• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

CHP: (Haşa) Allah izin verirse iktidar olacağız ve 24 saatte ..!

20 Temmuz 2022
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

CHP: (Haşa) Allah izin verirse, 24 saatte eşcinselliği meşrulaştıracağız!

Cümlenin başındaki “haşa” ifadesini ve “eşcinselliği meşrulaştırıcağız” ibaresini ben ekledim.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na ait “Haşa”sız tam cümle şöyle:

“Bu millete sözüm var, iktidar olduğumuzda, Allah’ın izniyle olacağız halkın takdiriyle, ilk bir hafta içinde, hatta 24 saat içinde İstanbul Sözleşmesi’ni tekrar yürürlüğe koyacağız.” 

Olabilir, biz İstanbul Sözleşmesi’ni yanlış yorumluyoruzdur, eşcinselliği meşrulaştırdığını hatalı olarak dillendiriyoruzdur..

Bugüne kadar, Kılıçdaroğlu’nun İstanbul Sözleşmesi ile ilgili onlarca açıklaması olduğu halde, bir tanesinde, “Eşcinselliğin meşrulaştırılmasına destek vermiyoruz. Ama İstanbul Sözleşmesi’ni, sadece şiddeti önleyeceği için geri getireceğiz” dediğini duydunuz mu?

Saadet Partililere sesleneyim: Duydunuz mu?

Akit ve Milli Gazete, AK Parti’nin muhafazakar milletvekilleri ve SP’li yöneticiler ile, sürekli çağrıda bulunuldu..

“İstanbul sözleşmesi AK Parti için bir hata idi. Bundan vazgeçilmesi gerekir. Çünkü eşcinselliği normalleştiriyor” dedik..

Saadet Partililer de bizimle birlikte bunu söylediler..

Şimdi geldiğimiz noktada.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, bir avuç eşcinselin, feministin hedef tahtasına oturtulma riskini göze alarak, cesur bir atak yaptı ve sözleşmeden geri çıkıldığını açıkladı.

Erdoğan’ın kararına yönelik olarak, CHP ve İyi Parti, Danıştay’da bizzat davacı oldular.. 

Bazı eşcinseller bireysel olarak, hatta eşcinsel dernekleri, eşcinsel destekçisi barolar, laikçi dernekler davacı oldular, sözleşmeden çıkılması kararının iptalini istediler..

Saadet Partisi yöneticilerinden, genel başkandan, yardımcılarından eski söylemlerini sürdüren yürekli bir açıklama duyamadık..

Millet İttifakı içinde yer alacakları için, ortaklarını kızdırmak istemiyor olmalılardı.

Danıştay’da dava sürerken, bazı Saadet Partililer, inceden inceye bel altı vuruşlara bile yeltendiler..

“Tayyip Erdoğan kasten, usulsüz şekilde sözleşmeden geri çıktı. Sözleşmeden çıkmak için TBMM kararı gerekir iken, Cumhurbaşkanı imzası ile geri çıktı.. Usulsüzlük sebebi ile çıkışı Danıştay’a iptal ettirtecek. Sonra da ‘Ben ne yapayım, elimden geleni yaptım’ diyecek” şeklinde suizan dolu, iftira içerikli açıklamalar yaptılar..

Onların bu ucuz politik tavırları, CHP’yi eşcinselliği meşrulaştırma yolunda daha da cesaretlendirdi..

Üç ay öncesine kadar, “İktidarımızın ilk haftasında İstanbul Sözleşmesini geri getireceğiz” diyen Kılıçdaroğlu, artık “İlk 24 saatte geri getireceğiz” demeye başladı..

Böylece, Saadet Partililerin, “Erbakan hoca da CHP ile koalisyon hükümeti kurmuştu. Bizim Millet İttifakı’nda yer almamız ilk değil. Örneğimiz Erbakan’dan” açıklamaları çöp oldu.

Niye çöp oldu?

Erbakan CHP ile hükümet kurduğunda, tercih edebileceği alternatif bir hükümet yoktu. Çünkü Süleyman Demirel, “Biz kimse ile koalisyon kurmuyoruz. Kim ne yaparsa yapsın” demişti.

Bu açıklamanın mecburiyeti altında CHP+MSP koalisyonu kurulmuştu. 

Bundan daha önemlisi, CHP o tarihte, MSP’nin söylemlerinin zıttı olan hiçbir taahhüdü ısrarla dile getirmemişti..

Tam aksine MSP’nin talebi ile, Milli Eğitim Bakanı koltuğunda CHP’li bir isim otururken, daha önce 12 Mart muhtırası ile kapatılan İmam Hatiplerin orta kısmı yeniden açtırılmıştı..

