--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bitirin artık, Danıştay’daki şu tiyatroyu!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
45

Bir algı oluşturuluyor.

Aslında toplumsal cinsiyet adı altında, eşcinselliği meşrulaştırmak isteyen İstanbul Sözleşmesi ile, bu ülke halkını zehirlemek istediler.

AK Parti iktidarı bu yanlışa imza attı..

Farkına vardı..

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzası ile sözleşmeden çıktı.

Eğer dert kadına şiddeti önlemek ise..

Kanundaki maddeler fazlası ile yerinde duruyor.

Yetinilmedi..

İstanbul Sözleşmesi’nden çıkıldıktan sonra.. Geçtiğimiz ay içinde, fazladan bir kanun daha yapılıp, kadına şiddetin cezaları, hem de “Hukuka da aykırı” diyebileceğimiz maddelerle artırıldı..

“İstanbul Sözleşmesi” diye ter ter tepinenler..

Meral Akşener’inden Kemal Kılıçdaroğlu’na kadar..

Hatta Ahmet Davutoğlu’na, Ali Babacan’a kadar..

Bir tanesi bugüne kadar çıkıp da İstanbul Sözleşmesi’nin kadına şiddet noktasında neyi engellediğini, kaldırılması ile şiddetin hangisinin serbest kaldığını açıklayamadılar..

Ama Danıştay’da açılan davalar devam ediyor..

Maalesef ki maalesef, şovmenler Danıştay’daki duruşma hakkını da şova dönüştürerek, kamuoyunu yanıltan tiyatrolarını mahkeme nezdinde sürdürüyorlar..

Geçtiğimiz haftalarda kendisini “Hacı” diye tanıtan Meral Akşener’in de, eşcinselliği meşru gösteren İstanbul Sözleşmesi’nin tekrar yürürlüğe girmesi amacıyla davacı olduğu dosyanın duruşması yapılmıştı..

Dün de, aynı taleple açılmış başka dosyaların duruşması yapıldı..

Ama ne duruşma!

Mahkeme heyeti oturmuş..

Dava ile uzaktan yakından ilgisi olmayan tiyatrovari konuşmaları büyük bir sabırla dinliyor..

Mahkemelerde duruşmaların görüntülerinin alınması yasak ama..

Benim için önemli değil.. 

Alsınlar..

Ama halkı aldatacak şekilde, İstanbul Sözleşmesi’nden geri çekilmemizin sebebi; “eşcinselliği meşrulaştırması” değil de, “kadına şiddeti önlemesi” imiş gibi sahtekarlık yapılmasın.

O kadar mantıksız, o kadar seviyesiz konuşmalar yapılıyor ki..

“Danıştay’ın başka işi yok mu” diye, şaşıp kalıyorum..

Üyelerin nezaketlerinden olsa gerek, konuşmaları dinliyorlar ama..

O konuşmaların boşluğunu, saçmalığını, mantıksızlığını, sözleşme ile uzaktan yakından ilgisi olmadığını üyeler biliyorlar ama..

Ya o konuşmalar sosyal medyada yayılırken verilen izlenim?

Medyada haberleştirilirken oluşturulan hava?

Danıştay’ın vereceği kararı etkilemek için yapılan algılar?

Onları ne yapacağız?

HDP’nin eşbaşkanı orada..

Ama sorsanız o kadına, “Diyarbakır Anneleri’nin uğradığı şiddet için ne diyorsunuz?” diye..

“Diyarbakır annelerini devlet organize ediyor” der, şiddetin en kötüsünü inkar eder, terör örgütünün avukatlığına soyunur..

Ama dünkü Danıştay duruşmasında, davacıların içinde yer alır, “Kadına şiddetin önlenmesi için, İstanbul Sözleşmesi lazım” der..

“Ceza Kanunu yürürlükte.. Diğer kanunların tamamı yürürlükte. Bir de fazladan daha bu ay bir kanun daha çıktı” deseniz..

O kendisine ezberletileni söyler: “İstanbul Sözleşmesi’ne dönmemiz lazım.”

Çünkü onunla Türk aile yapısını bozacaklar..

Toplumun ahlakını dejenere edecekler..

Marksist düzeni kurmak için, önce toplumun ahlakını bozacaklar..

Bir yandan, otobüslerde bile “Kızlar özgürsünüz, soyunun, uçun” diyecekler..

Diğer taraftan yine kendi kafalarından sapkınların, o kızların teşhircilik yaptıkları bacaklarının, göğüs dekoltelerinin fotoğraflarını çekmesi üzerinden kavga çıkartacaklar..

HDP’si orda.. 

İyi Parti’si orda..

CHP’si orda..

Nasıl bir ittifak ama?

Ve dünkü duruşmada, “İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmamız iptal edilsin” diyen avukatlardan bir tanesinin yaptığı şova bakın..

Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği Başkanı imiş, elinde mikrofonla duruşmada, bugüne kadar görülmemiş bir şovu organize ediyor..

Bilmiyorsa, hatırlatalım, kendisine.. İstanbul Sözleşmesi’nden geri çıkılırken, Cumhurbaşkanı ne dedi?

“Kadına şiddeti önleme ile ilgili adımları attık. Daha fazlasını atma konusunda kararlıyız”.

Peki sözleşmeden niye çıkıldı?

“Eşcinselliği meşrulaştırdığı” için..

Peki duruşmada şov peşinde koşan o avukat ne diyor?

“Bugünkü duruşmaya öldürülen kadınların aileleri geldi. Görmeniz, anlamanız için bugün buraya öldürülen 20 kadının ailesi ile geldik” diye söze başlıyor..

