezil ekonomistleri listeleyecektim.

“2021’de turizm gelirimiz 10 milyar doları bulsun, öpün başınızın üstüne koyun” diyen ahlaksız gazetecileri deşifre edip, rakamın 24 milyar dolar olduğunu hatırlatacaktım.

“Emekli nasıl geçinsin? 1,500 TL emekli maaşı mı olur” diyenlere, Cumhurbaşkanı’nın açıkladığı “En az emekli maaşı 2,500 TL oldu” müjdesini aktarıp, “Yaparsa, yine AK Parti yapar” diyecektim.

Ekonomi üzerine rakamları, yine değerlendiririz.

Ama ekonomide küçük küçük de olsa, bu iyileşmeleri gören gözler olmalı ki..

Bir faydası olsun..

Rakamlara hep tersinden bakan gözler tedavi olmalı ki, gidişat iyi değerlendirilsin..

Yoksa..

“Hah hah ha.. İhracat rekor kırdı ama.. İthalat da rekor kırdı, naber” diyenlere, ne anlatsanız boş.

“Turizm geliri 24 milyar dolar ama, salgın öncesi rakamlara hâlâ ulaşamadınız kanka” diyenlere, ne söyleseniz boş.

“Emeklinin asgari aylığı 2,500 TL olsa ne çıkar? Elektriğe ne kadar zam geldi haberiniz var mı?” diyenlere, istediğiniz kadar Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, “2002 yılında asgari ücretin % 47’sine karşılık gelen elektrik harcaması, kw cinsinden bugün harcarsanız, asgari ücretin sadece % 12’sini kullanmış oluyorsunuz” anlatımını aktarın, nato kafa nato mermerlere izah edemezsiniz.

Öyle ise..

Biz, olaylara kökten bakış açısını değiştirecek, şok vurgulara eğilelim.

Kapalı gözleri açmak için, gizlenen gerçekleri hatırlatalım.

“Vebalin büyüğü AK Parti’de” diyerek, CHP’nin günahlarını aklayıp paklamaya çalışanlara uyarımızı yapalım.

Buyrun, başlıyoruz..

CHP’nin yarı resmi Pravda’sı Cumhuriyet gazetesinde başlayan yazı dizisinde, dün de Sabih Kanadoğlu, itiraflarını sürdürüyor.

“Cumhuriyet’in savcısıydım” diye başlık atmışlar..

Başlığın da üstüne, “Bir yurtseverin Cumhuriyet karşıtları ile savaşı” ifadesini yerleştirmişler..

Not alın bu ifadeyi: “Cumhuriyet karşıtları ile savaş.”

Not alın ve Saadet Partili kimi görürseniz sorun:

“CHP hani helallik istiyordu? Bu savaş neyin savaşı? Kime karşı savaş? ‘Cumhuriyet karşıtları’ndan kasıt, dindarlar değilse, kimler?”

Evet..

Temel Karamollaoğlu’ndan başlayın..

“AK Parti’ye biz kaybettirdik” diye sevinen Hasan Damar’ına kadar..

“Vebali büyük olan ile, ittifak olmaz” diyen Mustafa Kamalak’a kadar, kimi görürseniz, sorun..

“CHP’li Özgür Özel, okul öncesi dini eğitime karşı çıkıyor.. ‘Ortaçağ kafası’ diyor.. İsmini vererek, bir kınamada bile bulunamadınız. Şimdi CHP’nin gazetesi, dindarları ‘Cumhuriyet karşıtı’ olarak ilan ediyor. Onlarla savaşmaktan bahsediyor. Ne diyeceksiniz siz buna?”

Bazı okurlarımız, “Cumhuriyet’teki bir cümle ile bu çıkarımları nasıl yapıyorsun” diyecekler..

Devam edelim, hinoğlu hinlik yapan “helalleşme” talepli ekibin, dindar insanları nasıl bir tuzağa düşürmeye çalıştıklarını ispat etmeye..

Işık Kansu takdim ediyor, eski Yargıtay Başsavcısı’nın maharetlerini:

“Sabih Kanadoğlu’nun yaşamından kimi kesitler sunan dizimiz, aynı zamanda laik, demokratik sosyal hukuk devletinin bugün düşürüldüğü duruma ve geleceğe de büyük ölçüde ışık tutmaktadır.”

Anladınız mı, Saadet’li kardeşler?

Helalleşme çağrısı yapanların, dün verdikleri savaşı bugünden sonra da devam ettirmeye ne kadar kararlı olduklarını, bu cümleden anladınız mı?

Anlamadı iseniz, devam edelim, aktarmaya:

“Adli tatilde Ayvalık’tayken AKP’nin kurulduğu haberi geldi. Mahkûmiyeti olan Erdoğan, kurucu genel başkan olmuştu. Mahkûmiyetin nedeni şiir okumak değildi. O hale sonradan getirildi. Hemen Ankara’ya geldim. Yaptığımız başvuru ile Anayasa Mahkemesi’nden AKP’ye ihtar verilmesi ve Recep Tayyip Erdoğan’ın genel başkan yetkilerinin tedbiren durdurulmasını istedim.”

Anlatım böyle gidiyor..

Bir şeyi atlıyor, Sabih efendi..

AK Parti’yi ihtar sebepleri arasında, bir de, “Kurucuların bazıları başörtülü. Başörtülü birisi parti kurucusu olamaz. Bunları atmaları gerekir” gerekçesi sayılıyordu..

Vay uyanık Sabih vay..

Yaşın geldi 80’e.. Hâlâ tilkilik peşinde koşuyorsun..

“Bu gericiler çakmaz. Biz Kemalistlere, dindarlarla savaşımızı anlatırız. Onları avucumuzda tutarız. Kemal Bey de, ‘Temel kefilimiz’ der. O da dindarları avucunda tutar. Sonra bir iktidara geldik mi.. Savaş ne kelime? Hepsini darağacında dizeriz” diye düşünüyor olmalı..

Çok mu kötüyüm? Çok mu kötü düşünüyorum?

İnşallah, öyledir.. İnşallah aslında öyle değildir de, ben kötü düşünüyorumdur..

Kürtçe müziği serbest bırakan AK Parti değilmiş de, Sabih Kanadoğlu imiş gibi algı üreten adam ve ekibinin eline yetki geçerse.. “Kürtlere yeniden faili meçhul cinayetler serisi başlamaz” inşallah..

Başörtülülerin parti kurucusu bile olamayacağını söyleyerek AK Parti’ye ihtar gönderilmesini isteyen adamın eline yetki geçerse.. 

“Başörtülüleri sadece kamudan, üniversitelerden değil, özel işyerlerinden bile atmazlar” diyecekseniz.. “İnşallah” derim..

“Bülent Arınç 163’ten mahkum olmuştu. Kararın bozulmasını sağladık” diyen Sabih Kanadoğlu’nun temel hak ve özgürlüklere saygılı olduğu izlenimine siz isterseniz inanın..

Karşımızdakiler öyle tilki ki..

Öyle hinoğlu hin ki..

“Bülent Arınç’a beraat istediği”ni iddia ediyor.. “Kürtçe müziğe ceza verilemez” talebinde bulunduğunu söylüyor..

Ama.. “Fazilet Partisi’nin kapatılması gerekir” diye Anayasa Mahkemesi’ne verdiği ek iddianameyi söylemiyor..

“FP de, RP’nin devamıdır. Kapatılsın” dediğini söylemiyor. “Başörtü, Anayasa’daki laikliğe aykırıdır. Başörtülü vekil olamaz” dediğini söylemiyor.. 

Ben de tam bu aşamada..

Saadetli kardeşlerime soruyorum..

Helalleşme eşiğinde olduğunuz Kemal Kılıçdaroğlu’na bir sorsanız.. “Sabih Kanadoğlu’ndan ve Cumhuriyet gazetesinden ricada bulundunuz mu? ‘Yolunacak kazları korkutmayalım. AK Parti ile mücadelenizi anlatın. Ama FP hakkındaki kapatma davasındaki yaptıklarınızı anlatmayın’ dediniz mi?”

Sonra da Mustafa Kamalak’a sorma göreve düşer:

“Biz ‘Vebalin büyüğü AK Parti’de’ dedik diye.. Bizi yolunacak kaz gibi mi görüyorsunuz?”

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

şüayıp

Hak dava ehli hak yolda oldukları müddetçe ilahi yardım onlarladır inşallah.

Hatice

Ilk defa derli toplu bir yazi olmus; biraz daha kisa ve daha can vurucu ozde de yazarsiniz diye umit ediyorum. Hic degil se tutarli bir bir savas veriyorsunuz bill zillet ittifakina karsi. Dilipak ise iki geri bir geri yazarak zillet ve feto ya calisiyor. Bugunki yazisi haric; guzel yazmis ne olduysa. Bu Turk dusmanligi ve Ak parti dusmanligini biraksa daha iyi gorecek belki ve tutarli bir KALEM olacak. Lutfen anlatin bunlari Sn Dilipak a Dilikaralik yapmasin. Her kaleme ihtiyacimiz var bu zillet ittifakini yenmemiz icin. Uyarin ve uyandirin. Bir de sozum su fetoculere olacak; mankurtlastirildiniz ancak insan yaptigi hatalari hic mi duzeltme ve dogru yone gitmek icin cabalamaz. Yazdiklari yorum ve saldirilar hic duzelme sanslarinin olmadigini gosteriyor. Ya yazik size. Anladik ulkeye acimiyorsunuz; ancak hic de mi Kendinize acimiyor ve yanlis yoldan donme amareleri icine gireniyirsunuz.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23