Kamu kurumlarında yoğun talep olan yerlerde, cuma namazına gidiş için mesai ayarlamaları yapılmıştı..

Kamuya açık alanlara dikilen “çıplak kadın heykelleri, Türk annesini sembolize edemez” denilerek kaldırılmaya başlanmıştı..

Peki SP’nin bugün CHP ile yapacağı ittifakta, tartışma konusu olabilecek konulardaki söylemler ve taahhütler neler?

En başta İstanbul Sözleşmesi’ne geri dönmek..

Hem de 24 saatte..

SP tabanı bunu kabul edebiliyorsa, buyursun etsinler..

Hesabını da ahirette verirler..

Ki, Danıştay’da açılan dava sırasında yapılan konuşmalarda gördük ki, eşcinseller İstanbul Sözleşmesi’ne kendileri için özel bir önem atfediyorlar.. Kendilerinin önünü açacağına inanıyorlar..

Danıştay salonunda, “İnsanlar illa karşı cins ile mi evlenmek zorunda” diyebilecek kadar ahlaksızlaşanlara, “Saadet tabanının okkalı bir tokadı sandıkta indirmesi, dini bir görevleri olsa gerektir” desem, yanlış mı söylemiş olurum?

Ve özellikle hatırlatayım..

Muhatapların ne kadar istismarcı olduklarını gözler önüne sereyim..

Danıştay’ın, oy çokluğu ile, “İstanbul Sözleşmesi’nden Cumhurbaşkanı’nın imzası ile çıkılması, hukuka uygundur” şeklindeki dünkü kararından sonra, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü bakın ne demiş:

“Her katilin elindeki kan iktidarı, hukukun, adaletin eline bulaşmıştır.”

Biz bu Güllü’yü tanımıyor olsak.

Bize şiddet karşıtı birisi gibi kendisini tanıtabilir..

Ama hatırlatalım, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkıldıktan sonra dahi, siyasi iktidar, kadına yönelik şiddeti cezalandıran kanun maddelerini daha da sertleştirdi..

Daha bir ay kadar önce, cezaları daha da artırdı.

Böylece amacın şiddeti önlemek ise, siyasi iktidarın bunu yaptığı, ama amaç eşcinselliği meşrulaştırmak ise, buna da onay verilmeyeceği iktidar cenahından ispatlanmış oldu..

Fakat muhataplarımız öyle uyanık ki..

“Şiddet” diyorlar.. Muhafazakar halkın tepkisinden kaçıyorlar.. Eşcinselliği meşrulaştırma amaçlarını gizliyorlar.

Canan Güllü özelinde bunun ispatını mı merak ediyorsunuz?

Güllü’nün mahallesinden, Fox TV’nin sunucusu İsmail Küçükkaya, 2 sene kadar önce kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, eşine şiddet uyguluyor. 

Şiddet uygulanan hemcinsi, Canan Güllü’yü arıyor..

Güllü, “İsmail Küçükkaya’nın fail olduğu”nu öğrenince, konuya dahil olmuyor..

Hani kadına şiddete karşı idiniz?

Küçükkaya’nın eşi de bir kadın değil mi?

Ona niye destek çıkmıyorsunuz?

Fail sizin mahalleden olunca.

Katil sizin yakınlarınızdan olunca.

Şiddet, suç olmaktan çıkıyor mu?

Kınamadığınız, kadının akıtılan kanı sizin elinize bulaşmış olmuyor mu?

Türkiye bir samimiyet testinde..

Solcusu ile sağcısı ile. Muhafazakârı ile ateisti ile..

Bir yandan aileyi önemseyip, İmam Hatiplerde verilen eğitimi bile yetersiz görüp..

Öbür taraftan eşcinselliğin meşrulaştırılmak istendiği bir süreci, üç maymunu oynayarak hayata geçirmeye, bu halk izin vermez..

Sözüm CHP içinde siyaset yapan milletvekillerine: Mehmet Bekaroğlu’na. Abdüllatif Şener’e. İlhan Kesici’ye. Cihangir İslam’a..

İyi Parti genel başkanına ve tüm yöneticilerine..

Saadet Partisi yöneticilerine..

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

gülsüm yorgancı

CHP: (Haşa) Allah izin verirse, 24 saatte eşcinselliği meşrulaştıracağız! Cümlenin başındaki “haşa” ifadesini ve “eşcinselliği meşrulaştırıcağız” ibaresini ben ekledim. Senin eklediklerini çıkarırsak CHP: Allah izin verirse, 24 saatte

şüayıp

Partılar memleket, millet hayırına olan vaatlarda bulunup gerçekleştirmek için çalışmalı dini ,ahlakı değerlerimize aykırı olan ahlaksızlıklardan kaçınmaları şarttır
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23