 “İzmir’de kızı Gizem Filiz öldürülen anne Bahriye Filiz bugün burada. Öldürülen Remziye Tüysüz’ün kardeşi Mutlu burada. Öldürülen Fatma Hülya Yıldız, kocasından kaçtı, çocukları ile yaşıyordu. Ama kocası koruma kararına rağmen evi bastı, Fatma’yı öldürdü. Abisi Ekrem Bey burada. Bu aileler ve bizim için o kadınlar önce insandı” diyor..

Merak ediyorum..

Gizem Filiz ne zaman öldürülmüş?

2020 yılında..

İstanbul Sözleşmesi yürürlükte iken..

Eee? Sizin derdiniz ne?

Sözleşme yürürlükte iken öldürülen bir kadının yakınını getirip, “Sözleşme yürürlükte olmazsa, bakın kadınlar böyle öldürülür” diye, niye algı oluşturuyorsunuz?

Nasıl bir algı operasyonu bu? Nasıl bir tiyatro.. Nasıl bir şov?

Kaldı ki.. O cinayetleri savunan mı var?

“Bu cinayetler, cezasız kalsın” diyen mi var?

Sözleşme yürürlükte olsa da, olmasa da..

Kanunlar cinayetleri cezalandırmıyor mu?..

Failler yakalanmıyor mu, cezaevine konulmuyor mu?..

Siz ne istiyorsunuz?

PKK’nın kaçırdığı kız çocuklarının hakkını aramayan, arattırmayan HDP ile birlikte, “Sözleşme geri gelsin” derken, gerçek amacınız ne?

Bugün artık üniversitelerin hemen hepsinde “Homoseksüellik bir hastalık mıdır” diye soruların sorulup, “Hastalıktır” cevabını verenlerin sınıfta bırakıldığı, eşcinselliğin meşrulaştırıldığı zeminin, sözleşme dayanağına kazandırılmasını mı amaçlıyorsunuz?

Danıştay Başkanı, bu tiyatroya, artık bir son verdirsin..

“Bırakalım konuşsunlar” diyerek, aklımızla alay eden şovların Danıştay üyeleri nezdinde tekrar tekrar sahnelenmesine fırsat vermesin..

Ha, “Bu bir haktır” diyorsanız..

O zaman Danıştay savcısı“görev”e davet etsin..

Sorsun savcı, bu şovmenlere: “İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılması ile, kadına şiddetin cezalandırılmasında hangi hukuki değişiklikler olmuştur? Hangi eksiklikler yaşanmıştır? Yürürlükte olduğu tarihlerde önlenen hangi şiddet, sözleşme iptalinden sonra serbest olmuştur? Hangi somut konuda geriye gidilmiştir?”

Bakalım PKK sempatizanı HDP’li davacılar ne cevap verecek?  

Bakalım PKK düşmanı gibi görünen İP’li davacılar ne diyecek? 

İkisini birden idare eden CHP’li davacılar ne diyecek?

 

Yorumlar

(45)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

sahi

9 Haziran 2022 10:22

Diyarbakır anneleri orda dururken kimse sormuyor mu? Bu hdp' ye... önce o annelerin gözyaşı dinmesi için çocukları daha kaldırmaktan vazgeçin denmiyor mu?...Hdp kadın cinayetini katmerli işliyor...kız çocukları dağlarda fare deliğinde yaşar gibi hayat sürerken... Meral beştaş gibilerin görevi devletine çemkirmek... dağdakileri devletine çemkirtmek.... onların mahkemede şov yapmasına izin vermek hataların en büyüğüdür...siz bıraktıkça konuşuyorlar...öyle ki susmayı unutuyorlar...

Yuh....

8 Haziran 2022 22:52

Dolar 17.12 senin derdin ne......azıcık millet için yaz....

ersan

8 Haziran 2022 21:53

sana mi soracak lardi ali dayi

İhsan y

8 Haziran 2022 20:39

Mazot:28 tl Benzin:27 tl Ekmek:5 tl Enflasyon:/ 180 Diz çöktüremeyeceksiniz Ezan susmaz bayrak inmez TEK SORUMLU GEZİ

yorumcu

8 Haziran 2022 20:35

Mustafa Bey Kardeşim, Mağazalara bak gez dolaş hep o tarz kıyafet mevcut. Gençler özenti tesettürlü ahlaklı arkadaşlar edindirelim çocuklara, bu GÖRGÜ meselesidir 

samimi

8 Haziran 2022 20:04

Bütün bunların Bülent Ersoy'un yemeğe davet edilmesiyle alakası var mı?...hem niye o kubara kubara oturdu ?...adam oturdu cumhurbaşkanı dahil herkes çevresinde ayaktaydı...bu bir mesaj değil miydi?... 

sahi

8 Haziran 2022 19:46

Diyarbakır Anneleri’nin uğradığı şiddet için ne diyorsunuz?” diye sorduğunuz..o annelere psikolojik şiddeti ve o zulmü uygulayan kendileri... niye kabul etsinler...onu kabul etmesi suçunu itiraf anlamına gelir...

Aliiiii

8 Haziran 2022 19:15

Ülkemi bu duruma getirenler.... bunca zamandır koltuk değişikliği yaptıklarin....boyle ülke yönetilmez.. 

Haktan yana

8 Haziran 2022 18:59

Oy verdiğim için Allahtan affu mağfiret diliyorum ğafurur Rahim olan rabbim bini bağışlasın.amin

Baran

8 Haziran 2022 18:37

Hacı,çürük,sürtük lafları Türk aile yapısına uygunmu?Birde bu konuda yorum yapsana

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle